MYOMA UTERİ (MYOM)
- Myomlar, rahmin düz kas tabakasından köken alan, gelişimi seks hormonlarıyla ilişkili olan ve kadınlarda oldukça sık rastlanan iyi huylu tümörlerdir.
- Yerleşim yerlerine göre altı farklı gruba ayrılan bu yapılar; aşırı kanama, ağrı, çevre organlara baskı ve kısırlık gibi çeşitli belirtilere yol açabilir.
- Tanısı genellikle ultrasonografi ile konulan myomlar, hastanın durumuna ve çocuk istemine bağlı olarak cerrahi yöntemlerle veya ilaçla tedavi edilebilir.

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Myom Nedir?
Myom, rahmin düz kas tabakasından köken alan ve fibröz bağ dokusu elemanlarını da bünyesinde barındıran iyi huylu (benign) bir tümördür. Sınırları belirgin ve düzenli bir yapıya sahip olan bu oluşumlar, kadınlarda rahimde en sık gözlenen iyi huylu tümör türü olarak öne çıkar. İstatistiksel verilere göre, her 2 ila 4 kadından birinde myom saptanmaktadır.
Bu tümörler rahimde büyümeye yol açabilir ve yapısal olarak farklılık gösterebilirler. Bazı myomlar kalsifik dejenerasyon nedeniyle sert ve taş gibi bir yapıdayken, bazıları kistik dejenerasyon sonucu yumuşak bir kıvamda olabilir. Myomların en dikkat çekici özelliklerinden biri, ergenlik (puberte) öncesinde görülmemeleri ve menopoz sonrası dönemde küçülme eğilimi göstermeleridir.
Myomların bu karakteristik özellikleri, gelişimlerinin seks hormonları ile doğrudan ilişkili olduğunu kanıtlamaktadır. Yapılan araştırmalar, myomların rahim düz kasına oranla daha fazla progesteron reseptörü içerdiğini ortaya koymuştur. Bu bağlamda, hem östrojen hem de progesteron hormonları myom gelişimi üzerinde etkili olsa da, özellikle progesteronun myomlarda büyümeye neden olduğu bilinmektedir.
Yerleşim Yerlerine Göre Myom Çeşitleri
Myomlar, rahim duvarındaki yerleşim bölgelerine göre altı ana grupta sınıflandırılmaktadır:
- İntramural Myomlar: Rahim duvar kasının orta kısmında konumlanan myomlardır.
- Submüköz Myomlar: Rahim duvar kasının iç kısmına yerleşen ve rahim içi boşluğa (kavite) doğru büyüme gösteren türlerdir.
- Subseröz Myomlar: Rahim duvar kasının dış kısmına yerleşen ve rahme dışarıdan bakıldığında fark edilebilen myomlardır.
- İntraligamenter Myomlar: Rahmi yerinde tutan güçlü bağların (ligamentlerin) içerisinde gelişim gösterirler.
- Vajene Doğmuş Myomlar: Rahim iç boşluğundan başlayıp bir sap vasıtasıyla vajina içine doğru sarkan myomlardır.
- Parazit Myom: Rahim dış duvarından saplı bir şekilde çıkan, zamanla ana yapıdan ayrılarak batın içi organlara tutunan ve oradan beslenen (kanlanan) myom türüdür.
Myomun Genetik ve Ailesel Geçişle İlişkisi
Bilimsel veriler, myomların düz kas hücrelerindeki somatik mutasyonlar sonucunda geliştiğini göstermektedir. Özellikle 12. ve 14. kromozomlardaki translokasyonlar (yer değiştirmeler) ile 6. ve 7. kromozomlardaki delesyonlar (silinme) ve anomaliler myom oluşumunda kritik rol oynar.
Ailesel yatkınlık da bu süreçte önemli bir faktördür. Myom tanısı alan kadınların birinci derece yakınları incelendiğinde, bu kişilerin yaklaşık %40'ında myoma uteri saptanmaktadır.
