Doktorsitesi.com

Panik Atak Nedenleri ve Tedavisi

Psk. Psikofit Psikoterapi Merkezi
Psk. Psikofit Psikoterapi Merkezi
18 Eylül 2018105 görüntülenme
Randevu Al
  • Panik atak, yoğun ölüm korkusu ve kontrol kaybı hissiyle birlikte çarpıntı, nefes darlığı gibi fiziksel belirtilerin görüldüğü ani nöbetlerdir.
  • Bu durumun nedenleri arasında beyindeki kimyasal dengesizliklerin yanı sıra biyolojik faktörler, sağlık sorunları ve çeşitli çevresel tetikleyiciler yer almaktadır.
  • Panik bozukluk, uzman kontrolünde yürütülen ilaç tedavisi ve psikoterapi yöntemleriyle başarılı bir şekilde tedavi edilebilen bir durumdur.
Panik Atak Nedenleri ve Tedavisi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Panik Atak Nedir?

Panik atak, endişe ve kaygı gibi yoğun sıkıntı duygularının fiziksel belirtilerle birleştiği, beraberinde ölüm korkusu veya kalp krizi geçirme endişesi gibi yoğun duygulanımların yaşandığı nöbetlerdir. Bu süreçte birey, kontrolünü yitirdiği hissine kapılarak ciddi bir panik hali içerisine girer.

Atak sırasında kişi; aklını kaybetme, ölme ya da kalp krizi geçirme hissine kapılabilir. Yaşanan bu yoğun duygusal süreç, nöbet sonrasında kişiyi fiziksel ve zihinsel olarak oldukça halsiz ve yorgun bırakır. Genellikle yalnız kalmak istemeyen hastalar, atak anında yoğun bir panikle tıbbi yardım arayışına girerek doktora başvurur. Belirtiler genellikle 10 dakika ile bir saat arasında değişen bir süre zarfında doruk noktasına ulaşır ve ardından kademeli olarak kaybolur.

Panik Bozukluğun Belirtileri Nelerdir?

Panik bozukluk, vücutta aniden ortaya çıkan ve kişiyi dehşete düşüren bir dizi fiziksel semptomla kendini gösterir. Aşağıdaki belirtilerden bir veya birkaçına sahipseniz, bir uzmana danışmanız ve panik bozukluk tedavisi süreçlerini değerlendirmeniz önerilir:

  • Çarpıntı ve kalp atışlarında hızlanma,
  • Terleme ve titreme,
  • Göğüste ağrı veya sıkışma hissi,
  • Bulantı ya da karın ağrısı,
  • Baş dönmesi ve denge kaybı,
  • Nefes alamama veya nefes darlığı çekme.

Panik Bozukluğun Nedenleri ve Tetikleyicileri

Panik bozukluğun nedenleri çoğu zaman net bir sebebe bağlanamasa da, beyindeki kimyasal maddelerin dengesizliği veya beynin belirli bölgelerinin fonksiyonel değişimleri sonucu ortaya çıktığı düşünülmektedir. Kişisel deneyimlerdeki diğer hastalıklar veya stresli bir yaşam tek başına yeterli olmayabilir; ancak çeşitli biyolojik ve çevresel faktörler bu durumu tetikleyebilir.

Panik Atağı Tetikleyen Faktörler

Panik atağın ortaya çıkmasında etkili olabilecek diğer unsurlar şu şekilde sıralanabilir:

KategoriOlası Nedenler ve Tetikleyiciler
Sağlık Sorunlarıİşitme ve görme zorlukları, sara hastalığı (epilepsi), akciğer ve kalp hastalıkları.
Beslenme ve AlışkanlıklarZayıf ve düzensiz beslenme, vitamin eksikliği, aşırı kafein tüketimi.
Biyolojik FaktörlerTiroid bezi sorunları, fazla adrenalin salgılanması, kan şekeri düşmesi, kansızlık veya beyin tümörü.
İlaç ve Madde KullanımıAmfetamin, kortizon ve astım ilaçları; ilaçların yan etkileri; uyarıcı madde kullanımı veya kullanımın aniden kesilmesi.
Psikolojik ve ÇevreselDepresyon, sinirsel bozukluklar, kapalı veya kalabalık alanlarda bulunma.

