Doktorsitesi.com

ÖFKEMİZİ NASIL KONTROL EDERİZ? ÖFKE KONTROL BOZUKLUĞU TEDAVİSİ NASIL OLUR?

Psk. Duygu Yakupoğlu
Psk. Duygu Yakupoğlu
24 Mayıs 2016456 görüntülenme
Randevu Al
ÖFKEMİZİ NASIL KONTROL EDERİZ? ÖFKE KONTROL BOZUKLUĞU TEDAVİSİ NASIL OLUR?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Öfke Nedir? Normal ve Sağlıklı Bir Duygu Olarak Öfke

Öfke, bireyin hoşnutsuzluk yaratan durumlara karşı verdiği en temel ve doğal duygusal tepkilerden biridir. Günlük yaşamda karşılaşılan; sizi anlamayan arkadaşlar, dengesiz tutum sergileyen yöneticiler, baskıcı aile yapısı veya trafik stresi gibi faktörler öfkeyi tetikleyebilir. Bu tür olaylara karşı verilen tepkiler kontrollü ve yerinde olduğunda, öfke aslında sağlıklı ve normal bir duygu olarak kabul edilir.

Öfke İfade Biçimleri ve Riskleri

İnsanlar öfkelerini genellikle iki farklı şekilde dışa vururlar. Bazı bireyler öfkelerini anında tepki vererek; kavga, bağırma veya eşyalara zarar verme yoluyla gösterirler. Bu kontrolsüz tepkiler, bireyin hem kendisine hem de sosyal ilişkilerine ciddi zararlar verebilir.

Diğer bir grup ise öfkesini sürekli içine atarak biriktirir. Kimseyi kırmamak veya "hayır" diyememek adına bastırılan bu duygular, zamanla birikerek stres ve psikolojik yük oluşturur. Vücuda giren stres, dışarı çıkmak için bir yol arar ve en küçük bir tetikleyiciyle şiddetli öfke patlamalarına neden olabilir. Bu patlamalar genellikle o anki olaydan ziyade, geçmişte biriktirilen duyguların bir sonucudur.

Öfke Anında Görülen Fiziksel Belirtiler

Öfke kontrolü kaybedildiğinde vücut birtakım fiziksel tepkiler verir. Bu belirtileri şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Nefes darlığı ve düzensiz solunum,
  • Aşırı stres ve kaslarda gerginlik,
  • Kalp atış hızında artış ve kan basıncının yükselmesi,
  • Kişilere veya nesnelere yönelik şiddet eğilimi.

Öfke Kontrol Bozukluğunun Nedenleri

Öfke kontrolü, beynin ön bölgesinin (frontal lob) yürüttüğü bir işlevdir. Yapılan araştırmalar, öfke kontrol bozukluğu yaşayan bireylerde mutluluk hormonu olarak bilinen serotonin seviyelerinde ve işleyişinde bozukluklar olduğunu göstermektedir.

Çocukluk Dönemi ve Aile Faktörü

Öfke kontrolü çocukluk çağında şekillenmeye başlar. Öfke davranışını tetikleyen başlıca unsurlar şunlardır:

  1. Sosyal Dışlanma: Okulda veya çevrede dışlanmak, fiziksel kusurlar nedeniyle lakap takılması (şişko, dört göz vb.).
  2. Aile İçi Şiddet: Ailesinden şiddet gören çocuk, şiddeti bir problem çözme yöntemi olarak benimseyebilir.
  3. İlgi Eksikliği: Yeterli ilgi görmeyen çocuk, dikkat çekmek amacıyla öfkeyi bir araç olarak kullanabilir.
  4. Medya Etkisi: Televizyondaki şiddet içerikli programlar saldırganlık eğilimini körükler.

Travmatik Faktörler ve Nörolojik Nedenler

Öfke patlamalarının arkasında yatan derin sebepler arasında çocukluk veya ergenlik döneminde yaşanan cinsel tacizler önemli bir yer tutar. Ayrıca, bir ebeveynin aşırı pasif, diğerinin ise aşırı baskın ve agresif olduğu aile ortamları bu bozukluğa zemin hazırlar. Bazı durumlarda ise epilepsi gibi beyin hastalıkları, kişinin kontrolünü tamamen kaybettiği "film kopması" anlarına neden olabilir.

Öfkeyi Kontrol Altına Alma Teknikleri

Öfkeyi yönetmek için kullanılan temel yöntemler şunlardır:

YöntemUygulama Biçimi
GevşemeDerin nefes egzersizleri ve huzurlu bir ortamı hayal etme.
Düşünce DeğişimiOlayları abartılı ve çarpıtılmış algılamak yerine akılcı yorumlama.
Problem ÇözmeDurumu değiştirip değiştiremeyeceğini analiz etme ve kabullenme.
Mizah KullanımıSorunlara yapıcı bir bakış açısıyla yaklaşarak gerginliği azaltma.

