Model Alma Ve Model Olma da Ebeveynlerin Etkisi
- John Locke'un Tabula Rasa kuramına göre insan zihni doğuştan boş bir levhadır ve tüm bilgiler sonradan deneyimlerle şekillenir.
- Çocuklar, eleştirel süzgeçleri gelişmediği için ebeveynlerinin davranışlarını ve tutumlarını sorgulamadan doğrudan bilinçaltına kaydederler.
- Ebeveynlerin sergilediği hem olumlu hem de olumsuz davranış modelleri, ilerleyen yaşlarda bireyler tarafından otomatik olarak kopyalanarak uygulanır.

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
John Locke ve Tabula Rasa: İnsan Zihni Boş Bir Levha mıdır?
İngiliz düşünür, filozof ve psikoloji kuramcısı John Locke, insan zihnini doğuştan gelen hiçbir bilgi barındırmayan boş bir levhaya (Tabula Rasa) benzetir. Locke'un teorisine göre, insan dünyaya bilgiyle gelmez; tüm düşünceler ve bilgiler doğumdan sonraki algılama süreciyle şekillenmeye başlar. Psikoloji alanında yapılan pek çok çalışma ve deney, bu kuramın doğruluğunu destekler niteliktedir.
Boş levha kuramı, beraberinde şu temel düşünceyi getirir: Bir bireyin zihnine doğumundan itibaren hangi kavramları, olguları ve olayları yansıtırsanız, o levhada göreceğiniz sonuç da tam olarak budur. Halk arasında sıkça kullanılan "ne ekersen onu biçersiniz" sözü, öğretilerin ve çevresel etkilerin bireye geri dönüşünü özetleyen en güçlü ifadelerden biridir.
Çocukluk Döneminde İlk Öğretmenler ve Çevresel Etki
Bir çocuğun dünyayı tanımaya başladığı ilk çevre; anne, baba, yakın akrabalar ve son yıllarda artan bir şekilde bakıcılar ile büyükanne ve büyükbabalardan oluşur. Çocuk için bu kişiler, hayatın ilk öğretmenleridir. Çocuk, olaylar karşısında nasıl tepki vereceğini, nasıl düşüneceğini ve hangi tavrı takınacağını doğrudan bu figürlerden öğrenir.
Buradaki en kritik nokta, bebeklik ve çocukluk döneminde bilgiyi yorumlama gücünün henüz gelişmemiş olmasıdır. Sunulan tüm bilgiler, davranışlar ve tutumlar; doğruluğu veya yanlışlığı tartılmadan doğrudan zihne kaydedilir. Bu kayıtlar, ileride ihtiyaç duyulduğunda kullanılmak üzere bilinçaltında saklanır.
Davranışların Kopyalanması: Video Kayıt Süreci
Çocuklar, aile içindeki tüm tavırları bir video alıcısı veya fotoğraf makinesi gibi titizlikle kaydederler. Çoğu zaman ne aile ne de çocuk bu sürecin farkındadır. Ancak ilerleyen yıllarda, hayatın farklı noktalarında bu "fotoğraflar" canlanır ve çocuk, farkında olmadan ebeveynlerini taklit etmeye başlar.
Bu kopyalama sürecine dair çarpıcı örnekler şunlardır:
- Ev Düzeni ve Alışkanlıklar: Bir bireyin yetişkinliğinde, çocukken annesinde eleştirdiği temizlik takıntılarını veya günlük rutinlerini (sabah camdan bakmak, esnafla sohbet etmek vb.) birebir uygulamaya başlaması.
- Mutfak Alışkanlıkları: Bir kadının böreği fırına sığmasına rağmen ikiye bölerek pişirmesi ve bunun nedenini sorguladığında, annesinin küçük fırını nedeniyle yaptığı bir uygulamayı kopyaladığını fark etmesi.
- Şiddet Döngüsü: Babasının annesine uyguladığı şiddetten nefret ederek büyüyen bir gencin, yetişkinliğinde benzer bir şiddet eğilimi göstermesi.
Bilinçaltı ve Ebeveyn Modelliğinin Önemi
Ergenlik döneminde pek çok genç, "Asla annem/babam gibi olmayacağım" diyerek yeminler eder. Ancak ani bir sıkıntı veya akıl yürütmenin devre dışı kaldığı stres anlarında, bireyin sergilediği ilk davranış genellikle 20-25 yıl önce ebeveyninden gördüğü davranışın aynısıdır. Şuuraltı, bu kalıpları istemsizce saklar ve bizler bilinçli davranmadığımız her an bu kodları tekrarlarız.
| Kavram | Açıklama |
|---|---|
| Tabula Rasa | Zihnin boş bir levha gibi deneyimle dolması. |
| Model Alma | Çocuğun ebeveyn davranışlarını koşulsuz kopyalaması. |
| Bilinçaltı Kaydı | Eleştirilmeyen bilgilerin ileride kullanılmak üzere saklanması. |
Sonuç: Doğru Model Olma Sorumluluğu
Anne ve babanın hal, tutum ve davranışları çocuklar tarafından koşulsuz olarak kopyalanır. Ancak her kopya, her zaman iyi bir örnek teşkil etmeyebilir. Çocuk için anne ve baba, dış dünyayı temsil eden en büyük figürlerdir. Bu nedenle, doğru bir model olmak ve temsil yeteneğini etik değerlerle birleştirmek, ebeveynlerin en temel görevidir.
Züleyha UYSAL
Psikolojik Danışman







