Doktorsitesi.com

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite tedavisinde doğru bilinen yanlışlar (dehb tedavisi)

Dr. Öğr. Üyesi Zengibar Özarslan
Dr. Öğr. Üyesi Zengibar Özarslan
12 Kasım 2015992 görüntülenme
Randevu Al
  • DEHB, biyolojik ve genetik kökenli bir odaklanma ve dürtü kontrolü sorunu olup, tedavisinde aile, okul ve sağlık birimleri arasında çok yönlü bir iş birliği hayati önem taşır.
  • Çocuğun sevdiği aktivitelere odaklanabilmesi dikkat eksikliği olmadığı anlamına gelmez; bu nedenle eğitim ve sosyal hayatta cezalandırıcı değil, destekleyici ve yapılandırılmış stratejiler izlenmelidir.
  • İlaç tedavisi hakkındaki bağımlılık gibi yanlış inanışlar bilimsel gerçeklerle bağdaşmamakta olup, uzman kontrolünde yürütülen tedavi çocuğun akademik ve sosyal başarısını doğrudan artırmaktadır.
Dikkat eksikliği ve hiperaktivite tedavisinde doğru bilinen yanlışlar (dehb tedavisi)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) Nedir?

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB); tanı konulup tedavi edilinceye kadar hem çocuğa hem ailesine hem de sosyal çevresine zorluklar yaşatan, biyolojik ve genetik kökenli bir durumdur. Bu süreçte çocuğun akademik başarısı, arkadaşlık ilişkileri ve öğretmenleri ile olan diyaloğu doğrudan etkilenmektedir. Sürecin ertelenmesi, telafisi güç olan yıpratılmış bir hayata yol açabileceği için erken müdahale kritik öneme sahiptir.

DEHB Tedavisinde Altın Kural: Çok Yönlü İş Birliği

DEHB tedavisindeki en temel prensip iş birliğidir. Çocuğun işlevsel olduğu her alanda iyi gözlemlenmesi ve kendi kaynaklarını kullanarak ilişkilerini yönetmesi için desteklenmesi gerekir. Bu kapsamda aşağıdaki birimlerin koordineli çalışması şarttır:

  • Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi
  • Aile ve Ebeveynler
  • Okul Yönetimi ve Öğretmenler
  • Rehberlik Birimi ve Arkadaş Grubu

Toplumdaki "etiketleme" korkusu, genellikle bilgi eksikliğinden kaynaklanan bir dirençtir ve tedavi sürecini aksatmamalıdır. Sürecin profesyonel bir şekilde yönetilmesi, çocuğun gelecekteki mutluluğu için esastır.

Dikkat ve İlgi Odağı Arasındaki Farklar

DEHB, sadece bir dikkat eksikliği değil; sorumluluk ve disiplin gerektiren durumlara karşı odaklanamama sorunudur. Ebeveynlerin ve öğretmenlerin en çok yanıldığı nokta, çocuğun sevdiği ve haz aldığı işlere (örneğin video oyunları veya çizgi filmler) pür dikkat odaklanabilmesidir. Bu durum, çocuğun "istediğinde yapabildiği" şeklinde yanlış yorumlanmamalıdır; zira bu aktiviteler yoğun bir uyaran bombardımanı sağladığı için odaklanmayı kolaylaştırır.

Sosyal İlişkiler ve Dürtüsellik Yönetimi

Hiperaktif çocuklar, genellikle davranışlarının farkında olmayabilir veya dürtülerini kontrol etmekte zorlanabilirler. Bu durum, arkadaş çevresinde dışlanmaya, uyumsuzluk algısına ve nihayetinde çocukta depresif süreçlere yol açabilir. Çocuğun enerjisini ve yeteneklerini doğru yönlendirmek için şu yöntemler izlenebilir:

  • Yaratıcı Alanlara Yönlendirme: Futbol, dans, resim veya müzik gibi ilgi alanları disiplin sağlar.
  • Etkin Rol Verme: Oyunlarda ve grup aktivitelerinde sorumluluk verilerek çocuğun ilgisi canlı tutulmalıdır.
  • Olumlu Yaklaşım: Çocuğun davranışlarını isteyerek yapmadığı bilinciyle, cezalandırıcı değil, uzlaşmacı bir üslup benimsenmelidir.

Eğitim Hayatında Destekleyici Stratejiler

DEHB tanısı alan çocukların planlama ve uygulama becerilerini geliştirmek için yapılandırılmış bir desteğe ihtiyaçları vardır. Ders çalışma düzeninde şu noktalar dikkate alınmalıdır:

StratejiUygulama Biçimi
Çalışma SüreleriKısa süreli oturumlar ve sık tekrarlar şeklinde planlanmalıdır.
Dinlenme AralarıDirenç geliştirmemesi için aralar biraz daha uzun tutulabilir.
MotivasyonKıyaslamadan kaçınılmalı, performans odaklı teşvik edici konuşmalar yapılmalıdır.
Bireysel DestekKalabalık gruplar yerine özel ders veya sevdiği bir figürden destek alması verimi artırır.