Myom ve Gebelik Süreci
Gebelik döneminde myomların davranışı, içerdikleri reseptör oranlarına bağlı olarak değişkenlik gösterir. Gebelik ve myom ilişkisi şu şekilde özetlenebilir:
- Hastaların yarısında (%50) gebelik boyunca myom boyutunda herhangi bir değişiklik izlenmez.
- Hastaların dörtte birinde (%25) myomlar hızla büyüme gösterir.
- Geri kalan dörtte birinde (%25) ise izafi bir küçülme gözlemlenir.
Önemli bir not olarak; yapılan araştırmalar sonucunda doğum kontrol hapı kullanımı ile myom oluşumu veya büyümesi arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır.
Myom Belirtileri Nelerdir?
Her ne kadar bazı myomlar belirti vermese de, birçok hastada yaşam kalitesini etkileyen şu şikayetler görülmektedir:
- Kanama: En sık görülen belirtidir. Özellikle submüköz myomlar, adet kanamalarının süresinin uzamasına ve miktarının artmasına neden olur.
- Ağrı: Myomlar kronik pelvik (kasık) ağrılarına yol açabilmektedir.
- Bası Şikayetleri: Büyüyen myomlar çevre organlara baskı yaparak farklı semptomlar oluşturabilir.
- İnfertilite (Kısırlık): Özellikle rahim içi (intrakaviter) ve submüköz yerleşimli myomlar, embriyonun rahim duvarına tutunmasını zorlaştırarak kısırlığa neden olabilir.
Çevre Organlara Bası Etkileri
| Etkilenen Organ | Oluşan Şikayet |
|---|---|
| Üreter (İdrar Yolu) | Böbrek süzme yollarında genişleme (dilatasyon) |
| Mesane (İdrar Kesesi) | Sık idrara çıkma (pollaküri) ve yanma (dizüri) |
| Rektum | Kabızlık (konstipasyon) |
Tanı ve Teşhis Yöntemleri
Pelvik muayene ve klinik bulgular ışığında myom şüphesi oluşan hastalarda tanı için en yaygın kullanılan yöntem ultrasonografik değerlendirmedir. Bu işlem karından (abdominal) veya hazne yoluyla (transvajinal) gerçekleştirilebilir. Daha detaylı inceleme gereken durumlarda, myomların sayısını ve tam yerleşimini belirlemek amacıyla Magnetik Rezonans (MR) yöntemine de başvurulabilmektedir.
Myom Tedavi Seçenekleri
Myom tedavisi, hastanın yaşına, şikayetlerine ve çocuk istemine göre cerrahi veya medikal olarak planlanır.
1. Cerrahi Tedavi Yöntemleri
- Laparotomi: Karın ön duvarına açılan küçük bir kesi ile rahme ulaşılarak myomun çıkarılmasıdır.
- Histeroskopik Rezeksiyon: Vajinal yoldan kamera ile rahim içine girilerek özellikle submüköz myomların temizlenmesidir.
- Laparoskopi: Karından açılan 2-3 küçük delikten özel aletlerle girilerek yapılan kapalı ameliyat yöntemidir.
- Histerektomi: Çok sayıda yaygın myomu olan ve çocuk istemini tamamlamış hastalarda rahmin tamamen alınması işlemidir.
2. Medikal Tedavi Yöntemleri
Seks hormonlarının kan düzeylerini değiştirerek myomlarda küçülme sağlamak amacıyla; GNRH analogları, GNRH antagonistleri, Danazol, RIA (hormonlu spiral) ve Mifepriston gibi ilaçlar kullanılabilmektedir.
40 yaş altındaki ve çocuk sahibi olmak isteyen hastalarda myomun cerrahi olarak çıkarılması en uygun seçenektir. Ancak unutulmamalıdır ki, myom çıkarılması operasyonu sonrası tekrar oluşma riski %15 ile %45 arasındadır.