Panik Bozukluk Tedavisi Mümkün müdür?

Evet, panik bozukluk tedavisi mümkün olan psikolojik bir durumdur. Tedavi süreci genellikle bir psikiyatrist kontrolünde yürütülen antidepresan kullanımı ile desteklenir. İlaç tedavisine ek olarak veya tek başına uygulanan psikoterapi yöntemleri, hastalığın yönetiminde oldukça etkili sonuçlar vermektedir.

Bu durumdan kalıcı olarak kurtulmak ve yaşam kalitesini artırmak için alanında uzman bir psikologdan profesyonel destek alarak panik atakların üstesinden gelmek mümkündür.

Etiketler

Psikolojik destekPanik bozukluk nedirPanik atak nedirPanik atak nöbetiPanik bozukluk neden olurPanik atak kimlerde görülürPanik atak tedavisiPanik bozukluk nedenleriPanik atak nedenleriPanik atak türleriPanik atak etkileriPanik atak hastalığıPanik bozukluk tedavisiPanik bozukluk tedavi süresiPsikologPsikolojik değerlendirmePsikolojik tedaviPsikoterapi süreciPanikPanik nöbetiPsikoterapilerPsikolog mu psikiyatrist mimersin en iyi psikologmersin psikolog

Yazar Hakkında

Psk. Psikofit Psikoterapi Merkezi

Psk. Psikofit Psikoterapi Merkezi

Psk. Pınar ŞİMŞEK, Ege Üniversitesi psikoloji bölümünde upp-int. hazırlık eğitiminin devamında 4 yıllık lisans programını tamamlayarak onur derecesiyle mezun olmuştur.

Eğitim süresince İzmir Alzheimer derneğiyle ortak çalışmalar yürüterek Alzheimer hastaları ve yakınlarının psikolojik destek programında aktif görev almıştır.

Ege Üniversitesi Hastanesi Ruh ve Sinir Hastalıkları Ana Bilimdalında madde bağımlılığı servisinde bulunduğu staj dönemi boyunca grup terapilerine katılım ve test değerlendirme aktivitelerinde destekleme programında görev almıştır.

Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde şizofreni, kişilik bozuklukları vakalarıyla ilgili anket, raporlama çalışmaları yaparak stajını tamamlamıştır. Canlı ve kadavra organ bağışı konusunda üniversite öğrencilerinin tutumuna yönelik derleme çalışması bulunmaktadır.

Çeşitli anaokulları ve rehabilitasyonlarda edindiği çalışma hayatında çocuklara yönelik gelişim envanterleri uygulamaları, Otizmli, down sendromlu çocuklarda gelişimsel davranışlar konulu seminerler düzenleyerek ebeveyn destek projeleri oluşturmuştur. Çeşitli gazetelerde psikoloji başlıklı yazılar yazmakta, radyo programlarında bir çok konuyla ilgili canlı veya yayından katılım sağlayarak güncel psikoloji konularında söyleşiler yapmaktadır.

Üye olduğu derneklerde ve özel okullarda seminerler düzenleyerek gelişimsel ve psikolojik destek şemalı uygulamalar yapmaktadır.

Minnesota çok yönlü kişilik envanteri(MMPI) ve WISC-R uygulayıcı sertifikası eğitimi Bilişsel Davranışçı Terapileri uygulamaları beraberinde çocuklara yönelik zeka testi ve yetişkinlere yönelik MMPI envanteri uygulaması yapmaktadır. Psikofit Beslenme Diyet ve Psikoterapi Merkezinde Psikolog Pınar Şimşek; yetişkin psikoterapisi uzmanlık alanlarında çalışmalarına devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.