İletişim Problemleri Bağlamında Defansif (Savunmacı) İletişim

İletişim problemleri, bireylerin yalnızca kendilerini ifade edememelerinden değil, aynı zamanda gelen geri bildirimleri nasıl algıladıklarından da kaynaklanmaktadır. Bu bağlamda defansif (savunmacı) iletişim, bireyin karşısındaki kişinin sözlerini tehdit olarak algılayarak kendini sürekli koruma ihtiyacı hissetmesiyle ortaya çıkan bir iletişim örüntüsüdür. Defansif iletişim, ilişkilerde yapıcı diyalogların kurulmasını zorlaştıran önemli bir iletişim problemidir.
Defansif iletişim sergileyen bireyler, karşı tarafın ifadelerini eleştiri ya da suçlama olarak algılama eğilimindedir. Bu durum, konuşmanın içeriğinden bağımsız olarak savunmaya geçme, konuyu saptırma ya da karşı saldırıya geçme davranışlarıyla kendini gösterebilir. “Ben zaten hep böyleyim”, “Asıl sen öyle yapıyorsun” gibi ifadeler, savunmacı iletişimin yaygın örnekleri arasında yer almaktadır.
Bu iletişim biçiminin temelinde çoğu zaman düşük benlik algısı, reddedilme hassasiyeti ve geçmiş ilişki deneyimleri yer almaktadır. Birey, eleştirilmenin kendisini değersizleştireceğine inanıyorsa, en küçük geri bildirimi bile tehdit olarak algılayabilir. Bu algı, bireyin kendini korumak amacıyla iletişimde katı ve tepkisel bir tutum geliştirmesine neden olur.
Araştırmalar, savunmacı iletişimin ilişkilerde empatiyi azalttığını ve karşılıklı anlaşılmayı zorlaştırdığını göstermektedir. Sürekli savunma halinde olmak, bireyin karşı tarafı gerçekten dinlemesini engeller ve iletişimi bir güç mücadelesine dönüştürebilir. Bu durum zamanla taraflar arasında güven kaybına ve duygusal kopukluğa yol açabilmektedir.
Psikolojik danışma sürecinde defansif iletişimin ele alınması, danışanın eleştiri algısı ve benlik algısının değerlendirilmesi açısından önemli bir alan sunar. Danışma sürecinde bireyin geri bildirimleri ayırt edebilmesi, tehdit algısını azaltması ve duygusal tepkilerini düzenleyebilmesi desteklenir. Empatik dinleme ve açık iletişim becerilerinin geliştirilmesi, savunmacı iletişimin azalmasına katkı sağlayabilir.
Sonuç olarak defansif iletişim, bireyin kendini koruma amacıyla geliştirdiği bir iletişim biçimi olsa da uzun vadede ilişkisel bağları zayıflatan bir faktör haline gelebilmektedir. Bu nedenle savunmacı tutumların fark edilmesi ve yerine daha esnek iletişim yollarının geliştirilmesi, sağlıklı ilişkilerin sürdürülmesi açısından önemli görülmektedir.
Kaynakça
Gibb, J. R. (1961). Defensive communication. Journal of Communication, 11(3), 141–148.
Rogers, C. R. (1961). On Becoming a Person. Boston: Houghton Mifflin.
American Psychological Association. (2020). APA Dictionary of Psychology. Washington, DC: APA.

