OMUZ SIKIŞMASI SENDROMU
- Omuz sıkışması sendromu, omuz eklemindeki kemik ve bağ yapıları arasındaki dar boşlukta kasların sürtünerek hasar görmesi ve ağrı oluşması durumudur.
- Hastalık yaşa ve doku hasarına bağlı olarak ödem, doku sertleşmesi ve tendon kopmaları ile karakterize üç farklı evrede gelişim gösterir.
- Tedavi süreci erken evrelerde istirahat ve fizik tedavi ile yönetilirken, ilerleyen kronik vakalarda artroskopik cerrahi veya tendon onarımı yöntemlerine başvurulur.

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Omuz Sıkışması Sendromu ve Oluşum Mekanizması
Omuz ekleminin üst kısmında yer alan korokoid ve akromion isimli iki kemik çıkıntısı ile bu yapılar arasında köprü görevi gören güçlü bir bağ bulunur. Omuz başını yana, içe ve dışa doğru hareket ettiren kaslar, bu anatomik yapılar arasındaki dar boşlukta görev yapar. Hareket esnasında bu kasların yukarıdaki bağa sürtünerek hasar görmesi sonucunda omuz sıkışması sendromu meydana gelir. Bu durum, özellikle elin baş üzerine kaldırılmasını gerektiren aktivitelerde şiddetli ağrı ve hareket kısıtlılığı ile karakterizedir.
Omuz Sıkışması Sendromu Belirtileri Nelerdir?
Bu sendromun en tipik belirtisi, kolun yana doğru kaldırılması esnasında 70 ile 110 derece arasında hissedilen keskin ağrıdır. Kol 110 derecenin üzerine çıkarıldığında sürtünme etkisi azaldığı için ağrıda hafifleme görülür. Hastalığın erken evrelerinde bu durum belirginken, ilerleyen dönemlerde tablo ağırlaşabilir. Eğer sürtünmeye bağlı olarak kaslarda büyük bir yırtık ve kanama gelişmişse, ağrı istirahat halindeyken de devam edebilir ve hastayı uykudan uyandıracak şiddete ulaşabilir.
Rahatsızlığın Evreleri ve Klinik Seyri
Omuz sıkışması sendromu, dokudaki hasarın boyutuna ve hastanın yaşına göre üç ana evrede incelenir:
Evre 1: Ödem ve Kanama Aşaması
Genellikle 20-25 yaş grubunda, tenis, yüzme ve ağırlık kaldırma gibi omuzun aşırı kullanıldığı spor dallarıyla uğraşanlarda görülür. Aşırı sürtünme sonucu dokularda ödem ve kanama gelişir. Tanı aşamasında ortopedistler tarafından özel muayene manevraları ve omuz içine lokal anestezik enjeksiyonu testi uygulanır. Enjeksiyon sonrası ağrının kesilmesi, sorunun o bölgede olduğunu doğrular.
Evre 2: Kabuklaşma ve Tendon Sertleşmesi
Sıklıkla 25-40 yaş aralığında görülen bu evrede, tekrarlayan kanamalar ve ödem zamanla sertleşerek yara kabuğu benzeri bir doku oluşturur. Bu sert doku, sürtünme bölgesinde daha fazla sıkışmaya neden olarak bir kısır döngü yaratır. Sorun artık kronikleşmiş bir hal almıştır.
Evre 3: Kemik Çıkıntıları ve Tendon Kopmaları
Genellikle 40 yaş üzerindeki hastalarda görülür. Uzun süreli aşınma sonucunda eklem yüzeylerinde kireçlenme ve kemik çıkıntıları oluşur. Omuzun ana kaslarından biri olan supraspinatus tendonu aşınarak kopabilir.
Tedavi Yöntemleri ve Uygulamalar
Hastalığın evresine göre uygulanan tedavi yöntemleri aşağıda özetlenmiştir:
| Evre | Yaş Aralığı | Temel Sorun | Tedavi Yaklaşımı |
|---|---|---|---|
| Evre 1 | 20-25 | Ödem ve Kanama | İstirahat, İlaç, Fizyoterapi |
| Evre 2 | 25-40 | Sertleşmiş Doku | Artroskopik Cerrahi |
| Evre 3 | 40+ | Kemik Çıkıntısı ve Yırtık | Cerrahi Onarım / Protez |
Konservatif ve Cerrahi Müdahaleler
- Girişimsel Olmayan Tedaviler (Evre 1): İstirahat, soğuk uygulama ve antienflamatuar ilaçlar reçete edilir. Donuk omuz riskini önlemek için germe ve kuvvetlendirme egzersizleri uygulanır. Hastaya, monitörü göz hizasında kullanmak ve dik oturuş pozisyonu gibi ergonomik önlemler öğretilir.
- Artroskopik Yöntem (Evre 2): Kronikleşen vakalarda 1 cm'lik küçük deliklerden kamera ile girilerek kalınlaşmış dokular ve sürtünmeye yol açan tavan temizlenir.
- Cerrahi Onarım (Evre 3): Kopan tendonlar artroskopik yöntemle kemiğe çakılan özel vidalar ve iplerle dikilir. Kemik çatı inceltilerek sürtünme engellenir. Çok ileri vakalarda veya tendonun dikilemeyecek kadar bozulduğu durumlarda omuz protezi ameliyatları tercih edilebilir.


