Doktorsitesi.com

Obsesif Kompulsif Bozukluğu (OKB) / Takıntı Zorlantı Hastalığı

Dr. Öğr. Üyesi Zengibar Özarslan
Dr. Öğr. Üyesi Zengibar Özarslan
20 Eylül 20151726 görüntülenme
Randevu Al
Obsesif Kompulsif Bozukluğu (OKB) / Takıntı Zorlantı Hastalığı
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) Nedir?

Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB); halk arasında “takıntı zorlantı” veya “saplantı zorlantı” hastalığı olarak bilinen kronik bir psikiyatrik rahatsızlıktır. Bu hastalık, kişinin zihnine iradesi dışında gelen, saçma bulmasına rağmen uzaklaştıramadığı yineleyici saplantılı düşünceler (obsesyonlar) ve bu düşüncelerin yarattığı yoğun kaygıyı dindirmek amacıyla gerçekleştirdiği tekrarlayıcı eylemlerden (kompulsiyonlar) oluşur. Bu ritüeller zihinsel, sözel veya davranışsal olabilir ve bireyin günlük yaşamında ciddi bir zaman kaybına yol açar.

OKB tanısı konulabilmesi için bu takıntıların ve zorlantıların kişinin günlük işlevselliğini bozması, sosyal ilişkilerini olumsuz etkilemesi ve hayatında geniş bir yer kaplaması gerekir. Her insanda zaman zaman takıntılı düşünceler oluşabilir; ancak OKB’de bu düşüncelerin yorumlanma biçimi ve yarattığı tehlike algısı çok daha yoğundur. Kişi, bu düşüncelerin sorumluluğunu tamamen kendi üzerine alarak yoğun bir suçluluk duygusuyla hareket eder.

Saplantı ve Zorlantıların Temel Özellikleri

Saplantı ve zorlantıların en belirgin özelliği, bunların bireyin iradesi dışında ortaya çıkmasıdır. Hastalar başlangıçta bu duruma karşı direnç gösterseler de bir süre sonra bu direncin sonuçsuz kaldığını düşünerek takıntıların tutsağı haline gelebilirler. Bu süreçte, başlangıçta benliğe yabancı olan bu düşünceler, zamanla savunma mekanizması olarak benliğe uyumlu bir yapıya bürünür.

OKB hastaları, aldıkları tüm önlemlere ve gerçekleştirdikleri ritüellere rağmen tam bir güven ve inanç duygusu geliştiremezler. Bir eyleme başlamanın gerekliliği, eylemin doğru yapılıp yapılmadığı veya başarıyla sonlandırıldığı konusunda sürekli bir şüphe içindedirler. Bu durum, bireyin kendi zihinsel süreçlerine olan güvenini sarsarak döngünün devam etmesine neden olur.

Sık Görülen Takıntı ve Zorlantı Türleri

Klinik gözlemlerde takıntılar ve zorlantılar genellikle bir arada görülür. Bu belirtiler zaman içinde yer değiştirebilir veya birden fazlası aynı anda bireyde bulunabilir. Aşağıdaki tabloda yaygın görülen obsesyon ve kompulsiyon örnekleri yer almaktadır:

Takıntı Türü (Obsesyon)Karşılık Gelen Zorlantı (Kompulsiyon)
Kirlenme ve BulaşmaAşırı yıkama, yıkanma, temastan kaçınma
Kuşku ve BelirsizlikSürekli kontrol etme (kapı, ocak vb.)
Düzen ve SimetriEşyaları hizalama, sınıflandırma, sıralama
Zarar Verme KorkusuKesici aletlerden uzak durma, kaçınma davranışları
Dinsel TakıntılarTövbeler, sürekli besmele çekme, ritüelistik dualar
Cinsel TakıntılarSosyal ortamlardan ve temastan kaçınma

1. Kirlenme ve Temizlik Takıntısı

Kişi; idrar, ter, mikrop veya kir gibi unsurlardan aşırı derecede iğrenme ve korku duyar. Bu durumun sonucunda saatlerce süren yıkanma ritüelleri, kapı kollarına dokunamama ve dışarıda yemek yiyememe gibi kısıtlayıcı davranışlar geliştirir. Evdeki diğer bireylerin de bu temizlik kurallarına uyması için yoğun çaba sarf eder.

