Doktorsitesi.com

Okula Yabancılaşma

Psk. Dan. Veysel Hasan Gül
Psk. Dan. Veysel Hasan Gül
6 Eylül 2025110 görüntülenme
Randevu Al
Okula yabancılaşma; öğrencilerin aidiyet ve bağlanma duygusu eksikliği nedeniyle okuldan kopmalarıdır. Güçsüzlük, anlamsızlık, kuralsızlık ve sosyal uzaklık boyutlarıyla ortaya çıkar. Bu durum akademik başarısızlık ve sorunlu davranışlara yol açar.
Okula Yabancılaşma
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Okula Yabancılaşma Nedir?

Okula yabancılaşma, öğrencilerin eğitim ortamında kendilerini dışlanmış hissetmeleri, aidiyet duygularının zayıflaması ve öğrenme süreçlerinden kopmaları olarak tanımlanan çok boyutlu bir sorundur. Bireyin aile, okul ve toplumla olan iletişiminin yetersiz kalması sonucunda ortaya çıkan bu durum; ait olma duygusu zayıflığı, kopukluk ve sosyal çevreden uzaklaşma şeklinde kendini gösterir. Eğitim sisteminde yabancılaşma, öğrencinin okul ortamına yönelik bağ kuramaması temelinde şekillenmektedir.

Okul ortamında yabancılaşma yaşayan öğrenciler, dahil olmaları gereken akademik ve sosyal etkinliklerden kendilerini soyutlarlar. Bu süreçte kendini yabancılaşmış hisseden bireylerde çeşitli sorunlu davranışlar gözlemlenmektedir. Bu davranışlar, öğrencinin okul ortamındaki olumsuz deneyimlerine karşı geliştirdiği birer tepki niteliğindedir.

Öğrencilerde görülen temel yabancılaşma belirtileri şunlardır:

  • Sınıf içerisinde düzeni bozma,
  • Okula devamsızlık ve dersten kaçma,
  • Ödev yapmama ve akademik sorumluluklardan uzaklaşma,
  • Akranlarla kavga etme ve sosyal geri çekilme.

Okula Yabancılaşmanın Nedenleri ve Akademik Etkileri

Okul ve okul personeli, bazen farkında olmadan öğrencilerin yabancılaşmasına ve akademik başarısızlık yaşamasına zemin hazırlayabilir. Özellikle yetersiz müfredat, niteliksiz öğretim yöntemleri, düşük kendilik algısı ve başarısız bir okul kültürü bu süreci tetikleyen başlıca unsurlardır. Bu faktörler birleştiğinde okul; başarı ve pozitif algı bekleyen öğrenciler için bir hayal kırıklığı ve başarısızlık kaynağı haline dönüşebilmektedir.

Okula yabancılaşmayı doğru analiz etmek, öğrencilerin istenmeyen davranışlarını keşfetmek ve akademik başarısızlığı önleyecek stratejiler geliştirmek açısından kritik bir öneme sahiptir. Bu bağlamda, yabancılaşmanın hangi boyutlarda gerçekleştiğini anlamak gerekir.

Okula Yabancılaşmanın Boyutları

Literatürde okula yabancılaşma dört temel boyutta ele alınmaktadır. Her boyut, öğrencinin okul yaşantısına dair farklı bir kopuş noktasını temsil eder.

1. Güçsüzlük

Güçsüzlük, bireyin yüksek hedefleri olmasına rağmen bu hedeflere ulaşabileceğine dair inancının düşük olmasıdır. Örneğin; iyi notlar almak isteyen ancak sürekli başarısızlık yaşayan bir öğrencide güçsüzlük duygusu pekişir. Bu durum, öğrencinin sınıf ortamında kargaşa çıkarmasına veya dersi sabote etmesine yol açabilir. Özellikle öğretmen ve akranlarıyla sağlıklı ilişki kuramayan öğrencilerde bu duygu daha yoğun hissedilir.

2. Anlamsızlık

Anlamsızlık yaşayan öğrenciler, okulda gördükleri eğitim ile gelecek hedefleri arasında mantıklı bir bağ kuramazlar. Bu öğrenciler; derslerin günlük rutinleri, aile yaşantıları, toplumsal sorunlar veya dünya meseleleriyle hiçbir ilgisi olmadığını düşünürler. Bu kopukluk, öğrencinin eğitime olan ilgisini tamamen yitirmesine neden olur.

