Öyleyse, Ruhsal Bozukluk Nedir?

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Ruhsal Bozuklukların Tanımlanmasında Kullanılan Temel Sistemler
Ruhsal bozuklukların bilimsel bir temelde tanımlanması ve sınıflandırılması için dünya genelinde kabul görmüş iki ana sistem referans alınmaktadır. Bunlardan ilki, Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından yayınlanan ve küresel ölçekte geçerliliği olan Mental Bozuklukların Tanısal ve İstatiksel El Kitabı (DSM-V)'dir. Diğeri ise Dünya Sağlık Örgütü tarafından hazırlanan Hastalıkların ve Sağlık Sorunlarının Uluslararası Sınıflama Sistemi (ICD-10) olarak bilinmektedir. Klinik değerlendirmelerde ve tanı süreçlerinde ağırlıklı olarak DSM-V sınıflandırması temel alınmaktadır.
DSM-V'e Göre Ruhsal Bozukluk Tanısı İçin 4 Ana Kriter
Bir durumun ruhsal bozukluk olarak nitelendirilebilmesi için bireyin belirli standartlar çerçevesinde sorunlar yaşaması gerekmektedir. DSM-V standartlarına göre, bir bozukluktan söz edebilmek için aşağıda yer alan dört temel problemin varlığı incelenir:
- Kişisel Sıkıntı
- Toplumsal Normlardan Sapma
- Yeti Kaybı
- İşlev Bozukluğu
1. Kişisel Sıkıntı
Bireyin yaşadığı duygusal süreçler, düşünce yapısı ve sergilediği davranışlar kendisi üzerinde aşırı bir huzursuzluk ve sıkıntı yaratıyorsa, bu durum bozukluk olarak sınıflandırılabilir. Burada belirleyici olan, kişinin kendi iç dünyasında hissettiği subjektif rahatsızlık düzeyidir.
2. Toplumsal Normlardan Sapma
Sosyal normlar; davranışların iyi-kötü, doğru-yanlış veya kabul edilebilir-edilemez gibi ölçeklerde nerede durduğuna dair toplumun kullandığı yaygın standartlardır. Bu bilinçli ve sezgisel normlardan belirgin şekilde sapan davranışlar, ruhsal bozuklukların bir göstergesi olarak değerlendirilebilir.
3. Yeti Kaybı
Yeti kaybı, bireyin hayatındaki kritik alanlarda meydana gelen fonksiyonel gerilemeleri ifade eder. Özellikle mesleki, sosyal ve ailevi alanlarda yaşanan bozulmalar, bozukluğun bütünü ve şiddeti hakkında uzmanlara hayati bilgiler sunmaktadır.
4. İşlev Bozukluğu
Davranışsal, psikolojik ve biyolojik işlevler birbiriyle sürekli etkileşim halindedir; beyin davranışı, davranış ise beyni doğrudan etkiler. Bu mekanizmaların işleyişinde meydana gelen aksaklıklar, bireyin toplumsal yaşam alanındaki işlevselliğini yitirmesine yol açtığı takdirde tanı için en önemli kriterlerden biri haline gelir.
| Kriter | Açıklama |
|---|---|
| Kişisel Sıkıntı | Bireyin kendi davranış ve duygularından aşırı rahatsızlık duyması. |
| Toplumsal Sapma | Davranışların genel kabul görmüş sosyal standartların dışına çıkması. |
| Yeti Kaybı | Mesleki, sosyal ve ailevi rollerde meydana gelen bozulmalar. |
| İşlev Bozukluğu | Biyolojik ve psikolojik mekanizmaların işlevselliğini yitirmesi. |



