Doktorsitesi.com

Miyom!

Op. Dr. Ümmügülsüm Soytürk Koç
Op. Dr. Ümmügülsüm Soytürk Koç
2 Haziran 2015281 görüntülenme
Randevu Al
  • Rahim miyomları, östrojen hormonuna bağlı olarak büyüyen ve özellikle 35 yaş üzerindeki kadınlarda sıkça rastlanan iyi huylu tümörlerdir.
  • Yerleşim yerlerine göre farklılık gösteren bu yapılar; şiddetli kanama, kansızlık, karın ağrısı ve çevre organlara baskı gibi çeşitli semptomlara yol açabilir.
  • Teşhis sürecinde ultrason yaygın olarak kullanılsa da miyomların tam olarak haritalandırılması ve doğru tedavi planlaması için en güvenilir yöntem MR görüntülemedir.
Miyom!
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Rahim Miyomu Nedir?

Rahim miyomları, rahim dokusundan kaynaklanan ve çapları genellikle 1 ile 15 cm arasında değişiklik gösteren iyi huylu tümörlerdir. Tıp literatüründe bu oluşumlar; fibroid, leyomiyom, leyomiyomata veya fibromiyom gibi farklı isimlerle de anılabilmektedir. Kadın genital sisteminde en sık rastlanan tümör tipi olan miyomlar, özellikle 35 yaş üzerindeki her üç kadından birinde klinik olarak saptanabilecek boyutlara ulaşmaktadır.

Bazı araştırmacılar, çok küçük boyutlu olanlar da hesaba katıldığında, menopoz dönemine kadar hemen her kadında miyom oluştuğu görüşündedir. Çoğu vakada rahim içerisinde tek bir miyom yerine, sayısı bazen 50’nin üzerine çıkabilen çoklu miyom yapıları gözlemlenir. Bu yapıların gelişimi doğrudan hormonlarla ilişkilidir.

Östrojen hormonu, miyomların büyümesindeki temel faktördür. Bu nedenle miyomlar; üreme çağında ve hamilelik döneminde yaklaşık 2-3 kat büyüme eğilimi gösterirken, menopoz döneminde (dışarıdan hormon takviyesi alınmadığı sürece) genellikle küçülürler.

Rahim Miyomu Çeşitleri ve Yerleşim Yerleri

Miyomlar, rahim dokusundaki yerleşim bölgelerine göre üç ana gruba ayrılmaktadır. Yerleşim yeri, hastanın yaşayacağı semptomların türünü doğrudan belirler:

Miyom TipiYerleşim YeriTemel Özellikleri
Submuköz MiyomlarRahim iç yüzüEn az rastlanan tiptir; ancak en şiddetli kanama problemlerine yol açar.
İntramural MiyomlarRahim kas dokusuEn sık görülen tiptir; yoğun kanama, karın ağrısı ve idrar kesesine baskı yapar.
Subseröz MiyomlarRahim dış yüzüGenellikle kanama yapmaz; sırt ağrısı, kabızlık ve dolgunluk hissi ile karakterizedir.

1. Submuköz Miyomlar

Rahimin iç yüzüne doğru büyüme gösteren bu miyomlar, sayıca az olmalarına rağmen en belirgin kanama problemlerine neden olan türdür. Bu kanamalar tipik olarak adet kanamasının miktarında artış ve süresinde uzama şeklinde kendini gösterir.

2. İntramural Miyomlar

Rahim kas dokusunun içinde yerleşen bu tür, en sık karşılaşılan miyom tipidir. Adet düzensizlikleri ve buna bağlı kansızlık (anemi) riskinin yanı sıra; karın bölgesinde ağrı, rahimde büyüme, dolgunluk hissi ve idrar kesesine yapılan baskı sonucu sık idrara çıkma gibi şikayetlere yol açarlar.

3. Subseröz Miyomlar

Rahimin dış yüzeyine doğru büyüyen bu miyomlar, genellikle kanama bozukluğu yaratmazlar. Belirtileri daha çok çevre dokulara yapılan baskı ile ilgilidir. Karın ve sırt ağrısı, dolgunluk hissi, kabızlık ve gaz problemleri bu tipin karakteristik özellikleridir.

Miyomun Belirtileri Nelerdir?

Rahim miyomlarının büyük bir çoğunluğu herhangi bir şikayete yol açmaz ve tedavi gerektirmez. Ancak hastaların yaklaşık %10-20’sinde yaşam kalitesini etkileyen ciddi semptomlar gelişir. En sık karşılaşılan yakınma, uzun ve şiddetli adet kanamalarıdır. Bu kanamalar pıhtılı olabilir ve zamanla kronikleşerek hastada anemi (kansızlık) tablosuna yol açabilir.

Miyom hastalarında görülen diğer yaygın belirtiler şunlardır:

  • Karın bölgesinde şiddetli ağrı ve dolgunluk hissi
  • Sırt ve bacak ağrıları
  • Cinsel ilişki sırasında ağrı duyulması (disparoni)
  • İdrar torbasına baskı nedeniyle sık idrara çıkma
  • Kalın bağırsağa yapılan bası sonucu gelişen kabızlık ve gaz şikayetleri

Miyom Teşhisi Nasıl Konulur?

Miyomların teşhisinde ilk adım genellikle kadın doğum veya radyoloji uzmanları tarafından yapılan rahim ultrasonografisidir. Ancak ultrasonografi, mevcut miyomların tamamını görüntülemekte yetersiz kalabilir ve altta yatan diğer patolojilerin gözden kaçmasına neden olabilir.

Günümüzde en güvenilir tanı yöntemi Manyetik Rezonans (MR) görüntülemedir. MR cihazı sayesinde rahim farklı açılardan detaylıca incelenebilir ve miyomların neredeyse tamamı net bir şekilde haritalandırılabilir. Bu nedenle, tedavi seçeneklerine karar verilmeden önce mutlaka MR tetkiki yapılmalı ve tedavi planlaması bu bulgular ışığında stratejik olarak oluşturulmalıdır.

Yazar Hakkında

Op. Dr. Ümmügülsüm Soytürk Koç

Op. Dr. Ümmügülsüm Soytürk Koç

Op. Dr. Ümmügülsüm Soytürk Koç, 1972 yılında Ankara Polatlı'da dünyaya geldi. İlk, orta ve lise öğrenimini Polatlı’da tamamladı. 1990 yılında  Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni kazanan ve lisans eğitimine başlayan Dr. Soytürk Koç, 1997 yılında mezun olarak Tıp Doktoru unvanını aldı. 1997 yılında Başkent Üniversitesi Hastanesi'nde kısa bir süre kardiyoloji asistanı olarak çalıştı. 1998 yılında Tus'u birincilikle kazanan Dr. Soytürk Koç, ihtisasını Zekai Tahir Burak Kadın Hastalıkları ve Doğum Eğitim Araştırma Hastanesinde kadın doğum üzerine sürdürdü ve 2002 yılında uzman doktor unvanını aldı. Dr. Soytürk Koç, 2003 yılında Newyork'da  Brooklyn Methodist Hospital'da ileri endoskopik uygulamalar konusunda eğitim aldı.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.