Doktorsitesi.com

PARKİNSON VE SEBEBİ

Op. Dr. S. Serhat Duruhan
Op. Dr. S. Serhat Duruhan
26 Aralık 2017175 görüntülenme
Randevu Al
PARKİNSON VE SEBEBİ
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Parkinson Hastalığı: Tanımı ve Tarihçesi

Parkinson hastalığı, ilk kez 1817 yılında Dr. James Parkinson tarafından tanımlanmış nörolojik bir rahatsızlıktır. Dr. Parkinson; hastalarında gözlemlediği ellerde titreme, kaslarda kasılma, yürüme bozuklukları ve yüz mimiklerindeki donukluk gibi semptomları bir araya getirerek bu klinik tabloyu literatüre kazandırmıştır. Günümüzde bu hastalık, tıp dünyasında kurucusunun adıyla anılmaktadır.

Parkinson Hastalığının Sebebi ve Temel Belirtileri

Hastalığın temel nedeni, beyinde üretilen dopamin adlı nörotransmitter maddenin yetersiz salgılanmasıdır. Bir dopamin eksikliği hastalığı olan Parkinson; bu maddenin azalmasına bağlı olarak vücutta titreme, kaslarda tutukluk, ağırlık hissi ve hareketlerde belirgin yavaşlama ile kendini gösterir.

Parkinson hastalığının en tipik ve ayırt edici belirtisi, genellikle istirahat halindeyken ortaya çıkan ve "para sayar tarzda" olarak adlandırılan titremedir. Bu titreme şikayeti, çoğunlukla vücudun tek bir tarafında ön plana çıkarak başlar ve zamanla yayılım gösterebilir.

Parkinson Hastalığı Kimlerde Görülür?

Parkinson hastalığı belirli yaş gruplarında ve cinsiyetlerde daha sık izlenmektedir. Hastalığın demografik verileri şu şekildedir:

  • Cinsiyet: Genellikle 50 yaş üzerindeki erkeklerde daha sık görülür.
  • Genel Prevalans: Toplum genelinde binde 3 oranında rastlanmaktadır.
  • Yaş Faktörü: 65 yaş ve üzerindeki her 300 kişiden birinde Parkinson teşhisi mevcuttur.

Parkinson Tedavisinde Klasik ve Tamamlayıcı Yaklaşımlar

Parkinson tedavisinde temel strateji, beyinde üretimi azalan dopamin maddesinin yerine konmasıdır. Klasik tıp yöntemlerinde bu eksiklik, çeşitli ilaç tedavileriyle giderilmeye çalışılır. Ancak birçok vakada, klasik ilaç kullanımına rağmen semptomların ilerlemesi durdurulamayabilir.

Bu noktada, modern tıbbi uygulamalara ek olarak tamamlayıcı tıp tedavileri devreye girmektedir. Klasik ilaç tedavisi devam ederken uygulanan destekleyici yöntemler, hastalık belirtilerinde öngörülemeyen düzeyde iyileşmeler sağlayabilmektedir. Kliniğimizde, iki baston ve refakatçi yardımıyla yürüyebilen hastaların, 6 haftalık tedavi süreci sonunda bastonsuz yürümeye başladığı gözlemlenmiştir.

Kullanılan Tamamlayıcı Tıp Yöntemleri

Parkinson semptomlarını yönetmek ve yaşam kalitesini artırmak amacıyla aşağıdaki yöntemler stratejik olarak uygulanmaktadır:

  • Tıbbi Sülük Tedavisi
  • Medikal Ozon Tedavisi
  • Manyetik Alan Tedavisi
  • Kök Hücre Tedavisi
  • Hacamat (Kupa Tedavisi)

Tedavi Protokolü ve Uygulama Süreci

Standart tedavi programı, hastanın detaylı muayenesi yapıldıktan sonra kişiye özel olarak kesinleşmektedir. Genel protokol, haftada iki gün olmak üzere toplamda 5 hafta (10 seans) süren tıbbi sülük ve medikal ozon uygulamalarını kapsamaktadır. İhtiyaca göre bu sürece manyetik alan, hacamat ve kök hücre uygulamaları da dahil edilmektedir.

Şehir Dışından Gelen Hastalar İçin Yoğunlaştırılmış Program

Denizli dışından gelen hastalarımız için konaklama ve tedavi sürecini optimize eden özel bir yoğunlaştırılmış program sunmaktayız. Pazartesi günü başlayan bu programın detayları şöyledir:

UygulamaSeans SayısıKonaklama Süresi
Ozon ve Sülük Tedavisi5 Seans4 Gece
Manyetik Alan Tedavisi5 SeansDenizli İkamet
Hacamat (Kupa) Tedavisi1 SeansCuma Günü Bitiş
Kök Hücre Uygulaması1 Seans-

Bu yoğunlaştırılmış süreç sonunda hastalarımız, gerekli tüm tamamlayıcı tıp uygulamalarını tamamlamış olarak evlerine uğurlanmaktadır.

Etiketler

Parkinson tedavisiParkinson nedirParkinson

Yazar Hakkında

Op. Dr. S. Serhat Duruhan

Op. Dr. S. Serhat Duruhan

Opr. Dr. Serhat DURUHAN Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun olmuştur. Çukurova Tıp Fakültesi Beyin Cerrahisi Kliniğinde ihtisasını tamamlayan Serhat DURUHAN Denizli'de hastalarına kendi Özel Muayenehanesinde çalışmalarını sürdürmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.