Doktorsitesi.com

Obsesif Kompulsif Kişilik Bozukluğu Hakkında Derleme

Psk. Ahmet Sönmez
Psk. Ahmet Sönmez
17 Şubat 202181 görüntülenme
Randevu Al
Obsesif Kompulsif Kişilik Bozukluğu Hakkında Derleme
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Obsesif Kompulsif Kişilik Bozukluğu ve OKB Arasındaki Temel Farklar

Obsesif kompulsif kişilik bozukluğu (OKKB) hakkında bir inceleme yaparken, öncelikle bu durumun yaygın olarak karıştırılan obsesif kompulsif bozukluktan (OKB) farkını netleştirmek gerekir. Literatür taramaları, OKB'si olan bireylerin yaşadıkları sorunların farkında olduklarını ve zihinlerini meşgul eden düşüncelerden uzaklaşmak için tekrarlayıcı davranışlar sergilediklerini göstermektedir. Bu bireyler, kendilerini zorlayan dürtülere karşı koyamazlar ve bu durumdan şikayetçidirler; yani durum ego distoniktir.

Buna karşın, obsesif kompulsif kişilik bozukluğu yaşayan bireylerde durum ego sintoniktir. Bu kişiler davranış örüntülerini benlikleriyle uyumlu görürler ve bu yapı yaşam boyu süreklilik gösterir. Araştırmalar, OKB hastalarının yalnızca küçük bir kısmında OKKB'nin eşlik ettiğini ortaya koyarak, bu iki bozukluğun birbirinden oldukça farklı karakteristiklere sahip olduğunu doğrulamaktadır.

DSM-5'e Göre Takıntılı-Zorlantılı Kişilik Bozukluğu Belirtileri

DSM-5’e göre erken erişkinlik döneminde ortaya çıkan bu bozukluk, esneklikten uzak ve kusursuzluk peşinde yoğun düşüncelerle karakterize bir davranış örüntüsüdür. Bu bireylerin en belirgin özellikleri şunlardır:

  • Ayrıntı ve Düzen Tutkusu: Kurallar, listeler, sıralama ve düzenleme gibi detaylar, işin asıl amacını unutturacak kadar önemsenir.
  • Mükemmeliyetçilik: Bir işi eksiksiz yapma gayreti, o işin tamamlanmasını tehlikeye atabilir; kendi katı kriterlerine uymayan çalışmaları bitirmekte zorlanırlar.
  • İş Odaklılık: Eğlence ve dinlenmeyi ihmal ederek, ekonomik ihtiyaçlarla açıklanamayacak düzeyde kendilerini işe adarlar.
  • Katı Ahlaki Değerler: Ahlaki konularda ve değer yargılarında esneklik göstermezler.
  • İstifçilik Eğilimi: Eskimiş, değersiz veya duygusal değeri olmayan nesneleri dahi atma konusunda ciddi sorunlar yaşarlar.

Kişilerarası İlişkiler ve Kontrol Arzusu

Bu bireylerin ikili ilişkileri genellikle kontrol etme arzusu nedeniyle sorunludur. Her şeyin kendi istedikleri doğrultuda gelişmesi için inatçı ve ısrarlı olabilirler. Başkalarının bir işi kendileri kadar titiz yapacağına inanmadıkları sürece görev paylaşımı yapmaktan kaçınırlar. Ayrıca, gelecekteki olası kötü senaryolar için para biriktirme eğilimindedirler, bu da çevreleri tarafından pinti olarak algılanmalarına yol açabilir.

Obsesif Kompulsif Kişilik Bozukluğunun Etiyolojisi

Bozukluğun kökenlerini anlamak için biyolojik ve psikososyal faktörler derinlemesine incelenmektedir.

Biyolojik Faktörler

Çalışma TürüBulgular ve Sonuçlar
Kalıtım ÇalışmalarıTek yumurta ikizlerinde %80 üzerindeki eşhastalanma oranları, genetik geçişin rolünü desteklemektedir.
Nörokimyasal ÇalışmalarSeçici serotonin geri alım önleyicileri ve dopamin reseptör blokörlerinin belirtileri hafiflettiği görülmüştür.
Beyin GörüntülemeBaşarılı tedavi sonrası prefrontal korteksteki anormalliklerin düzeldiği rapor edilmiştir.
Nöropsikolojik VerilerGörsel-uzamsal ve sözel bellekte bozulmalar görülse de spesifik bir profil henüz belirlenememiştir.

Psikososyal ve Kültürel Faktörler

Toplumsal tutumların ve kültürel etkilerin bozukluk üzerindeki rolü bilinmekle birlikte, bu alandaki araştırma bulguları henüz yeterli ve tutarlı değildir.

Psikodinamik ve Davranışçı Yaklaşımlar

Psikodinamik Yaklaşım ve Savunma Düzenekleri

Psikanalitik kurama göre OKKB, anal dönemde saplanma belirtileri gösteren bir yapıdır. Bu dönemde çocuk ile çevre arasında yaşanan çatışmalar, kişinin ileride karar vermekte zorlanmasına ve ambivalence (iki yönlü duygular) yaşamasına neden olur. Bireyler bu süreçte şu savunma düzeneklerini sıkça kullanırlar:

  1. Yer değiştirme
  2. Yalıtma
  3. Karşıt tepki kurma
  4. Yapma-bozma (Undoing)

Ayrıca bu bireylerde, düşüncelerinin gerçeğe dönüşebileceğinden korktukları büyüsel düşünce yapısı hakimdir. Son yıllarda nörobiyolojik çalışmalar ağırlık kazansa da psikodinamik açıklamalar literatürdeki özgünlüğünü korumaktadır.

Davranışçı Yaklaşım ve Öğrenme Kuramı

Davranışçı yaklaşıma göre takıntı ve zorlantılar, örnek alma yoluyla öğrenilen yanlış davranış örüntüleridir. Bu davranışlar başlangıçta sorunlara çözüm olarak geliştirilmiş, zamanla koşullanmış eylemlerdir. Bilişsel davranışçı psikoterapi, bu davranışların ters öğrenme yoluyla söndürülebileceği esasına dayanır. Ancak bu yaklaşım, uzun süre belirti göstermeyen kişilerin neden aniden ağır belirtiler sergilediğini açıklamakta sınırlı kalabilmektedir.

Etiketler

Obsesif kompulsif kişilik bozukluğuObsesifObsesif kişilik bozukluğu

Yazar Hakkında

Psk. Ahmet Sönmez

Psk. Ahmet Sönmez

Psk. Ahmet Sönmez,lisans öncesi eğitimlerinin ardından, Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü'nü 2016 senesinde şeref öğrencisi olarak tamamlamış ve Psikolog unvanı almıştır. Yüksek lisansına ise Yakın Doğu Üniversitesi'nde Klinik Psikoloji Bölümün'de devam etmektedir.

Mezuniyetinin ardından askerlik hizmetini tamamlamak üzere Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından istihdam edilmiş, bir yıl süre RDM amiri olarak görev yapmıştır.Hizmet süresince bireysel danışma ve grup danışmaları yönetmiş olup Ekim 2017 tarihinde başarı belgesi ile ödüllendirilerek görevini tamamlamıştır.
Kişisel gelişimi için bir çok eğitim,seminer ve kongreye katılmıştır.

 Psk. Ahmet Sönmez mesleki çalışmalarına Terapal Psikoloji’de devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.