Doktorsitesi.com

ÇOCUKLARDA KARDEŞ KISKANÇLIĞI

Psk. Dan. Nur Dilşat Küçükoğlu
Psk. Dan. Nur Dilşat Küçükoğlu
20 Mayıs 2024146 görüntülenme
Randevu Al
Kıskançlık, sevilen kişinin başkasıyla paylaşılmasına katlanamamak olarak adlandırılabilir. İki ve daha fazla çocuklu ailelerde kardeş kıskançlığı ailelerin yakındığı bir durum olabiliyor.
ÇOCUKLARDA KARDEŞ KISKANÇLIĞI
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kardeş Kıskançlığı Nedir?

Kardeş kıskançlığı, sevilen bir kişinin bir başkasıyla paylaşılmasına katlanamama durumu olarak tanımlanmaktadır. İki veya daha fazla çocuklu ailelerde sıkça karşılaşılan bu durum, ebeveynlerin en çok yakındığı konuların başında gelir. Temelde kıskançlık; tıpkı öfke, üzüntü veya mutluluk gibi doğal ve normal bir duygu olarak kabul edilmelidir.

Eve yeni bir üyenin katılacağını öğrenen çocuk; anne ve babasının sevgisini, ilgisini ve kendisine ayırdığı zamanı kaybedeceği düşüncesiyle yoğun bir kaygı yaşayabilir. Özellikle anne, çocuğun yaşamındaki temel ihtiyaçlarını karşılayan en önemli varlık olduğu için bu süreçte kilit rol oynar. Burada çocuğun asıl kıskandığı kişi kardeşi değil, ebeveyninden gördüğü sevgi ve ilgi payıdır.

Yeni Bir Kardeş İçin Hazırlık Süreci

Anne ve babalar, ikinci veya üçüncü bir çocuğu dünyaya getirmeye karar vermeden önce hem kendilerinin hem de mevcut çocuklarının bu duruma hazır olup olmadığından emin olmalıdır. Bir çocuğun "kardeş istiyorum" demesi, onun psikolojik olarak bir kardeşe hazır olduğu anlamına gelmez.

Çocuklar genellikle kardeş kavramını tam olarak algılayamazlar. Onların beklentisi, ebeveyn ilgisini bölüşecek bir rakip değil, sadece bir oyun arkadaşıdır. Ayrıca çocukların istek ve arzularının oldukça değişken olduğu gerçeği de ebeveynler tarafından göz ardı edilmemelidir.

Cinsiyet ve Kardeş Algısı

Çocuğun cinsiyeti, yeni gelen kardeşe karşı geliştirdiği tutumu etkileyebilir. Eğer ilk çocuk erkek ise yeni gelen bebeğin kız olması durumunda, kız olduğu için daha çok sevileceği düşüncesine kapılabilir. İkinci çocuğun da erkek olması halinde ise çocuk, halihazırda kendisi varken neden yeni bir erkek çocuğa ihtiyaç duyulduğunu anlamlandıramayarak kafa karışıklığı yaşayabilir.

Kıskançlığın Dışa Vurumu ve Davranış Değişiklikleri

Kıskançlık her zaman açık bir tepki olarak ortaya çıkmaz. Bazı çocuklar yeni gelen kardeşe aşırı ilgi ve sevgi göstererek onu sürekli öpmeye veya kucağına almaya çalışabilir. Bu durum, aslında kıskançlığın içe atılan bir dışa vurumu olabilir. Çocuk, annesinin sevgisini kaybetmemek ve ondan uzaklaşmamak adına bu yöntemi geliştirebilir.

Yeni kardeşin eve gelişiyle birlikte yaşanan düzen değişiklikleri, çocukta ciddi uyum sorunlarına yol açabilir. Kendisini yalnız, dışlanmış ve sevgiden yoksun hisseden çocuk, kaybettiği ilgiyi geri kazanmak adına şu bebeklik davranışlarını sergileyebilir:

  • Tuvalet eğitimi almış olmasına rağmen tekrar bez bağlanmasını isteme
  • Biberonla beslenmeye dönme arzusu
  • Anneyi emme isteği
  • Bebekçe konuşma ve hırçın tavırlar

Ne Zaman Uzman Desteğine Başvurulmalıdır?

İlk çocuğun yeni gelen kardeşi belirli bir düzeyde kıskanması doğal bir süreçtir ve çocuğun bu duyguyla baş etmeyi öğrenmesi gelişiminin bir parçasıdır. Ancak bu durum, kardeşine zarar verme boyutuna ulaşmadığı sürece bir problem teşkil etmez. Aşağıdaki tabloda belirtilen durumlar gözlemlendiğinde bir uzman yardımı alınması önerilir:

DurumBelirti ve Davranışlar
Fiziksel ZararKardeşine sürekli olarak vurma veya canını yakma eğilimi
Sözel ŞiddetHakaret etme ve sürekli kötü sözler sarf etme
GerilemeUzun süreli ve ısrarcı devam eden bebeksi davranışlar
DüşmanlıkKardeşini bir aile üyesi değil, tamamen bir düşman olarak görme

Eğer bu belirtiler uzun süreli bir hal almışsa, sürecin sağlıklı yönetilmesi adına profesyonel bir destek almak kritik önem taşımaktadır.

Etiketler

ÇOCUKLARDA KARDEŞ KISKANÇLIĞIKardeş kıskançlığıKıskançlık

Yazar Hakkında

Psk. Dan. Nur Dilşat Küçükoğlu

Psk. Dan. Nur Dilşat Küçükoğlu

Nur Dilşat Küçükoğlu, lisans eğitimini İngilizce eğitim diliyle psikolojik danışmanlık ve
rehberlik bölümünde onur derecesiyle tamamlamıştır. Küçükoğlu lisans eğitiminin
ardından Familiy Enhancement & Play Therapy Center ve Filiz Çetin tarafından
verilen Association for Play Therapy'nin onayladığı Çocuk Merkezli Oyun Terapisi
eğitimini alarak oyun terapisti olarak çocuklarla çalışmaya başlamıştır. Kısa Süreli
Çözüm Odaklı Terapi, Bilişsel Davranışçı Terapi, Masal Terapisi, Sanat Terapisi
eğitimleri alarak danışmanlık sürecindeki yetkinliğini arttırmıştır. Psikolojik
değerlendirme ve dikkat testleri uygulayıcılığıyla kendi ofisinde çocuk, ergen ve
ebeveyn danışmanlığı dallarında hizmet vermektedir. Sosyal medya ve kişisel web
sitesinde çocuk psikolojisi ve kişisel gelişim alanlarında yazılar yazmaktadır.
Psikolojiyi ebeveynler ve çocukları için ulaşılabilir kılmayı hedefleyerek, önleyici ruh
sağlığını ön plana çıkaran atölyeler düzenlemekte ve içerik üretmeye devam
etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.