Doktorsitesi.com

Obezite: Çağımızın hastalığı…

Prof. Dr. Atilla Çökmez
Prof. Dr. Atilla Çökmez
30 Eylül 2016240 görüntülenme
Randevu Al
Obezite: Çağımızın hastalığı…
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Geçmişten Günümüze Obezite Salgını ve Genetik Miras

Binlerce yıl önce avcılıkla yaşamını sürdüren atalarımız, kıtlık riskine karşı hayatta kalabilmek adına enerji depolayan tasarruf genleri geliştirmişlerdir. Ancak bu genetik miras, günümüzde yapay şeker ve karbonhidrat ağırlıklı beslenme alışkanlıkları ile sedanter (hareketsiz) yaşam tarzının birleşmesi sonucu küresel bir obezite salgınına zemin hazırlamıştır.

Dünyada ve Türkiye’de Obezite İstatistikleri

Güncel veriler ışığında dünya genelinde yaklaşık 200 milyon erkek ve 300 milyon kadın obezite ile mücadele etmektedir. Her yıl dünya nüfusuna ortalama 4,5 milyon yeni obez birey eklenmektedir. Coğrafi bölgelere göre obezite yaygınlığı şu şekildedir:

BölgeObezite Oranı
Amerika Kıtası%27 (En Yüksek)
Güney Doğu Asya%5 (En Düşük)
TürkiyeYaklaşık %25

Araştırmalar, obezitenin kalp hastalıkları ve diyabet gibi ciddi sağlık sorunlarını beraberinde getirerek yaşam süresini anlamlı derecede kısalttığını kanıtlamıştır.

Obezite Cerrahisinin Tarihçesi ve Gelişimi

Obezitenin cerrahi yöntemlerle kalıcı olarak tedavi edilebileceği fikri, yaklaşık 60 yıl önce ortaya çıkmıştır. Farklı tıbbi nedenlerle mide veya bağırsak operasyonu geçiren hastalarda gözlemlenen kilo kayıpları, bu cerrahi disiplinin temelini oluşturmuştur. Yıllar içinde geliştirilen bu yöntemler, günümüzde modern tıbbın vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir.

Güncel Obezite Cerrahisi Yöntemleri

Modern obezite cerrahisinde uygulanan girişimler temel olarak üç ana kategoride toplanmaktadır:

  1. Mide volümünü (hacmini) küçülten girişimler.
  2. Gıda emilimini azaltmaya yönelik müdahaleler.
  3. Hacim küçültme ve emilim azaltmayı birleştiren kombine yöntemler.

En Çok Tercih Edilen Yöntem: Tüp Mide (Sleeve Gastrektomi)

Günümüzde uygulanması en kolay ve komplikasyon oranı en düşük yöntem olarak kabul edilen sleeve gastrektomi, daha yaygın adıyla tüp mide ameliyatıdır. Bu işlem, mide hacmini küçültmeye yönelik bir girişimdir ve gıda emilimini bozmaz.

Tüp mide ameliyatının temel özellikleri şunlardır:

  • Midenin yaklaşık %80’lik bölümü cerrahi olarak çıkarılır.
  • Açlık hissini yöneten ghrelin hormonunun salgılandığı bölgenin %60'ı uzaklaştırıldığı için iştah azalır.
  • Uzun dönemde kilo geri alımı yaşanması durumunda, yeniden tüp mide veya emilim azaltıcı işlemlere dönüştürülmesi oldukça kolaydır.

Operasyon Sürecinde Merkez Seçiminin Önemi

Başta tüp mide olmak üzere tüm obezite cerrahisi işlemleri, ciddi komplikasyon riski taşıyabilen operasyonlardır. Bu risklerin minimize edilmesi için ameliyatların mutlaka teknolojik donanımı ve cerrahi tecrübesi yeterli merkezlerde gerçekleştirilmesi kritik bir öneme sahiptir.

Obezite ve cerrahi tedavi süreçleri hakkında daha detaylı bilgiye, başkanlığını yürüttüğüm İzmir Obezite Merkezi üzerinden ulaşabilirsiniz.

Etiketler

Obezite tedavisiObezite ameliyatıObezite tedavi yöntemleriObeziteden kurtulmakObezite tanısıObezitenin oluşumuObezite etkenleri

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Atilla Çökmez

Prof. Dr. Atilla Çökmez

Prof. Dr. Atilla ÇÖKMEZ, 1963 yılında Kerkük'te doğmuştur. Lisans öncesi eğitimini İzmir'de tamamlamıştır. Tıp eğitimini 1986 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinde almış olup, ihtisasını ise yine Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Bilim Dalı’nda Genel Cerrahi üzerine yapan Prof. Dr. Atilla ÇÖKMEZ, 1992 yılında uzman ünvanı almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.