Doktorsitesi.com

Meme kanseri düşünceler

Prof. Dr. Tarık Akçal
Prof. Dr. Tarık Akçal
30 Ocak 2020140 görüntülenme
Randevu Al
Meme kanseri düşünceler
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Meme Kanseri Nedir? Temel Tanım ve Yaygınlık

Meme kanseri, meme dokusundaki hücrelerin kontrolsüz bir şekilde çoğalarak sınır tanımaksızın gelişmesi ve neticede bir habis tümör kitlesi oluşturmasıdır. Kadınlarda en sık görülen tümör türü olan bu hastalığın kesin sebebi henüz tam olarak bilinmemekle birlikte, kansere bağlı ölümlerde ikinci sırada yer almaktadır.

İstatistiksel veriler, meme kanseri görülme oranının yıllar içinde ciddi bir artış gösterdiğini kanıtlamaktadır. 1950’li yıllarda her 20 kadından birinde görülen bu hastalık, günümüzde her 8-9 kadından birinin hayatı boyunca meme kanseriyle karşılaşacağı gerçeğini ortaya koymaktadır. Örneğin, 2010 yılında Amerika’da 215.000 yeni vaka teşhis edilmiş ve yaklaşık 45.000 hasta bu hastalık nedeniyle hayatını kaybetmiştir.

Meme Kanseri İçin Yüksek Risk Grupları

Belirli faktörler, bireylerin meme kanserine yakalanma riskini artırmaktadır. Risk faktörlerini şu şekilde sıralamak mümkündür:

  • Genetik Yatkınlık: Ailesinde (anne, kız kardeş, teyze, kız evlat) meme kanseri öyküsü bulunanlar.
  • Kişisel Geçmiş: Daha önce meme kanseri tedavisi görmüş olanlar.
  • Hormonal Faktörler: Adet görmeye erken yaşta başlayanlar veya menopoza geç girenler.
  • Üreme Geçmişi: İlk doğumunu 30 yaşından sonra yapanlar, hiç doğum yapmayanlar ve bebeğini emzirmeyenler.
  • Yaşam Tarzı ve Beslenme: Uzun süreli hormon tedavisi alanlar, doymuş yağ oranı yüksek (Batı tipi) beslenenler ve obezite sorunu olanlar.
  • Zararlı Alışkanlıklar: Sigara ve alkol kullananlar.

Erken Tanının Hayati Önemi ve Tarama Yöntemleri

Meme kanserinde erken teşhis, hayatta kalma oranlarını dramatik şekilde artırır. Erken evrede saptanan vakalarda 5 yıllık sağ kalım oranı %96 seviyesindedir. Erken tanı için kullanılan temel tarama yöntemleri şunlardır:

  1. Kendi Kendine Meme Muayenesi: 20 yaşından itibaren her ay, adet bitiminden sonra düzenli olarak yapılmalıdır.
  2. Klinik Meme Muayenesi: Şikayeti olmayan kadınlarda 20-40 yaş arası 3 yılda bir, 40 yaşından sonra ise her yıl uzman bir hekim tarafından yapılmalıdır.
  3. Mamografi: Düşük doz radyasyon içeren bu yöntem, kitleyi elle hissedilmeden 2 yıl önce saptayabilir. Amerikan Kanser Cemiyeti, 40 yaşından sonra her yıl düzenli mamografi önermektedir.
  4. Ultrasonografi (US) ve MR: Özellikle yoğun meme dokusuna sahip genç kadınlarda ve şüpheli durumların ayırıcı tanısında bu yöntemlerden yararlanılır.

Meme Kanseri Tanı Araçları ve Biyopsi Türleri

Kesin tanı koymak ve kitlenin karakterini belirlemek için çeşitli tıbbi araçlar ve biyopsi yöntemleri kullanılır. Görüntüleme yöntemleriyle saptanan şüpheli alanlar, biyopsi ile incelenir.

