Obezitede mortalite ve morbiditenin ana nedenleri
- Obezite; solunum bozuklukları, eklem dejenerasyonu, deri enfeksiyonları ve mide fıtığı gibi doğrudan fiziksel ve mekanik baskı kaynaklı hastalıklara yol açmaktadır.
- Vücuttaki aşırı yağ dokusu; Tip 2 diyabet, hipertansiyon, kalp damar hastalıkları ve karaciğer yağlanması gibi ciddi metabolik ve kronik sorunların gelişimini tetiklemektedir.
- Obezite kaynaklı diyabet ve hormonal bozukluklar kilo kaybıyla hızla iyileşme gösterirken, hipertansiyon ve safra kesesi sorunları gibi durumlar daha uzun süreli tedavi ve takip gerektirmektedir.

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Obezite ile İlişkili Risk Faktörleri ve Sınıflandırılması
Obez bireylerin karşı karşıya kaldığı sağlık riskleri üç temel grupta incelenmektedir. Bu risklerin bir kısmı doğrudan obezitenin kendisinden kaynaklanırken, bir kısmı obeziteye eşlik eden hastalıklardan meydana gelir. Üçüncü grup ise obezite ile doğrudan nedensel bir ilişkisi bulunmasa da, aşırı kilo nedeniyle kontrol altına alınamayan veya tedavi edilemeyen durumları kapsamaktadır.
Obezitenin Doğrudan Neden Olduğu Hastalıklar
Obezite, vücut sistemleri üzerinde mekanik ve fizyolojik baskı oluşturarak çeşitli hastalıkların birincil nedeni haline gelebilir. Bu durumlar, artmış yağ kitlesinin doğrudan bir sonucudur.
Obezite Hipovantilasyon Sendromu (Pickwick Sendromu)
Pickwick sendromu olarak da bilinen bu durum, doğrudan artmış yağ kitlesiyle ilişkilidir. Göğüs kafesini (toraks) çevreleyen yağ dokusunun kalınlaşması, göğüs duvarının esnekliğini (komplians) kısıtlar. Bu solunum bozukluğu; CO2 retansiyonuna, kronik respiratuar asidoza ve CO2 narkozuna yol açar. Sendromun en tipik bulgusu olan somnolans (uyuklama hali), hastaların araç kullanırken dahi uyuyakalmasına neden olarak toplumsal mortalite ve morbidite riskini artırır.
Dejeneratif Kemik Hastalıkları
Morbid obezitenin en sık görülen direkt sonucu dejeneratif kemik sorunlarıdır. Hastaların neredeyse tamamında, ağırlık binen eklemlerde osteoartrit semptomları gözlemlenir. 50-60 yaşlarına gelen bireylerde sakat bırakıcı bozukluklar gelişebilir. Ayrıca, protezlerin hızla deforme olması nedeniyle bu hastalarda yapay eklem replasmanı (protez cerrahisi) şansı oldukça düşüktür.
Deri Enfeksiyonları ve Hijyen Sorunları
Aşırı kilo, alt karın ve üst uyluk gibi bölgelerde sarkan deri kıvrımlarının oluşmasına neden olur. Bu kıvrımlarda gelişen kronik mantar enfeksiyonları, kötü kokuya ve ciddi sosyal adaptasyon güçlüklerine yol açmaktadır.
Hiatus Hernisi ve Stres İnkontinansı
Artan karın içi basıncı, hiatus hernisine (mide fıtığı) ve buna bağlı olarak gastroözofageal reflü semptomlarına neden olur. Benzer şekilde, obezite ve çoklu doğum (mültiparite) birleştiğinde stres inkontinansı (idrar kaçırma) riski artar. Şişmanlık nedeniyle cerrahlar genellikle bu durumu düzeltecek operasyonları gerçekleştirmekten kaçınırlar.
Obezite ile İlişkili Kronik Hastalıklar
Obezite, metabolik süreçleri etkileyerek birçok kronik hastalığın gelişimine zemin hazırlar. Bu hastalıkların seyri, kilo kaybı ile doğrudan ilişkilidir.
Tip 2 Diyabet ve İnsülin Direnci
Obezite ile Tip 2 diyabet arasında güçlü bir bağ vardır. Büyümüş yağ hücrelerinde insülin reseptör sayısının azalması, insülin direncine yol açar. Bu hastalarda kan şekerini kontrol etmek için çok yüksek dozlarda insülin gerekebilir. Bununla birlikte, obezite kaynaklı diyabet, juvenil (Tip 1) diyabete göre daha iyi bir prognoza sahiptir; böbrek hastalıkları ve körlük gibi komplikasyonlar daha az görülür. Kilo verildiğinde hastalık hızla olumlu tepki verir ve cerrahi müdahale sonrası insülin ihtiyacı genellikle ortadan kalkar.
Hipertansiyon ve Kardiyovasküler Riskler
Obez bireylerde orta dereceli hipertansiyon oldukça yaygındır ve bu durum aterosklerotik kalp hastalığı riskini artırır. Cinsiyet ve ırk faktörlerine göre hipertansiyon yaygınlığı şu şekildedir:
| Grup | Hipertansiyon Oranı |
|---|---|
| Zenci Kadınlar | %36 |
| Beyaz Kadınlar | %32 |
| Zenci Erkekler | %36 |
| Beyaz Erkekler | %39 |
Zayıflama sonrası kan basıncında düşüş görülse de, diyabet kadar hızlı bir iyileşme beklenmez. Diastolik basıncın normale dönmesi için 6 ay ile 1 yıl arasında bir süre ve fazla kiloların en az yarısının verilmesi gerekmektedir.
Kalp ve Damar Hastalıkları
Obezite; hipertansiyon, hiperlipidemi ve diyabet ile etkileşime girerek koroner kalp hastalıklarını tetikler. Süper obez hastalarda, kalp yükünün artmasına bağlı olarak konjestif kalp yetmezliği gelişebilir. 40 yaş altındaki morbid obez bireylerde angina, miyokard enfarktüsü ve ani ölüm riski daha yüksektir.
Tromboembolik Hastalıklar ve Safra Kesesi Sorunları
Obezite, venöz tromboembolizme yol açan önemli bir faktördür. Özellikle cerrahi müdahaleler sonrası pulmoner emboliye bağlı ani ölüm riski yüksektir. Ayrıca, safranın litojenisitesindeki artış nedeniyle morbid obezlerde kolelityaz (safra taşı) görülme sıklığı fazladır. Zayıflama ameliyatı olan hastaların yaklaşık %34'ünde safra kesesi sorunları tespit edilmektedir.
Karaciğer Yağlanması ve Endokrin Bozukluklar
Obezite ile ilişkili hepatik steatozis (karaciğer yağlanması); zamanla yağlı hepatite, fibrozise ve siroza dönüşebilir. Kadınlarda ise amenore, menometroraji ve hirsutizm (tüylenme) gibi endokrin bozukluklar görülebilir. Başarılı bir zayıflama süreci sonrası hormonal düzen ve doğurganlık genellikle geri kazanılır; ancak hirsutizm belirgin bir gerileme göstermez.