Düşünce Biçimini Yeniden Yapılandırma

Kızgınlık anında olayları "beceriksizim" veya "herkes bana karşı" gibi uç düşüncelerle değerlendirmek yerine; "Hatalarımı düzeltebilirim, mükemmel olmak zorunda değilim" gibi işlevsel düşünceler geliştirmek öfkeyi dindirir. Bu tekniklerin her gün pratik yapılması, kriz anlarında otomatik olarak uygulanmasını sağlar.

Öfke Kontrol Bozukluğu Tedavisi

Psikoterapi süreciyle kişinin öfkesini kontrol etmesi ve olaylara uygun düzeyde tepki vermesi amaçlanır. Tedavi sürecinde şu adımlar izlenir:

  • Geçmişte yaşanan travmalar üzerine çalışılarak agresyon seviyesi düşürülür.
  • Kişinin öfke patlaması aşamasına gelmemesi için savunma mekanizmaları güçlendirilir.
  • Gerekli görülen durumlarda sürece ilaç tedavisi dahil edilir.

Unutulmamalıdır ki hayat boyu bizi kızdıran olaylar olacaktır; önemli olan bu olayların bizi etkileme biçimini değiştirerek daha huzurlu ve doyumlu bir yaşam inşa etmektir.

Psikolog Duygu YAKUPOĞLU

Etiketler

Öfkeyi tanımakÖfke ile ilgili gerçeklerÖfkeyi engellemekÖfke kusmaÖfke kontrolÖfke patlamasıÖfkeyi kontrol edememeÖfke kontrolü sorunuÖfkeye sahip çıkamamaÖfkelenmekÖfke nöbetleriÖfke kontrolünü yitirmeÖfkelenmeÖfke kontrolu nasıl yapılırÖfkeli olmaÖfke kontrol tedavisi nasıldırÖfke sebebiÖfke patlamsıÖfke problemiÖfkenin kontrol edilememesi

Yazar Hakkında

Psk. Duygu Yakupoğlu

Psk. Duygu Yakupoğlu

Duygu Yakupoğlu lise eğitimini İstanbul da Bakırköy Anadolu lisesinde tamamlamıştır. Lisans eğitimini İstanbul Aydın Üniversitesi Psikoloji bölümünde burslu olarak bitirmiş, aynı zamanda lisans eğitimine devam ederken ikinci üniversite olarak Sosyal Hizmetler bölümünü okumuştur. Lisans eğitimlerini tamamladıktan sonra psikolojik test eğitimleri almıştır. Lisans eğitimi sırasında pek çok yerde staj görmüştür. Bakırköy ruh ve sinir hastalıkları hastanesinde sabahları poliklinik ve serviste visitlere katılıp, öğleden sonraları hastaları gözlemlemiş ve seanslara gözlemci olarak katılmıştır. Şizofreni ve borderline kişilik bozukluğu, paranoid kişilik bozukluğu gibi birçok kişilik bozuklukları bunun yanında majör depresif, bipolar gibi birçok duygu durum bozuklukları tanısı almış hastaları da görme ve onlarla çalışma fırsatı yakalayarak stajını tamamlamıştır. Bir sonraki stajını Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesinde, gelen danışanların seanslarına ve psikolojik test uygulamalarına gözlemci olarak katılmış, danışan değerlendirmelerinde bulunmuştur. Bu hastanede depresyon, panikatak, anksiyete, bipolar, obsesif-kompülsif bozukluk, uyku bozuklukları, dikkat eksikliği ve hiperaktivite gibi tanıları alan danışanlar ile çalışmıştır. Bakırköy Adalet Sarayında Aile mahkemelerinde bulunmuş, boşanmış ya da boşanmak üzere olan eşlerin çocukları ile çalışmış ve seanslara gözlemci olarak katılmıştır. Bunların yanı sıra Reem Nöropsikiyatri merkezinde Dr. Mehmet Yavuzun nöropsikolojik muayenelerine katılmış, klinikte bulunan psikologlar ile danışan değerlendirmeleri yapmıştır ve kliniğe gelen danışanlara psikolojik testler uygulamıştır. Klinikte EEG, EMG, TMS, MAGNOTERAPİ gibi tedavi yöntemlerinde gözlemci olarak bulunmuş ve uygulamada eşlik etmiştir. Psychother psikolojik danışmanlık merkezi kadrosuna dâhil olmadan önce Mehmet Akif Ersoy Hastanesinde özel bir proje içerisinde hasta ve çalışan ilişkilerini, diyaloglarını iyileştirmeye yönelik çalışmalar yapmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.