Biyopsi YöntemiÖzellikleri
İnce İğne Aspirasyon (İİAB)Enjektörle yapılan, hızlı sonuç veren basit bir yöntemdir.
Tru-cut (Kalın İğne) BiyopsiÖzel bir iğne ve bölgesel anestezi ile yapılır; doğruluk oranı yüksektir.
Cerrahi BiyopsiKitlenin tamamının hastane ortamında çıkarılması işlemidir.
Tel Rehberliğinde BiyopsiElle muayenede saptanamayan kitlelerin tel yardımıyla işaretlenip çıkarılmasıdır.
ROLL TekniğiRadyonüklit madde enjekte edilerek şüpheli alanın gama prob ile bulunup çıkarılmasıdır.

Güncel Tedavi Yaklaşımları: Cerrahi, Kemoterapi ve Radyoterapi

Meme kanseri tedavisi; cerrahi, kemoterapi, radyoterapi ve immünoterapi olmak üzere dört ana koldan yürütülür. Tedavi planı, multidisipliner bir yaklaşımla (cerrah, onkolog, radyolog, patolog) belirlenmelidir.

Cerrahi Müdahale Seçenekleri

  • Meme Koruyucu Ameliyat: Tümörün etrafındaki az miktarda sağlam dokuyla alınmasıdır. Amacı kozmetik görünümü korumaktır. Bu yöntemin uygulanabilmesi için ameliyat sonrası radyoterapi imkanının bulunması şarttır.
  • Mastektomi: Kanserli dokuyla birlikte memenin tamamının alınmasıdır. Gerektiğinde koltuk altı lenf bezleri de bu işleme dahil edilebilir.

Koltuk Altı Lenf Bezleri ve Sentinel Biyopsi

Kanser yayılımını kontrol etmek için Sentinel Lenf Bezi Biyopsisi kritik öneme sahiptir. Eğer ilk lenf bezinde (sentinel) kanser yoksa, koltuk altındaki diğer bezlerin alınmasına gerek kalmaz. Bu yaklaşım, ameliyat sonrası kolda oluşabilecek lenfödem (kol şişmesi) riskini minimize eder.

Kemoterapi ve Radyoterapi

Kemoterapi, kanser hücrelerini yok etmek ve nüksü önlemek için uygulanan ilaç tedavisidir. Ameliyat öncesi (neoadjuvant) veya sonrası uygulanabilir. Radyoterapi ise yüksek enerjili x-ışınları ile bölgesel kontrol sağlar ve genellikle 5-7 hafta sürer.

Uzman Görüşü: Türkiye'de Meme Kanseri Cerrahisi

Prof. Dr. Tarık Akçal'ın vurguladığı üzere, son 20 yılda meme kanseri cerrahisinde büyük bir dönüşüm yaşanmıştır. Günümüzde vakaların %70-80'inde meme koruyucu cerrahi uygulanabilmektedir. Bu yöntem, kadının psikolojik sağlığı ve yaşam kalitesi açısından hayati önem taşır.

Türkiye'de modern tedavi yöntemlerine ve tarama araçlarına erişim özellikle büyük şehirlerde oldukça yüksektir. Ancak erken teşhisin başarısı için toplum bilincinin artırılması, alternatif tıp adı altındaki yanıltıcı yöntemlerden uzak durulması ve Sağlık Bakanlığı koordinasyonunda sistematik tarama programlarının yaygınlaştırılması gerekmektedir.

Etiketler

Meme kanseri tedavisiMeme kanserimeme kanseri sohbeti

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Tarık Akçal

Prof. Dr. Tarık Akçal

Prof. Dr. Tarık AKÇAL İzmir'de doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1969 yılında başarıyla tamamlayarak tıp doktoru unvanı almış, aynı yıl ''Cerrahpaşa Genel Cerrahi Kliniği'ne Asistan olarak görevr başlamış ve 1974 yılında ''Uzman Doktor'' 1980 yılında ''Doçent Doktor'' 1988 yılında ise, ''Profesör Doktor'' unvanları ile görev almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.