Doktorsitesi.com

Okul Korkusu Hakkında

Uzm. Psk. Uğur Kartum
Uzm. Psk. Uğur Kartum
15 Haziran 2021121 görüntülenme
Randevu Al
Okul Korkusu Hakkında
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Okul Korkusu ve Ayrılma Endişesi

Okul korkusu, çocukların temelinde bir tür ayrılma endişesi yaşadığı psikolojik bir durumdur. Bu sorunu yaşayan çocuklar okula gitmeyi tamamen reddedebilir veya ebeveynlerinden ayrıldıklarında hissettikleri yoğun korku nedeniyle okulda bulundukları süre boyunca büyük güçlükler çekebilirler. Bu durum, çocuğun hem akademik başarısını hem de sosyal gelişimini doğrudan etkileyen ciddi bir süreçtir.

Okul Korkusunun Belirtileri Nelerdir?

Okul korkusu yaşayan bir çocuk, genellikle aniden okula gitmek istemediğini beyan eder. Eğer çocuk gitmesi için zorlanırsa panik hali, mide bulantısı, kusma ve ağlama krizleri gibi fiziksel ve duygusal tepkiler gösterebilir. Bazı çocuklar zorlamalar karşısında yola çıksa dahi yarı yoldan geri dönerken, bazıları ise okuldayken sınıftan çıkmak için direnç gösterir.

Sürecin başlangıcında çocuklarda gözlemlenen diğer belirtiler şunlardır:

  • Genel bir neşesizlik ve mutsuzluk hali.
  • Uykuya dalmakta çekilen belirgin güçlükler.
  • İştahın kesilmesi ve beslenme düzeninde bozulma.
  • Okul ödevlerine ve akademik sorumluluklara karşı ilginin azalması.

Okula Uyum Süreci ve İlk Ayrılık Deneyimi

Her yeni durumun çocuk üzerinde bir uyum sorunu yaratması normal karşılanan bir durumdur. Özellikle anneden ayrılık deneyimini ilk kez anaokulu döneminde yaşayan çocuklar, okul ortamına girmeye ikna olmakta zorlanabilir ve ciddi bir tedirginlik yaşayabilirler. Tipik gelişim gösteren bir çocukta bu durum belirli bir seviyeye kadar kabul edilebilir olsa da, sorunun kaynağı her zaman sadece okula başlamakla ilgili olmayabilir.

Okul Korkusunu Tetikleyen Faktörler

Okul reddi ve korkusunun arkasında yatan nedenler genellikle aile içi dinamiklere ve çocuğun bireyselleşme sürecine dayanmaktadır. Bu faktörler aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:

KategoriEtkileyen Faktörler
Ebeveyn TutumlarıAnnenin çocuğun bireyselleşmesine izin vermemesi, annenin çocuğuna bağımlı olması.
Aile OrtamıEv içinde baskıcı veya kaygılı bir atmosferin bulunması, anne-babanın aşırı kaygılı olması.
Yaşam OlaylarıYeni bir kardeşin doğumu, aile içinde bir yakının kaybı veya ciddi hastalıklar.

Özetle; okul korkusu, sadece okul ortamıyla ilgili değil, çocuğun güven duyduğu çevreden ayrılmasına yönelik geliştirdiği bir tepkidir. Bu süreçte ailenin sergilediği tutum, sorunun çözülmesinde veya derinleşmesinde en belirleyici unsurdur.

Etiketler

Okul korkusu nedenleriOkul korkusuokul korkusu nasıl yenilir

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Uğur Kartum

Uzm. Psk. Uğur Kartum

Uzm. Psk. Uğur Kartum 1993 yılında Bursa'da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Bursa'da tamamlamıştır. 2011 yılında İstanbul Arel Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nde lisans eğitimine başlamıştır. 2015 yılında mezun olmuştur. Yüksek lisansını İstanbul Arel üniversitesi Genel Psikoloji Bölümü'nde yapmıştır ve 2018 yılında yüksek lisans tamamlayarak uzmanlığını almıştır. Yüksek lisans  araştırmalarında ''Ekran Bağımlılığın Obeziteye Etkisi'' üzerine çalışmıştır. Avustralya ve Kanada'da uzun süreli olarak mesleğini geliştirmek ve gözlem yapmak amacıyla kalmıştır. 2016 yılında Çağdaş Eğitim Kooperatifi'nde Okul Psikoloğu olarak göreve başlamıştır. aynı zamanda kısa süreli olarak Bursaspor'un alt yapısında gönüllü olarak  çalışmıştır. 2018 senesinde Down Sendromu Derneğinde akademi eğitmeni olarak görev almıştır. Down Sendromlu gençlerin eğitimi ve hayata katılımı konusunda müfredat ve eğitim çalışmalarını sürdürmüştür. 2019 yılında Pera Avcılar Rehabilitasyon merkezinde kurum psikoloğu çalışmalarını sürdürmüştür. Bir çok aile  ve öğrenci eğitim semineri vermiştir. Nilüfer Belediyesi Kadın ve Çocuk Akademisinde görev almıştır. özel olarak ofisinde Yetişkin danışmanlığı ve aile, ergen ve çocuk danışmanlığı üzerinde danışan odaklı çalışmalarını sürdürüyor. İyi derecede ingilizce ve İspanyolca bilmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.