Doktorsitesi.com

Doğum ve psikososyal boyut

Op. Dr. Ebru Alper
Op. Dr. Ebru Alper
3 Haziran 2015227 görüntülenme
Randevu Al
  • Doğum süreci, fiziksel şikayetlerin yanı sıra kadınlarda %24'e varan oranlarda Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) gibi ciddi psikolojik sonuçlar doğurabilmektedir.
  • Doğum travması sadece kadınları değil eşlerini de etkilemekte, ancak iletişim eksikliği nedeniyle cinsel sorunlar ve kaygı bozuklukları gibi şikayetler genellikle doktorlarla paylaşılmamaktadır.
  • Örselenme Sonrası Gerginlik Bozukluğu; travmayı yeniden yaşama, hatırlatıcılardan kaçınma ve sürekli tetikte olma belirtileriyle kendini gösterdiği için profesyonel psikiyatrik destek alınması kritiktir.
Doğum ve psikososyal boyut
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Doğum Sonrası Travma ve Psikolojik Etkileri

Rahat ve huzurlu bir doğum süreci, her anne adayının ve doğum doktorunun ortak temennisidir. Ancak doğum süreci, her zaman planlandığı gibi ilerlemeyebilir. Doğum, her ne kadar doğal ve beklenen bir süreç olsa da bazı durumlarda somatik travmaların tetiklediği ciddi psikolojik sonuçlar doğurabilmektedir.

Doğum sonrası süreçte yaşanan ağrı, cinsel fonksiyon bozuklukları, bedensel imajın değişmesi ve idrar/dışkı tutamama gibi fiziksel şikayetler, psikolojik travmalarla doğrudan ilişkilidir. Yapılan araştırmalar, kadınlarda doğum sonrası Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) görülme oranının %1 ile %24 arasında değiştiğini göstermektedir. Özellikle vakum veya forceps kullanımı ile vajinal yırtıklar, bu süreci zorlaştıran temel faktörler arasında yer almaktadır.

Doğum Travmasının Görünmeyen Yüzü ve İletişim Eksikliği

Doğum travması sadece kadınları değil, eşini veya çocuğunu kaybetme korkusu yaşayan erkekleri de etkilemektedir. Erkeklerde de doğum sonrası travma semptomlarının arttığı gözlemlense de bu konu literatürde yeterince yer bulmamaktadır. İletişim eksikliği, hastaların gerekli psikolojik desteğe ulaşmasını zorlaştıran en büyük engeldir.

İstatistikler, kadınların %64’ünün doğum sonrası cinsel ilişki sırasında ağrı yaşadığını, ancak bu kadınların sadece %15’inin durumu doktoruyla paylaştığını ortaya koymaktadır. Çoğu zaman bu şikayetler "zamanla geçer" denilerek geçiştirilmekte veya yanlış bir teşhisle Doğum Sonrası Depresyonu olarak değerlendirilmektedir. Oysa doğum sonrasında kaygı bozuklukları, depresyondan daha yaygın görülmektedir.

Örselenme Sonrası Stres Bozukluğu Belirtileri Nelerdir?

Eski adıyla Travma Sonrası Stres Bozukluğu, yeni adıyla Örselenme Sonrası Gerginlik Bozukluğu, travmatik bir olayı takiben en az bir ay süren belirtilerle karakterizedir. Bu durum; bireyin kendisini tehlikede hissettiği, aşırı korku ve çaresizlik yaşadığı olağan dışı durumlarda ortaya çıkar. TSSB'nin en belirgin üç temel belirtisi şunlardır:

Belirti KategorisiTanımlayıcı Özellikler
Yeniden Yaşamaİstemsiz anılar, kabuslar, olayın tekrarlandığı hissi.
KaçınmaHastaneden, konuşmalardan ve sosyal çevreden uzaklaşma.
Artmış UyarılmışlıkUyku sorunları, öfke patlamaları, konsantrasyon güçlüğü.

1. Yeniden Yaşama Belirtileri

Kişinin doğumla ilgili sıkıntı verici anıları istemsizce hatırlaması, rüyasında görmesi veya benzer uyaranlarla karşılaştığında yoğun bir sıkıntı yaşamasıdır. Bu durum, zihnin travmayı sürekli olarak taze tutmasına neden olur.

2. Kaçınma Belirtileri

Birey, doğumu hatırlatan her türlü ortamdan ve konuşmadan uzak durma eğilimi gösterir. Hastaneye gitmek istememe, hayattan zevk aldığı aktiviteleri bırakma ve insanlardan uzaklaşma bu kategorideki temel davranışlardır.

3. Artmış Uyarılmışlık Belirtileri

Sürekli bir tetikte olma hali olarak tanımlanabilir. Uyku bozuklukları, ani öfke patlamaları, odaklanma sorunları ve abartılı irkilme tepkileri, vücudun stres tepkisinin normalin üzerinde olduğunu gösterir.

Uzman Desteğinin Önemi

Doğum sonrası kontrollerde fiziksel sağlığın yanı sıra psikolojik durumun da doktorla paylaşılması kritik önem taşır. Yaşanan korkuların ve olumsuzlukların dile getirilmesi, sorunların büyümeden çözülmesini sağlar. Eğer yukarıdaki semptomlar gözlemleniyorsa, vakit kaybetmeden profesyonel bir psikiyatrik destek mekanizmasına başvurulmalıdır.

Yazar Hakkında

Op. Dr. Ebru Alper

Op. Dr. Ebru Alper

Uzm. Dr. Ebru Alper, İstanbul’ da dünyaya geldi. Orta öğrenimimi Sankt Georg Avusturya Kız Lisesi’nde 1988 yılında tamamlamasının ardından aynı yıl çocukluk hayali olan tıp eğitimine İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi’nde başladı ve 1994 yılında mezun oldu ve Kadın Hastalıkları ve Doğum ihtisasına başladı. Uzmanlık eğitimini Bakırköy Doğumevi Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde 1999 yılı Mart ayında tamamladı.  Uzman doktor unvanını alışının ardından aynı hastaneye atandı ve 1999 yılının Mart ayı ile 2004 yılının Aralık ayları arasında son 3 yılı İnfertilite ve Menopoz Bölümü'nde olmak üzere, bu hastanede görev yaptı.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.