Doktorsitesi.com

PANİK ATAKTA AKUPUNKTUR TEDAVİSİ

Dr. Ahmet Ersin Atay
Dr. Ahmet Ersin Atay
17 Ocak 2013833 görüntülenme
Randevu Al
  • Panik atak, aniden ortaya çıkan yoğun korku ve kaygı nöbetleri olup, bireylerde kalp krizi geçirme endişesi ve sürekli bir beklenti anksiyetesi yaratır.
  • Stres, travma ve çeşitli fiziksel rahatsızlıklar tarafından tetiklenebilen bu durum, modern şehir yaşamında ve ülkemizde her 100 kişiden 4'ünde görülmektedir.
  • Tedavide psikoterapi ve ilaçların yanı sıra, vücuttaki mutluluk hormonlarını artırarak denge sağlayan ve yan etkisi olmayan akupunktur yöntemi etkili bir alternatif sunar.
PANİK ATAKTA AKUPUNKTUR TEDAVİSİ
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Panik Atak Nedir? Yoğun Kaygı ve Korku Nöbetleri

Panik atak, beklenmedik bir anda ve herhangi bir mekanda aniden ortaya çıkabilen, yoğun kaygı ve korku nöbeti olarak tanımlanmaktadır. Bu ataklar sırasında hissedilen duygular o kadar şiddetlidir ki, birey o an kalp krizi geçirdiğini veya öleceğini düşünebilir. Bir kez bu durumu tecrübe eden kişiler, atağın tekrarlayacağı endişesiyle sürekli bir beklenti anksiyetesi içinde yaşarlar.

Atakların sıklığı kişiden kişiye farklılık göstermektedir. Bazı hastalarda bu nöbetler günde birkaç kez tekrarlanabilirken, bazılarında ise yılda sadece birkaç kez görülebilir. Bu belirsizlik, hastanın yaşam kalitesini doğrudan etkileyen önemli bir unsurdur.

Panik Atağın Nedenleri ve Görülme Sıklığı

Panik atağın altında yatan temel nedenler tıp dünyasında henüz tam olarak saptanamamıştır. Ancak etyoloji yani neden bilim açısından bakıldığında, birçok farklı durum bu tabloyu tetikleyebilmektedir. Panik ataklar çeşitli psikolojik bozuklukların bir parçası olabileceği gibi, aşağıdaki faktörlere bağlı olarak da gelişebilir:

  • Yoğun stres altında kalmak,
  • Travmatik bir olay yaşamak,
  • Tiroid bezinin aşırı çalışması,
  • Kan şekeri düşüklükleri ve kansızlık (anemi).

Modern yaşamın bir getirisi olarak kabul edilen bu hastalık, kentlerde yaşayanlarda kırsal kesime oranla çok daha sık görülmektedir. İstatistiklere göre ülkemizde her 100 kişiden 4'ü panik atak hastasıdır.

Panik Atak Tedavisinde Modern Yaklaşımlar ve Akupunktur

Panik atak tedavisi, uzun süreli bir süreç olup dikkatli bir takip gerektirir. Tedavi edilmeyen ciddi vakalarda birey sosyal hayattan koparak evden çıkamaz hale gelebilir. Batı tıbbı bu süreçte psikoterapi ve merkezi sinir sistemine etki eden ilaç tedavilerini kullanmaktadır. Ancak bu ilaçlar beraberinde çeşitli yan etkiler getirebilmektedir.

Akupunkturun Tedavi Edici Etkileri

Akupunktur tedavisi, vücutta bozulmuş olan dengeyi doğal yollarla yeniden düzenlemeyi hedefler. Panik atak hastalarında korku, kuşku ve endişe nedeniyle sarsılan psikolojik dengeyi restore eder. Akupunkturun vücut üzerindeki temel etkileri şunlardır:

  • Vücudun mutluluk ve haz sistemi olan endorfin ve serotonin seviyelerini artırır.
  • Stresle baş etmeyi sağlayan kortizol salınımını düzenler.
  • Beyindeki özel bölgeleri uyararak, herhangi bir yan etki oluşturmadan ilaç tedavisine benzer sonuçlar sağlar.

Akupunktur Tedavi Protokolü ve Seans Takvimi

Panik atak tedavisinde akupunktur uygulaması belirli bir disiplin ve takvim dahilinde gerçekleştirilir. Tedavinin kalıcı olması ve hastalığın tekrarlamaması için aşağıdaki seans planı uygulanmaktadır:

Tedavi AşamasıSeans Sıklığı
Başlangıç Aşamasıİlk 10 seans (Her gün veya gün aşırı)
Ara Dönem10 seans sonunda 7-10 gün ara
Gelişim DönemiTakip eden 3 hafta boyunca haftada 2 kez
Koruma DönemiTakip eden 6 ay boyunca ayda 1 kez
İdame DönemiYılda 1 veya 2 hatırlatma seansı

Yazar Hakkında

Dr. Ahmet Ersin Atay

Dr. Ahmet Ersin Atay

Dr. Ahmet Ersin ATAY, 1969 yılında Gaziantep’te doğmuştur. Lisans öncesi eğitimlerini Gaziantep’te bitirdikten sonra 1987 yılında Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tıp eğitimine başlamıştır. 1993 yılında eğitimini tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.