3. Kuralsızlık

Kuralsızlık, öğrencilerin okul yönetiminin aldığı kararları ve koyduğu kuralları meşru görmemesi durumudur. Yabancılaşmış bir öğrenci, sistemin kendisi adına karar vermesine tepki göstererek başarı için çabalamayı bırakır. Bu tip öğrenciler, not sistemindeki en düşük geçme notlarının (C veya D gibi) yeterli olduğunu düşünerek akademik gelişime direnç gösterirler.

4. Sosyal Uzaklık

Sosyal uzaklık, bireyin arkadaşlık ortamlarından, sosyal faaliyetlerden ve eğlence aktivitelerinden kendini soyutlamasıdır. Akranlarıyla ve okul toplumuyla sağlıklı bağlar kuramayan öğrenciler, kendilerini doyumsuz hissederek okula karşı mesafeli bir tutum sergiler veya açıkça isyan ederler.

Yabancılaşmayı Tetikleyen Diğer Faktörler

Eğitim ortamından kopuşu hızlandıran çevresel ve psikolojik birçok etken bulunmaktadır. Bu etkenler öğrencinin okul deneyimini doğrudan olumsuz etkiler:

Faktör KategorisiBelirgin Sebepler
Eğitsel OrtamKatı eğitim yapısı, ders sürelerinin aşırı uzun olması
Sosyal EtkenlerSosyal aktivitelerin yetersizliği, dışlanma korkusu
Psikolojik EtkenlerAnksiyete, korku, olumsuz algılanma endişesi
Yönetsel EtkenlerÖğrenci iradesi dışındaki kararlar, dayatılan programlar

Sonuç olarak; bireyin sosyal çevresinde huzursuz olması ve diğerleri tarafından olumsuz algılanacağı korkusu, onun etkileşimi azaltarak ortamdan tamamen kopmasına ve yabancılaşmasına neden olmaktadır.


Kaynakça: Mehmet S. VANGÖLÜ, Gaye Zeynep ÇENESİZ (https://dergipark.org.tr/tr/pub/alanyazin/issue/62234/1157161)

Etiketler

Okul çağıOnline terapiOnline psikolojik danışmanlıkBireysel psikoterapiBireysel destekYabancılaşma hissiBireysel terapi neden gerekirOkula yabancılaşmaSosyal uzaklık

Yazar Hakkında

Psk. Dan. Veysel Hasan Gül

Psk. Dan. Veysel Hasan Gül

Veysel Hasan Gül, Çukurova Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümü’nden mezun olmuştur. Aynı üniversitede Sınıf Öğretmenliği Bölümü’nü de tamamlayarak çift anadal yapmıştır. Ayrıca Çukurova Üniversitesi Güzel Sanatlar Bölümü yandal programını bitirmiştir. Lisans eğitimini takiben, Millî Eğitim Bakanlığı Ankara Hizmet İçi Eğitim Enstitüsü’nden "Özel Eğitim Alan Uzmanlığı" almıştır. Aile Danışmanlığı eğitimini ise doğrudan Millî Eğitim Bakanlığı'nın akreditasyonu ve yetkilendirmesi ile tamamlamıştır. Psikoloji alanında kuramsal eğitimlerine varoluş psikoterapi üzerine doktor Erkan Kalem'den temel eğitim ve süpervizyon eğitimlerini almış olup, vaka süpervizyonlarını sürdürmektedir. Bilişsel Davranışçı Terapi eğitimini Prof. Dr. Şükrü Uğuz'dan almıştır. Çocuk ve ergenlerde gelişim alanında ilkel refleks eğitimi ve öğrenme güçlüğü, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu üzerine Brainfit eğitimini Dr. Mehmet Engin Uysal'dan almıştır, süpervizyonlarına devam etmektedir. Birçok özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde kuruculuk, eğitim koordinatörlüğü, okul psikolojik danışmanlığı görevlerinde bulunmuştur. Ayrıca Adana UCİM (Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği) Rehabilitasyon Başkanlığı görevinde bulunmuştur. 2013 yılından bu yana aktif olarak sahada görev yapan Gül, 10 yılı aşkın mesleki deneyime sahiptir. Kariyeri boyunca bireysel danışmanlık, çocuk ve ergen danışmanlığı, aile danışmanlığı ve ruh sağlığı alanlarında çeşitli çalışmalar yürütmüştür. Hâlen Adana’nın Seyhan ilçesinde bulunan Varlık Psikolojik Danışmanlık Merkezi'nde hizmet vermeye devam etmektedir. Poyep Çocuk ve Ergen Gelişim markasının kurucusudur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.