Okulda Öğretmenlerin Rolü ve Sınıf İçi Düzenlemeler

Öğretmenlerin sergileyeceği hoşgörülü ve tahammüllü tutum, çocuğun okula aidiyetini güçlendirir. Sınıf içerisinde uygulanabilecek bazı pratik yöntemler şunlardır:

  1. Oturma Düzeni: Çocuğu ön sıralara, derse ilgili arkadaşlarıyla birlikte oturtmak.
  2. Sık Uyaran Verme: Ders anlatırken sık sık göz teması kurmak ve dokunsal temaslarla dikkati tazelemek.
  3. Sorumluluk Paylaşımı: Tahtayı silmek veya yoklama almak gibi fiziksel hareket gerektiren görevler vermek.
  4. Katılımı Teşvik: Zorlayıcı olmayan sorularla derse dahil etmek ve özgüvenini desteklemek.

DEHB İlaç Tedavisi ve Doğru Bilinen Yanlışlar

DEHB tedavisinde kullanılan ilaçlar hakkında toplumda birçok yanlış inanış (mit) bulunmaktadır. Bu yanlış bilgiler, çocukların ihtiyaç duydukları tedaviden mahrum kalmasına neden olmaktadır.

İlaçlar Bağımlılık Yapar mı?

Sanılanın aksine, DEHB ilaçları bağımlılık yapmaz. Hatta araştırmalar, tedavi edilmeyen DEHB'li bireylerde madde bağımlılığı riskinin daha yüksek olduğunu göstermektedir. Bu durum, bireyin yönetemediği haz arayışı ve sosyal dışlanma ile baş etme mekanizması olarak maddeye yönelmesinden kaynaklanır.

Kırmızı Reçete ve Güvenlik

Kırmızı reçeteli olmaları bu ilaçların tehlikeli olduğu anlamına gelmez. Bu ilaçlar yaklaşık 70-80 yıldır kullanılan ve üzerinde en çok araştırma yapılmış tıbbi ürünlerdir. Gerektiğinde ara verilebilir (ilaç tatili) ve doktor kontrolünde güvenle kullanılabilir.

Fiziksel Gelişim ve Yan Etkiler

İlaçların fiziksel gelişimi durdurduğuna dair iddialar bilimsel gerçeklerle bağdaşmamaktadır. Ancak her ilaçta olduğu gibi bazı yan etkiler görülebilir. En sık rastlanan yan etkiler şunlardır:

  • İştahsızlık ve uykusuzluk
  • Hafif karın ağrısı veya bulantı
  • Baş ağrısı ve sinirlilik hali

Bu etkileri minimize etmek için doz ayarlaması; çocuğun yaşı, boyu, kilosu ve hastalığın şiddetine göre kademeli olarak yapılmalıdır.

Sonuç ve Uzman Görüşü

DEHB, zekâ geriliği değil, bir organizasyon ve odaklanma sorunudur. Bu çocukların zekâ seviyeleri en az akranları kadar iyidir; ancak düzensizlik bilgiyi kaçırmalarına neden olur. Erken tanı ve doğru tedavi ile bu süreç başarıyla yönetilebilir. Unutulmamalıdır ki; "hastalık yoktur, hasta vardır" prensibi gereği her çocuğun tedavi planı kişisel özelliklerine göre şekillendirilmelidir.

Psikiyatrist Uzman Dr. Zengibar Özarslan

Etiketler

Çocuk sağlığıDikkat eksikliği ile ilgili önerilerÇocuk ruh sağlığıDikkat eksikliğiHiperaktiviteHiperaktivite tedaviDikkat eksikliği tedaviDehb tedavisi olan bir hastalıktır

Yazar Hakkında

Dr. Öğr. Üyesi Zengibar Özarslan

Dr. Öğr. Üyesi Zengibar Özarslan

Öğretim Üyesi Dr. Zengibar Özarslan
Çocuk-Ergen-Yetişkin Psikiyatristi
İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi 2003 yılı mezunu olan Zengibar Özarslan, psikiyatri uzmanlığını İstanbul Vakıf Gureba Eğitim Hastanesi’nde tamamlamıştır. Rumeli Üniversitesi Öğretim Üyesi olan Psikiyatrist Dr. Zengibar Özarslan, Psikoloji lisans ve Klinik Psikoloji yüksek lisans bölümlerinde alan dersleri vermektedir. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.