2. Düzen ve Simetri Takıntısı

Eşyaların asimetrik durması veya belirli bir sırada olmaması bireyde büyük bir huzursuzluk yaratır. Bu takıntıya sahip kişiler, eğik duran her nesneyi düzeltme, kıyafetlerde kusursuz uyum arama ve her nesneyi belirli kriterlere göre sınıflandırma ihtiyacı hissederler.

3. Zarar Verme ve Kontrol Etme

Kendine veya başkalarına istemeden zarar verme korkusu, OKB'nin en yıpratıcı türlerinden biridir. Kişi, kontrolü kaybedip birine saldıracağı veya bir ihmali sonucu birinin zarar göreceği endişesiyle kesici aletleri saklayabilir ya da ürünlerin son kullanma tarihlerini saatlerce inceleyebilir. Kapıların kilitlendiğinden veya doğalgazın kapatıldığından emin olmak için defalarca eve geri dönmek bu kategorideki yaygın davranışlardır.

OKB'de Bilişsel Çarpıtmalar ve Yanlış Düşünce Kalıpları

OKB hastalarında düşünce-eylem füzyonu adı verilen bir durum sıklıkla görülür. Bu durumda kişi, kötü bir şeyi düşünmeyi o şeyi yapmakla eşdeğer görür. Sıklıkla karşılaşılan yanlış otomatik düşünceler şunlardır:

  • "Kötü bir şey aklıma gelirse, kesinlikle gerçekleşecektir."
  • "Eğer önlem almazsam, sevdiklerimin başına gelecek her kötü şeyden ben sorumluyum."
  • "Zihnimdeki düşünceleri %100 kontrol edemiyorsam tehlikedeyim demektir."
  • "Her şey tam olarak mükemmel değilse rahatlayamam."

Bu düşünce kalıpları, bireyin sorumluluk duygusunu aşırı derecede artırarak onu içinden çıkılmaz bir suçluluk duygusuna sürükler. Olasılığın çok düşük olması hasta için bir önem taşımaz; risk varsa bu mutlaka ciddiye alınmalıdır.

OKB'nin Görülme Sıklığı ve Nedenleri

Toplumda görülme sıklığı ortalama %2-3 civarında olan OKB, kadınlarda ve erkeklerde eşit oranda görülür. Belirtiler genellikle ergenliğin son dönemlerinde belirginleşmeye başlar. Hastalığın ortaya çıkmasında etkili olan temel faktörler şunlardır:

  • Genetik yatkınlık
  • Biyolojik etmenler (Beyin kimyasındaki değişimler)
  • Çevresel faktörler
  • Stresör yaşam olayları

Tedavi Yöntemleri: İlaç ve Psikoterapi

Obsesif Kompulsif Bozukluk, profesyonel destekle yönetilebilen bir hastalıktır. Tedavi sürecinde en etkili sonuçlar, ilaç tedavisi ve psikoterapinin eş zamanlı yürütüldüğü durumlarda alınmaktadır. Antidepresan ilaçlar beyindeki kimyasal dengesizliği düzenlerken, psikoterapi süreci bireyin yanlış düşünce kalıplarını fark etmesini ve zorlantılarını kontrol altına almasını sağlar.

Psikiyatrist Uzm. Dr. Zengibar Özarslan

Etiketler

Obsesif kompülsifObsesif kompulsif bozukluk tedavisiObsesif kompulsif bozukluk tedavi yöntemleriTakıntı hastalığıOkb nedirObsesif kompulsif bozukluklarOkb tedavisi ilaçlarıOkb belirtileriTakıntı tedavisiTakıntı hastalığı tedavisiTakıntı nedenleriOkb tedavisiOkb hastasıOkb rahatsızlığıOkb hastalığıOkb bozukluğuTakıntı problemleriOkb hastaliği nasıl tedavı edılırTakıntı tedavisi psikoterapiOkb hastalığı belirtileriOkb hastalığı tedavisi

Yazar Hakkında

Dr. Öğr. Üyesi Zengibar Özarslan

Dr. Öğr. Üyesi Zengibar Özarslan

Öğretim Üyesi Dr. Zengibar Özarslan
Çocuk-Ergen-Yetişkin Psikiyatristi
İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi 2003 yılı mezunu olan Zengibar Özarslan, psikiyatri uzmanlığını İstanbul Vakıf Gureba Eğitim Hastanesi’nde tamamlamıştır. Rumeli Üniversitesi Öğretim Üyesi olan Psikiyatrist Dr. Zengibar Özarslan, Psikoloji lisans ve Klinik Psikoloji yüksek lisans bölümlerinde alan dersleri vermektedir. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.