Doktorsitesi.com

MİYOM TEDAVİSİ

Prof. Dr. Mutlu Cihangiroğlu
Prof. Dr. Mutlu Cihangiroğlu
5 Mart 2024110 görüntülenme
Randevu Al
Miyom kadında en sık görülen iyi huylu urlardır, en sık 30-40 yaş arasındaki görülmekte olup kadınların ortalama 25% ila %50’sinde ortaya çıkmaktadır. Miyomlarda en önemli risk faktörleri hiç doğum yapmamış olmak, genetik yatkınlık, obezite ve siyah ırktır. Hormonların da miyomlar üzerinde etkisi bulunmaktadır. Miyomların en fazla görüldüğü dönem östrojen üretiminin yetersiz olduğu, yumurtlamanın bozulduğu menapozdan önceki 40 lı yaşlardır. Menapoz sonrası miyomlarda büyüme durur ve mevcut miyomların boyutlarında azalma olur. Çoğu miyom küçük boyutlarda herhangi bir şikayete sebep olmazken, boyut arttıkça miyomlar adetin uzun sürmesi, sık idrar yapma, kasık ağrısı yaparlar. Miyomlar adet süresinin uzamasına ve yoğunluğunun artışına yol açtıkları için kansızlık (anemi) gelişmesine neden olur. Myom ile kısırlık arasında da ilişki mevcut olup büyük boyutlu myomların önemli bir riski düşüklere yol açmasıdır. Tekrarlayan düşüklerde mutlaka miyom araştırılmalıdır. Myom tedavisi kısırlık tedavisi ile birlikte planlanabilir.
MİYOM TEDAVİSİ
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Miyom Tipleri ve Yerleşim Yerlerine Göre Sınıflandırma

Miyomlar, rahim içerisindeki yerleşim bölgelerine göre farklı isimler alırlar. Tedavi planlamasında miyomun konumu ve sayısı en kritik belirleyiciler arasında yer alır. Miyom tipleri şu şekilde kategorize edilir:

  • Subseröz Miyomlar: Rahme bir sapla veya geniş bir tabanla bağlı olup, rahim dışına doğru büyüme gösterirler.
  • İntramural Miyomlar: Rahim kas tabakasının (miyometrium) içinde yerleşmiş olan miyomlardır.
  • Submuköz Miyomlar: Rahmin en iç tabakasının hemen altına yerleşirler; rahim boşluğunu (kavite) doldurabilir ve servikse kadar uzanabilirler.

Çok sayıda miyomun bulunduğu vakalarda, hastanın yaşadığı şikayetlerin tam olarak hangi miyomdan kaynaklandığını tespit etmek güçleşebilmektedir. Bu nedenle yerleşim yerinin doğru analizi hayati önem taşır.

Miyom Tanısı Nasıl Konur? Görüntüleme Yöntemleri

Miyom tanısında kullanılan temel ve ilk görüntüleme yöntemi ultrasonografidir. Ultrason ile miyomların sayısı ve yerleşimi kolaylıkla saptanabilir. Zamanla büyüyen miyomlarda kireçlenme, kanama veya kistleşme gibi yapısal değişiklikler görülebilir; bu durum miyom dejenerasyonu olarak adlandırılır.

Manyetik Rezonans (MR) Görüntülemenin Önemi

Miyomların yerleşimini ve yaygınlığını belirlemede en yüksek doğruluk oranına sahip yöntem Manyetik Rezonans (MR) incelemesidir. Özellikle miyom tedavisi seçenekleri değerlendirilirken kontrastlı alt karın MR'ı çekilmesi önerilir. MR görüntülemenin avantajları şunlardır:

  • Miyom sayısı ultrasona göre çok daha hassas şekilde tanımlanır.
  • Üç farklı düzlemde görüntü alınabildiği için saplı miyomlar ve submukozal miyomların endometrium ile ilişkisi netleşir.
  • Dejenerasyon süreçleri yüksek doğrulukla izlenir.
  • Miyom embolizasyonu adayları için tedavi planlamasının hatasız yapılmasını sağlar.

