Doktorsitesi.com

SAFRA YOLLARI TIKANIKLIĞININ TEDAVİSİ

Prof. Dr. Mutlu Cihangiroğlu
Prof. Dr. Mutlu Cihangiroğlu
20 Şubat 2024165 görüntülenme
Randevu Al
SAFRA YOLLARI TIKANIKLIĞININ TEDAVİSİ
SAFRA YOLLARI TIKANIKLIĞININ TEDAVİSİ
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Malign Safra Yolları Tıkanıklığı Nedir?

Malign safra yolları tıkanıklığı, safra yollarının içinden veya komşuluğundan gelişen tümörlerin, safranın karaciğerden bağırsaklara akışını engellemesi durumudur. Bu tabloya sıklıkla pankreas kanseri, kolanjiokarsinom (safra yolu kanseri) veya hepatosellüler kanser (karaciğer kanseri) neden olmaktadır. Ayrıca diğer organlardan karaciğere sıçrayan metastazlar veya tümöral yayılıma bağlı büyüyen lenf nodları da kanallara baskı yaparak tıkanıklığa yol açabilir.

Bu tıkanıklık, hastada karın sağ üst kadranda ağrı, halsizlik, idrar renginde koyulaşma ve gözlerde sararma gibi belirtilerle kendini gösterir. Klinik tabloda büyük abdest renginin açılması ve kan testlerinde bilirubin değerlerinin 2-3 mg/dL üzerine çıkması tipik bulgulardır. Yüksek bilirubin seviyeleri, hastanın kemoterapi veya diğer onkolojik tedavileri alabilmesinin önünde ciddi bir engel teşkil eder.

Tanı ve Değerlendirme Süreci

Sarılık şikayetiyle başvuran hastaların ilk basamak muayenesi genellikle ultrasonografi ile gerçekleştirilir. Bu inceleme sayesinde safra yollarındaki genişleme, kitle varlığı veya olası taşlar saptanır. İkinci basamakta ise tıkanıklığın doğasını (iyi huylu veya kötü huylu) belirlemek amacıyla MR ve MRCP (Manyetik Rezonans Kolanjiopankreatografi) tetkiklerine başvurulur.

MR çekilemeyen hastalarda alternatif olarak bilgisayarlı tomografi (BT) kullanılır. Tanıyı kesinleştirmek adına endoskopik ultrasonografi veya ince iğne biyopsisi gibi yöntemler de uygulanabilmektedir. Tüm bu bulgular ışığında, hastanın cerrahi müdahaleye (opere edilebilir) uygun olup olmadığına karar verilir.

Bismuth Sınıflandırmasına Göre Tedavi Yaklaşımları

Yüksek seviyeli tıkanıklıklarda, tedavi stratejisini belirlemek için Bismuth sınıflandırması kullanılır. Tümörün yayılımına göre uygulanan prosedürler şu şekildedir:

Tümör TipiTutulum BölgesiÖnerilen Tedavi Yaklaşımı
Tip 1Ana karaciğer safra yolu (Hiler tutulum yok)Tek drenaj kateteri ve tek stent yeterlidir.
Tip 2Safra yolları bileşkesi (Hilus) tutulumuAyrı kateterler veya çift taraflı "kissing" stent.
Tip 3İkincil safra yolları bileşkesi (Sağ veya sol)İki veya daha fazla drenaj kateteri gereklidir.
Tip 4Çift taraflı ikincil safra yolları yayılımıCerrahi şansı yoktur; mümkün olan tüm yollar drene edilir.

Girişimsel Radyoloji ve Perkütan Tedavi Yöntemleri

Malign safra yolları tedavisi, ağız yoluyla (endoskopik) veya doğrudan cilt üzerinden (perkütan) gerçekleştirilir. Endoskopik yöntemin başarısız olduğu veya geçmişte bağırsak/safra yolu ameliyatı geçirmiş hastalarda perkütan girişimler tercih edilir. Bu işlemler, ultrasonografi veya skopi eşliğinde yapılarak işlem süresi optimize edilir.

Perkütan girişimlerde sağ safra yolları için koltuk altı çizgisinden, sol safra yolları için ise göğüs kemiği altından giriş yapılır. Kolanjiografi ile tıkanıklık seviyesi belirlendikten sonra şu drenaj yöntemleri uygulanır:

  • İnternal-Eksternal Drenaj: Kateterin bir ucu bağırsakta, diğer ucu vücut dışındaki torbadadır; safra her iki yöne de akabilir.
  • Eksternal Drenaj: Tıkanıklık geçilemediğinde uygulanır; safra sadece vücut dışındaki torbaya alınır.
  • Metalik Stentleme: Yaşam süresi beklentisi uygun hastalarda, kateter çıkarılarak safranın tamamen bağırsaklara akması sağlanır.

İleri Girişimsel Teknikler

Cerrahi şansı olan hastalarda, ameliyat öncesi safra yollarının boşaltılması için genellikle eksternal drenaj tercih edilir. İnternal drenajın ameliyat riskini artırabilecek asendan kolanjit riski taşıması bu tercihteki en önemli etkendir. Ayrıca, büyük karaciğer lezyonlarında kalan dokunun büyümesini sağlamak amacıyla Portal Ven Embolizasyonu uygulanabilir.

Opere edilemeyen vakalarda ise yaşam kalitesini artırmak için palyatif girişimler ön plana çıkar. Bu kapsamda kullanılan kendinden genişleyebilen metalik stentler, plastik stentlere oranla daha uzun süre açıklık sağlar. Ayrıca, tümör yükünü azaltmak amacıyla lümen içinden uygulanan Radyofrekans Ablasyon (RFA) yöntemi de güncel tedavi seçenekleri arasındadır.

Riskler ve Komplikasyonlar

Her girişimsel işlemde olduğu gibi, perkütan bilier drenaj uygulamalarının da belirli riskleri bulunmaktadır. İşleme bağlı mortalite (ölüm) oranı %2 seviyesindeyken, müdahale gerektirebilen komplikasyon oranı yaklaşık %26'dır. En sık karşılaşılan komplikasyonlar arasında kanama, enfeksiyon, sepsis, peritonit ve safra kaçağı yer almaktadır.

Sonuç olarak, malign safra yolu tıkanıklıklarında girişimsel radyoloji birimleri tarafından uygulanan yöntemler hayat kurtarıcı niteliktedir. Bu prosedürler, hastanın yaşam süresini uzatırken aynı zamanda yaşam kalitesini de belirgin şekilde artırmaktadır.

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Mutlu Cihangiroğlu

Prof. Dr. Mutlu Cihangiroğlu

Prof. Dr. Mutlu Cihangiroğlu, Çukurova Tıp Fakültesi'nde eğitimini tamamladıktan sonra mecburi hizmetini gerçekleştirmiştir. Askerlik hizmeti sırasında askeri hastanenin aktif ve motive acil hekimi olarak çalışmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.