Doktorsitesi.com

Migrenin akupunkturla yokoluşu...

Dr. Şükrü Yıldırım
Dr. Şükrü Yıldırım
30 Ocak 20121249 görüntülenme
Randevu Al
  • Türkiye'de yaklaşık 48 milyon kişi baş ağrısı çekmekte ve bu durum bireylerin yaşam kalitesini düşürerek psikolojik sorunlara yol açan bir kısır döngü oluşturmaktadır.
  • Baş ağrıları, Uluslararası Baş Ağrısı Derneği tarafından herhangi bir yapısal nedene dayanmayan birincil ve başka hastalıklara bağlı gelişen ikincil ağrılar olarak iki ana grupta sınıflandırılmaktadır.
  • Migren ve gerilim tipi baş ağrılarında %85-90 oranında başarı sağlayan akupunktur, kişiye özel planlanan seanslarla iğneli veya lazerli yöntemlerle uygulanabilen etkili bir tedavi seçeneğidir.
Migrenin akupunkturla yokoluşu...
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Türkiye'nin Baş Ağrısı Haritası ve Toplumsal Etkileri

Baş ağrısı, modern toplumda en sık karşılaşılan sağlık sorunlarının başında gelmektedir. Klinik Farmakoloji Derneği, Baş Ağrısı Derneği ve Baş Ağrısıyla Savaş Derneği tarafından yürütülen kapsamlı araştırmalar, Türkiye'nin Baş Ağrısı Haritası'nı ortaya koymuştur. Bu verilere göre, Türkiye nüfusunun %69'una tekabül eden 48 milyon kişi baş ağrısı çekmekte, bu kişilerin 7 milyonunda ise ağrılar süreklilik arz etmektedir.

İstatistiksel veriler, kadınların erkeklere oranla daha sık baş ağrısı yaşadığını göstermektedir. Ağrı sorunu bulunan her üç kişiden birinin başı her gün düzenli olarak ağrımakta, bu durum ortalama bir insan ömrünün yaklaşık beş yılının ağrıyla geçmesine neden olmaktadır. Hastaların %50'si rahatsızlığın kaynağını bilmezken, büyük bir çoğunluk hekime başvurmak yerine kulaktan dolma bilgilerle düzensiz ağrı kesici ve migren ilaçları kullanmaktadır.

Baş Ağrısının Psikolojik Boyutu ve Kısır Döngü

Baş ağrısı sadece fiziksel bir duyum olarak değerlendirilmemelidir; bu durumun birey ve toplum üzerinde ciddi olumsuz etkileri bulunmaktadır. Sürekli ağrı yaşayan bireyler, ağrının mekan ve zaman gözetmeksizin her an başlayabileceği endişesiyle yoğun stres altında yaşamaktadır. Bu kronik kaygı durumu, zamanla hastayı depresyona sürükleyebilmektedir.

Günlük hayattaki stres ve depresyon, migren ataklarını tetikleyen en önemli faktörler arasında yer alır. Bu noktada hastalar, ağrı ve depresyon arasında gidip gelen, kırılması güç bir kısır döngü içerisine girmektedir. Bu döngü, hem iş verimini hem de genel yaşam kalitesini ciddi oranda düşürmektedir.

Uluslararası Standartlarda Baş Ağrısı Sınıflandırması

Uluslararası Baş Ağrısı Derneği, dünya genelinde 165 farklı baş ağrısı türü tanımlamıştır. Hekimlerin tanı ve tedavi sürecini kolaylaştırmak amacıyla 1998 yılında yayınlanan sınıflamaya göre baş ağrıları iki ana grupta incelenir:

1. Primer (Birincil) Baş Ağrıları

Herhangi bir yapısal hastalıkla ilişkisi olmayan, doğrudan ağrının kendisinin hastalık olduğu süregen durumlardır. Bu grupta şunlar yer alır:

  • Migren
  • Gerilim tipi baş ağrıları
  • Günlük süregen baş ağrıları
  • Cluster (küme) baş ağrıları
  • Kronik paroksismal hemikrania

2. Sekonder (İkincil) Baş Ağrıları

Vücuttaki başka bir yapısal hastalığa bağlı olarak gelişen ağrılardır. Örnek olarak şunlar gösterilebilir:

  • Kafa travmaları
  • Beyin kanamaları
  • Beyin tümörleri

Akupunktur ile Migren ve Baş Ağrısı Tedavisi

Baş ağrısı eğer beyin tümörü, tonsillit, myopi veya orta kulak iltihabı gibi yapısal bir sorundan kaynaklanıyorsa, öncelikle bu nedenin tıbbi olarak ortadan kaldırılması şarttır. Ancak akupunktur, özellikle belirli baş ağrısı türlerinde yüksek başarı oranına sahip bir tedavi yöntemidir.

Akupunkturun Uygulandığı Baş Ağrısı Türleri
Her türlü migren ve damarsal baş ağrıları
Gerilim (kas kasıntısı) tipi baş ağrıları
Akut veya kronik sinüzit ağrıları
Boyun kireçlenmesine bağlı baş ağrıları

Akupunktur Tedavi Süreci ve Başarı Oranları

5000 yıllık bir geçmişe sahip olan ve Çin'deki tıp fakültelerinde branş olarak okutulan akupunktur, migren tedavisinde %85-%90 oranında başarı sağlamaktadır. Çin tıbbı yaklaşımında hasta; beden, ruh ve zihin bütünlüğü içinde değerlendirilir. Bu nedenle her hastanın ağrısı kendine özgü nitelikler taşır.

Tedavi süreci şu aşamalardan oluşur:

  1. Teşhis: Hasta öncelikle kulak deteksiyonu ve nabız muayenesi ile tetkik edilir.
  2. Planlama: Ağrının hangi meridyen üzerinde olduğu tespit edilerek kişiye özel tedavi planı oluşturulur.
  3. Uygulama: Tedavi geleneksel iğnelerle yapılabileceği gibi, iğnesiz lazer ışınları ile de gerçekleştirilebilir.
  4. Seanslar: Haftada 2-3 kez olmak üzere toplamda 15-20 seans uygulama yapılır.

Mesleki başarıyı ve yaşam sevincini gölgeleyen migreni akupunktur yöntemiyle yenmek mümkündür. Doğru müdahale ile bu kronik sorundan kurtulmak, hastanın yaşam kalitesini yeniden kazanmasını sağlar.

Etiketler

Migren tedavisiMigren nedirMigren belirtileriMigren tedavi yöntemleriMigrenin akupunkturla tedavisi

Yazar Hakkında

Dr. Şükrü Yıldırım

Dr. Şükrü Yıldırım

Dr. Şükrü YILDIRIM, 1968 yılında Antalya'da doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1993 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. Mezuniyeti sonrasında Sağlık Bakanlığı kadrosunda 12 yıl çalışmasının ardından Paris’te 2003 yılında tıbbi ve estetik mezoterapi ile selülit, lokal şişmanlığın ve yağların azaltılması üzerine eğitimler almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.