Hamilelik ve Miyom İlişkisi

Miyomlar genellikle gebeliği yüksek riskli hale getirmezler; ancak boyut ve yerleşimlerine bağlı olarak hamile kalmayı zorlaştırabilirler. Özellikle submuköz miyomlar, rahim iç tabakasında yer aldıkları için embriyonun gelişimini engelleyebilirler.

Gebelikte en sık karşılaşılan şikayet, birinci ve ikinci trimester arasında görülen pelvik ağrıdır. Bu ağrılar genellikle ağrı kesicilerle kontrol altına alınır. Ancak tekrarlayan düşük öyküsü olan hastalarda miyomların cerrahi olarak çıkarılması gerekebilir.

Ameliyatsız Tedavi: Miyom Embolizasyonu

Miyom embolizasyonu, 2000'li yıllardan itibaren dünya genelinde yaygınlaşan modern bir tedavi yöntemidir. Histerektomi (rahmin alınması) ve miyomektomi gibi cerrahi yöntemlere kıyasla daha kısa hastanede yatış ve hızlı iyileşme süreci sunar.

İşlemin Amacı ve Başarı Oranı

Bu yöntemde temel amaç, miyomu besleyen damarları tıkayarak kan akışını kesmektir. Beslenemeyen miyomlar küçülür ve hastanın şikayetleri ortadan kalkar. Klinik çalışmalar, hastaların %80-90'ında şikayetlerin tamamen geçtiğini veya belirgin şekilde azaldığını göstermektedir.

ÖzellikMiyom Embolizasyonu
Anestezi TürüLokal Anestezi
İşlem SüresiYaklaşık 1 Saat
Hastanede KalışGenellikle 1 Gün
Normal Hayata Dönüş5-7 Gün

Miyom Embolizasyonu Nasıl Uygulanır?

İşlem, girişimsel radyologlar tarafından anjiyografi cihazı eşliğinde gerçekleştirilir. Süreç şu adımları izler:

  1. Kasıktan ince bir kateterle giriş yapılarak rahmi besleyen atardamarlara ulaşılır.
  2. Miyomları besleyen damarlara tıkayıcı tanecikler (partiküller) verilir.
  3. Miyomlar rahim dokusuna göre daha fazla damar içerdiği için tanecikler öncelikle miyomlara yönlenir.
  4. Beslenmesi kesilen miyom dokusu ölür (nekroz) ve zamanla küçülür.
  5. Normal rahim dokusu diğer damarlardan beslenmeye devam ettiği için işlemden zarar görmez.

Tedavinin Etkinliği ve Bilimsel Veriler

  • Büyük Miyomlar: Yapılan çalışmalar, 10 cm'den büyük miyomlarda da embolizasyonun güvenli ve etkili olduğunu kanıtlamıştır (Kaynak: Cardiovasc Intervent Radiol 2015).
  • Cinsel Yaşam: Embolizasyon sonrası kadınların %78.8'inde cinsel hayatın iyileştiği, %90.2'sinde yaşam kalitesinin arttığı gözlenmiştir. Cerrahi yöntemlerin aksine vajinal kısalma veya kuruluk gibi riskler taşımaz.
  • Dış Gebelik: İlaç tedavisine dirençli dış gebelik vakalarında, rahmi koruyarak kanamayı durdurmada etkin bir alternatif olduğu gösterilmiştir.
  • Saplı Miyomlar: Güncel araştırmalar, rahim dışına uzanan dar saplı miyomlarda da embolizasyonun güvenle uygulanabileceğini ortaya koymuştur.

Önemli Not: Miyom embolizasyonu; rahmini korumak isteyen, ameliyat kesisi istemeyen ve hızlı iyileşme hedefleyen hastalar için ideal bir seçenektir. Tedavi kararı girişimsel radyologlar ve kadın doğum uzmanları tarafından multidisipliner bir yaklaşımla verilmelidir.

Etiketler

myom tedavisi

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Mutlu Cihangiroğlu

Prof. Dr. Mutlu Cihangiroğlu

Prof. Dr. Mutlu Cihangiroğlu, Çukurova Tıp Fakültesi'nde eğitimini tamamladıktan sonra mecburi hizmetini gerçekleştirmiştir. Askerlik hizmeti sırasında askeri hastanenin aktif ve motive acil hekimi olarak çalışmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.