Doktorsitesi.com

Safra Kesesi Taşları: Riskin boyutu

Prof. Dr. Atilla Çökmez
Prof. Dr. Atilla Çökmez
10 Kasım 2016812 görüntülenme
Randevu Al
Safra Kesesi Taşları: Riskin boyutu
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Safra Kesesi Nedir ve Vücuttaki Görevi Nelerdir?

Safra kesesi, karaciğerin hemen altında, karnın sağ üst bölgesinde konumlanmış, yaklaşık 50 ml hacme sahip armut biçiminde bir organdır. Temel görevi, karaciğer tarafından üretilen ve safra kanalları aracılığıyla on iki parmak bağırsağına iletilen safrayı depolamaktır. Karaciğerde üretilen bu safra, özellikle yağlı yiyeceklerin sindirimi aşamasında kritik bir rol oynamaktadır.

Safra Kesesi Taşı Neden Oluşur?

Safranın içeriğinde meydana gelen bazı yapısal değişiklikler, sıvı içerisindeki maddelerin kristalleşmesine yol açar. Bu kristalleşme süreci zamanla ilerleyerek safra kesesi taşlarının oluşumuna zemin hazırlar. Safra içeriğindeki dengesizlikler, sindirim sisteminin işleyişini doğrudan etkileyen bu taş oluşumunun temel nedenidir.

Safra Kesesi Taşlarının Görülme Sıklığı ve Belirtileri

Safra kesesi taşlarının görülme oranı yaşın ilerlemesiyle birlikte artış göstermektedir. İstatistiksel olarak kadınlarda daha sık rastlansa da toplumdaki her 10 kişiden biri hayatı boyunca bu sorunla karşılaşmaktadır. Hastaların yaklaşık %60’ında herhangi bir şikayet görülmez ve taşlar genellikle başka bir sağlık sorunu için yapılan tetkikler sırasında tesadüfen saptanır.

Safra kesesi taşlarının neden olduğu basit şikayetler şunlardır:

  • Özellikle yemeklerden sonra karnın sağ üst kısmında oluşan ve sırta vuran ağrı,
  • Sindirim güçlüğü ve hazımsızlık,
  • Sık tekrarlayan ve bolca seyreden geğirme hissi.

Safra Kesesi Taşlarının Yol Açtığı Ciddi Komplikasyonlar

Taşların safra kesesi kanalını tıkaması, hastanede yatış gerektirebilecek kadar ciddi klinik tablolar oluşturabilir. Bu durumlar arasında biliyer kolik ve akut kolesistit (safra kesesi iltihabı) en yaygın olanlarıdır. Biliyer kolik genellikle ilaç tedavisiyle kontrol altına alınabilirken, akut kolesistit vakalarında acil cerrahi müdahale gerekebilmektedir.

Taşların ana safra kanalına düşmesi durumunda ise çok daha riskli tablolar ortaya çıkar:

KomplikasyonTanım ve Müdahale Süreci
SarılıkSafra yolundaki taşların temizlenmesi için ameliyat öncesi ERCP (endoskopik işlem) gerektirir.
Pankreas İltihabıPankreatit olarak adlandırılan bu durum, hayati risk taşıyan oldukça ciddi bir tablodur.

Safra Kesesi Ameliyatı ve Tedavi Yöntemleri

Safra kesesinde taş saptandığında, hastanın ameliyat için ciddi bir engeli bulunmuyorsa, şikayeti olsun ya da olmasın safra kesesinin ameliyatla çıkarılması önerilir. Bu yaklaşım, ileride oluşabilecek hayati risklerin önlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır.

Günümüzde safra kesesi ameliyatları laparoskopik (kapalı) yöntemle konforlu bir şekilde gerçekleştirilmektedir. Laparoskopik cerrahinin en büyük avantajı, hastaların ameliyat sonrasında günlük yaşamlarına oldukça kısa bir süre içerisinde dönebilmelerine imkan tanımasıdır.

Etiketler

Safra kesesi ameliyatıSafra kesesi taşı tedavisiSafra kesesi taşlarının daha riskli olduğu hastalar var mıdırSafra kesesi taşları neden olurSafra kesesi taşlarının tanısı

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Atilla Çökmez

Prof. Dr. Atilla Çökmez

Prof. Dr. Atilla ÇÖKMEZ, 1963 yılında Kerkük'te doğmuştur. Lisans öncesi eğitimini İzmir'de tamamlamıştır. Tıp eğitimini 1986 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinde almış olup, ihtisasını ise yine Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Bilim Dalı’nda Genel Cerrahi üzerine yapan Prof. Dr. Atilla ÇÖKMEZ, 1992 yılında uzman ünvanı almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.