Doktorsitesi.com

OBEZİTE HASTASIYIM HANGİ AMELİYATI OLMALIYIM?

Prof. Dr. Cemalettin Camcı
Prof. Dr. Cemalettin Camcı
12 Ekim 2017136 görüntülenme
Randevu Al
  • Obezite cerrahisinde yöntem seçimi sadece vücut kitle indeksine değil, hastanın yandaş hastalıklarına ve özellikle şeker hastalığı ile insülin direnci durumuna göre belirlenir.
  • Pankreasın insülin üretim kapasitesi belirleyici olup, rezervleri yeterli hastalarda tüp mide ameliyatı, rezervleri azalmış hastalarda ise bypass cerrahisi tercih edilmektedir.
  • Hangi cerrahi yöntem uygulanırsa uygulansın, kalıcı başarı için hastaların beslenme alışkanlıklarını değiştirmeleri ve aktif bir yaşam tarzını benimsemeleri zorunludur.
OBEZİTE HASTASIYIM HANGİ AMELİYATI OLMALIYIM?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Obezite cerrahisi süreci gündeme geldiğinde, hastaların ve uzmanların en sık karşılaştığı soru hangi yöntemin tercih edileceğidir. Bu sorunun yanıtlanabilmesi için yalnızca hastanın vücut kitle indeksinin bilinmesi yeterli değildir; aynı zamanda obeziteye eşlik eden yandaş hastalıkların da kapsamlı bir şekilde sorgulanması gerekir. Bu noktada en belirleyici faktörlerin başında şeker hastalığı ve insülin direnci gelmektedir.

Obezite Cerrahisinde Yöntem Belirleme Kriterleri

Amerika Birleşik Devletleri gibi ülkelerde, süperobez olarak nitelendirilen hasta gruplarında genellikle bypass cerrahisi öncelikli olarak uygulanmaktadır. Ancak ülkemizdeki obezite hastaları için yöntem seçimi konusu, cerrahlar arasında tam bir fikir birliği olmasa da belirli klinik kriterlere göre şekillenmektedir. Seçim aşamasında hastanın metabolik durumu ve pankreas rezervleri titizlikle incelenmektedir.

Diyabet Mekanizması ve İnsülin Direnci

Tıbbi adıyla diyabet, glukoz (şeker) metabolizmasındaki bozukluk nedeniyle şekerin hücreler tarafından kullanılamaması durumudur. Pankreas tarafından üretilen insülin hormonu, glukozun hücre içine girmesini sağlar. Diyabet iki temel şekilde görülür:

  • Tip I Diyabet: Pankreasta insülin yapımının hiç olmaması durumudur.
  • Tip II Diyabet: İnsülin üretimi vardır ancak hücresel düzeyde etki gösteremez (insülin direnci).

Pankreas Rezervine Göre Ameliyat Seçimi

Tip II diyabetin uzun süre devam ettiği ve pankreastaki insülin salgılayan hücrelerin ilaçlarla uyarılamadığı durumlarda dışarıdan insülin takviyesi gerekebilir. Bu durum, orijinal pankreastaki hormon üretiminin zayıflamasına veya durmasına yol açabilir. Cerrahi yöntem seçimi bu tabloya göre şu şekilde optimize edilir:

Pankreas DurumuTercih Edilen Cerrahi Yöntem
İnsülin üretiminin azalmadığı durumlarTüp Mide Ameliyatı (Fizyolojik yapıya daha yakın)
İnsülin üretim miktarının azaldığı durumlarBypass Cerrahisi

Ameliyat Sonrası Başarının Anahtarı: Yaşam Tarzı

Uygulanan cerrahi yöntemin türü ne olursa olsun, operasyonun başarısı hastanın hayat tarzını değiştirmesine doğrudan bağlıdır. Hastaların obeziteye neden olan eski alışkanlıklarına dönmemesi kritik bir öneme sahiptir.

Kalıcı sonuçlar elde etmek için beslenme düzenine dikkat edilmesi, aktif spor yapılması ve sedanter (hareketsiz) yaşamdan uzak durulması mühimdir. Unutulmamalıdır ki cerrahi bir araçtır; bu aracın etkinliğini koruyacak olan ise kişinin yeni ve sağlıklı yaşam disiplinidir.

Etiketler

Tüp mide ameliyatıBypass cerrahisiTüp mide ameliyatı hangi durumlarda uygulanır

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Cemalettin Camcı

Prof. Dr. Cemalettin Camcı

Prof. Dr. Cemalettin Camcı,1968 yılında doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde,1985 yılında başladığı tıp eğitimini başarıyla tamamlayarak, 1991 yılında tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise 1992-1998 yılları arası Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde yapmış ve Genel Cerrahi Uzmanı olmuştur. Uzmanlık eğitimi sırasında Norveç Hükümeti ile Türk Hükümeti arasındaki Kültürel Değişim Anlaşması çerçevesinde verilen bursu kazanarak Norveç’in tek transplantasyon merkezi olan Rikshospitalet-Oslo’da 1995 yılında 4 ay süreyle çalışmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.