Doktorsitesi.com

Öyleyse, Ruhsal Bozukluk Nedir?

Psk. Mehmet Efeoğlu
Psk. Mehmet Efeoğlu
23 Mayıs 2019201 görüntülenme
Randevu Al
Öyleyse, Ruhsal Bozukluk Nedir?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Ruhsal Bozuklukların Tanımlanmasında Kullanılan Temel Sistemler

Ruhsal bozuklukların bilimsel bir temelde tanımlanması ve sınıflandırılması için dünya genelinde kabul görmüş iki ana sistem referans alınmaktadır. Bunlardan ilki, Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından yayınlanan ve küresel ölçekte geçerliliği olan Mental Bozuklukların Tanısal ve İstatiksel El Kitabı (DSM-V)'dir. Diğeri ise Dünya Sağlık Örgütü tarafından hazırlanan Hastalıkların ve Sağlık Sorunlarının Uluslararası Sınıflama Sistemi (ICD-10) olarak bilinmektedir. Klinik değerlendirmelerde ve tanı süreçlerinde ağırlıklı olarak DSM-V sınıflandırması temel alınmaktadır.

DSM-V'e Göre Ruhsal Bozukluk Tanısı İçin 4 Ana Kriter

Bir durumun ruhsal bozukluk olarak nitelendirilebilmesi için bireyin belirli standartlar çerçevesinde sorunlar yaşaması gerekmektedir. DSM-V standartlarına göre, bir bozukluktan söz edebilmek için aşağıda yer alan dört temel problemin varlığı incelenir:

  • Kişisel Sıkıntı
  • Toplumsal Normlardan Sapma
  • Yeti Kaybı
  • İşlev Bozukluğu

1. Kişisel Sıkıntı

Bireyin yaşadığı duygusal süreçler, düşünce yapısı ve sergilediği davranışlar kendisi üzerinde aşırı bir huzursuzluk ve sıkıntı yaratıyorsa, bu durum bozukluk olarak sınıflandırılabilir. Burada belirleyici olan, kişinin kendi iç dünyasında hissettiği subjektif rahatsızlık düzeyidir.

2. Toplumsal Normlardan Sapma

Sosyal normlar; davranışların iyi-kötü, doğru-yanlış veya kabul edilebilir-edilemez gibi ölçeklerde nerede durduğuna dair toplumun kullandığı yaygın standartlardır. Bu bilinçli ve sezgisel normlardan belirgin şekilde sapan davranışlar, ruhsal bozuklukların bir göstergesi olarak değerlendirilebilir.

3. Yeti Kaybı

Yeti kaybı, bireyin hayatındaki kritik alanlarda meydana gelen fonksiyonel gerilemeleri ifade eder. Özellikle mesleki, sosyal ve ailevi alanlarda yaşanan bozulmalar, bozukluğun bütünü ve şiddeti hakkında uzmanlara hayati bilgiler sunmaktadır.

4. İşlev Bozukluğu

Davranışsal, psikolojik ve biyolojik işlevler birbiriyle sürekli etkileşim halindedir; beyin davranışı, davranış ise beyni doğrudan etkiler. Bu mekanizmaların işleyişinde meydana gelen aksaklıklar, bireyin toplumsal yaşam alanındaki işlevselliğini yitirmesine yol açtığı takdirde tanı için en önemli kriterlerden biri haline gelir.

KriterAçıklama
Kişisel SıkıntıBireyin kendi davranış ve duygularından aşırı rahatsızlık duyması.
Toplumsal SapmaDavranışların genel kabul görmüş sosyal standartların dışına çıkması.
Yeti KaybıMesleki, sosyal ve ailevi rollerde meydana gelen bozulmalar.
İşlev BozukluğuBiyolojik ve psikolojik mekanizmaların işlevselliğini yitirmesi.

Etiketler

PsikolojikPsikolojik destekPsikoterapiPsikolojik belirtilerPsikoterapi nedirPsikoterapinin çeşitleriPsikoterapi süreciPsikoterapi türleriPsikoterapiler

Yazar Hakkında

Psk. Mehmet Efeoğlu

Psk. Mehmet Efeoğlu

Mehmet Efeoğlu, lisans eğitimini Boğaziçi Üniversitesi, Yüksek Lisans eğitimini ise Beykent Üniversitesi Klinik Psikoloji bölümünde, hastane deneyimini de Fransız Lape Hastanesi'nde başarıyla tamamlamıştır. Mehmet Efeoğlu’nun kurucusu olduğu Homopsychologicus Profesyonel Danışmanlık merkezi zamanla bir dönüşüm geçirerek büyümüş ve bir akademi haline gelmiştir. Bu sebeple, artık “Mehmet Efeoğlu Akademi” olarak anılmaktadır. İnternette yapılan araştırmalarda Homopsychologicus olarak görülen süreç artık Mehmet Efeoğlu Akademi’ye evrilmiştir. Bu kurumun vizyonu öncelikle Homopsychologicus kavramına dayanır. Homopsychologicus; Homosapiens ya da Homoeconomicus gibi insanın duygu, düşünce ve davranış ekseninde eğilimlerini ve sınırlarını belirlemek için ortaya atılmış bir kavramdır. Homosapiens kavramı düşünebilmeye vurgu yaparak düşünen insan anlamına gelirken Homoeconomicus ise insan davranışlarını belirleyen temel faktörün ekonomik çıkarlar olduğunu öne sürer. Homopsychologicus kavramı ise bu noktada insanların davranışlarının, duygularının ve düşüncelerinin varoluş temelinde psikolojinin ağırlıklı etkisi olduğunu öne sürer. Homopsychologicus'a göre temel belirleyici faktör insanların psikolojileri ve onların diğer dinamiklerle ilişkisidir. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.