Doktorsitesi.com

Osteoporoz (Kemik Erimesi) Hakkında merak edilen her şey

Prof. Dr. Fatih Şendağ
Prof. Dr. Fatih Şendağ
28 Ekim 2016314 görüntülenme
Randevu Al
Osteoporoz (Kemik Erimesi) Hakkında merak edilen her şey
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Osteoporoz Nedir? Kemik Yapısı ve Gelişim Süreci

Kemikler, yaşam boyu süren bir yapım ve yıkım döngüsü içerisindedir. Gençlik döneminde kemik oluşumu yıkımdan daha hızlıyken, yaş ilerledikçe bu denge değişir ve kemik kaybı baskın hale gelir. Bu durum, kemiklerin incelerek kırılganlaşmasına neden olan osteoporoz tablosunu ortaya çıkarır.

İnsan vücudunda iki tip kemik dokusu bulunur:

  • Sıkı Kemik: Kemiklerin dış yüzeyinde bulunan katı ve sert tabakadır.
  • Süngerimsi Kemik: Kemiğin iç kısmında yer alan, delikli ve gözenekli yapıdır.

Osteoporozun ilk belirtileri genellikle omurga, kalça ve bilek gibi süngerimsi kemik oranının yüksek olduğu bölgelerde gözlemlenir. 30 yaşına kadar kemik yoğunluğu artarken, 35 yaşından itibaren hem kadınlarda hem de erkeklerde bir miktar kemik kaybı yaşanması normal kabul edilir. Ancak kaybın aşırı olması kemik yapısını zayıflatır.

Osteoporoz Belirtileri ve Riskleri

Osteoporoz, genellikle ciddi miktarda kemik kaybı yaşanana kadar belirti vermeyen sinsi bir hastalıktır. Kemiklerin dış yüzeyi incelirken, iç kısımdaki süngerimsi dokunun delikleri büyür. Bu değişimler sonucunda şu semptomlar görülebilir:

  • Sırt ağrısı veya hassasiyet
  • Boy kısalması ve kamburluk
  • Omurganın ağırlıkla çökmesi sonucu oluşan kavislenme

İstatistiksel olarak 65 yaş üstü kadınların üçte birinde omurga çatlakları görülmektedir. Bu durum ağrıya, sakatlığa ve hatta felce yol açabilir. Ayrıca kalça çatlağı yaşayan hastaların bir kısmı, hareket kısıtlılığına bağlı komplikasyonlar nedeniyle kısa sürede yaşamını yitirebilmektedir.

Osteoporoz İçin Risk Faktörleri

Kadınların kemik yapısı erkeklere oranla daha ince olduğu için risk altındadırlar. Özellikle östrojen hormonu kemik kaybını önlemede kritik bir rol oynar. Menopozla birlikte östrojen seviyesinin düşmesi, kemik kaybını hızlandırır. Başlıca risk faktörleri şunlardır:

  • Menopoz ve yumurtalıkların alınması
  • Kalsiyum eksikliği ve yetersiz beslenme
  • Hareketsiz yaşam tarzı ve egzersiz yapmama
  • Beyaz veya Asyalı ırka mensup olmak
  • Minyon vücut yapısı ve yeme bozuklukları (anoreksiya, bulimia)
  • Ailede osteoporoz geçmişi
  • Alkol, sigara kullanımı ve bazı ilaçlar (steroidler, idrar söktürücüler vb.)

Korunma Yolları: Egzersiz ve Beslenme

Kaybedilen kemiği geri kazanmak zor olduğu için erken dönemde önlem almak hayati önem taşır. Kemik kütlesini artırmak ve mevcut yapıyı korumak için iki temel unsur öne çıkar: Egzersiz ve Kalsiyum alımı.

Egzersizin Kemik Sağlığına Etkisi

Düzenli egzersiz, kemiklerin kaslar gibi güçlenmesini sağlar. Aktif kadınların kemik yoğunluğu, egzersiz yapmayanlara göre daha yüksektir. Kemik kaybını yavaşlatmak için şu aktiviteler önerilir:

  • Hızlı yürüyüş ve tenis
  • Step aerobik ve ağırlık egzersizleri
  • Günlük düzenli yürüyüşler

Kalsiyum ve D Vitamini Gereksinimi

Kandaki kalsiyum seviyesi düştüğünde, vücut bu ihtiyacı kemiklerden karşılar ve bu da kemik kaybını artırır. Beslenme düzeninde şu noktalara dikkat edilmelidir:

Kaynak TürüÖnemli Besinler
Süt ÜrünleriKaymaksız süt, yoğurt
Bitkisel KaynaklarYapraklı yeşil sebzeler, fındık
Deniz ÜrünleriBalık ve diğer deniz mahsulleri

Önemli Not: Vücut bir seferde en fazla 750 mg kalsiyum emebilir. Günlük 1000 mg alınıyorsa, bu miktar iki doza bölünmelidir. Ayrıca kalsiyumun emilmesi için D vitamini şarttır. Günlük 15 dakika güneş ışığı veya doktor kontrolünde 5-10 mikrogram D vitamini takviyesi yeterlidir.

Tedavi ve Teşhis Yöntemleri

Osteoporoz yönetiminde erken teşhis için yıllık fiziksel muayeneler ve boy ölçümü önemlidir. Kemik yoğunluğu testleri, kayıp oranını belirlemede en etkili yöntemdir. Rutin X-ray cihazları ancak kayıp çok ileri seviyeye ulaştığında sonuç verebilir.

İlaç ve Hormon Tedavileri

  • Doğum Kontrol Hapları: Üreme döneminde östrojen içeren hapların kullanımı kemik kaybını yavaşlatabilir.
  • Hormon Replasman Tedavisi (HRT): Menopoz sonrası östrojen eksikliğini tamamlar. Genellikle rahim kanseri riskine karşı progestin ile birlikte verilir.
  • Kalsiyum Karbonat: Kemik kaybını önlemede en etkili takviye formlarından biridir.

Sonuç olarak; sağlıklı bir yaşlılık dönemi için yeterli kalsiyum alımı, düzenli egzersiz ve doktor kontrolünde uygulanan tedavilerle kemik sağlığınızı koruma altına almanız kritik bir öneme sahiptir.

Etiketler

Osteoporoz risk faktörleriOsteoporozdan korunmakOsteoporoz belirtileriOsteoporoz tanıOsteoporoz tedaviOsteoporoz durumunda tedavilerOsteoporoz ne demektir

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Fatih Şendağ

Prof. Dr. Fatih Şendağ

Prof.Dr. Fatih ŞENDAĞ, 1969 yılında Adana'da doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından,1986 yılında Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1992 yılında başarıyla tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde yapmış ve 1998 yılında Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olmuştur. 2004 yılında Doçent, 2011 yılında ise Profesör ünvanı almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.