Metformin monotherapy significantly decreases epicardial adipose tissue thickness in newly diagnosed type 2 diabetes patients

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Epikardiyal Adipoz Doku (EAT) ve Metabolik Sağlık İlişkisi
Visseral adipoz doku (VAT), günümüzde hem yakın hem de uzak dokuları etkileyen çeşitli adipokinler salgılayan bir endokrin organ olarak kabul edilmektedir. VAT'tan salgılanan pro-enflamatuar ve anti-enflamatuar adipokinler arasındaki dengesizlik; insülin direnci dahil olmak üzere belirli kardiyovasküler ve metabolik bozuklukların patogenezine katkıda bulunur.
Epikardiyal adipoz doku (EAT), kalbin farklı bölgelerinde, özellikle atriyoventriküler ve interventriküler oluklar ile koroner arterlerin ana dalları boyunca bulunan organa özgü bir visseral yağ dokusudur. EAT tarafından salgılanan biyoaktif moleküllerin intima-media kalınlığını doğrudan etkileyebildiği ve vazomotor fonksiyonu düzenleyebildiği bilinmektedir. Ayrıca, EAT'nin koroner ateroskleroz ile doğrudan ilişkisi olduğuna dair kanıtlar artmaktadır.
Çalışma Metodolojisi ve Hasta Popülasyonu
Bu prospektif gözlemsel çalışmada, Eylül 2015 ile Mayıs 2016 tarihleri arasında iç hastalıkları polikliniğine başvuran hastalar analiz edilmiştir. Çalışmaya BMI > 35 kg/m² olan veya ekokardiyografik görüntü kalitesi yetersiz olan hastalar dahil edilmemiştir. Toplamda, metformin monoterapisi reçete edilen 47 yeni teşhis edilmiş tip 2 diyabet hastası seçilmiştir.
Uygulanan Protokol ve Ölçüm Teknikleri
Tedavi öncesinde tüm hastaların BMI değerleri (BMI0) hesaplanmış ve transtorasik ekokardiyografi ile EAT kalınlıkları (EAT0) ölçülmüştür. Hastalara günde iki kez 1000 mg metformin reçete edilmiştir. Üç aylık tedavi sürecinin ardından ölçümler (BMI3 ve EAT3) tekrarlanarak veriler istatistiksel olarak analiz edilmiştir.
EAT kalınlığı ölçümü için şu kriterler baz alınmıştır:
- Ölçümler, sağ ventrikülün serbest duvarında, diyastol sonunda ve üç kardiyak siklus boyunca dik olarak yapılmıştır.
- Parasternal uzun ve kısa eksen görünümleri, en doğru ölçüm noktaları olarak kullanılmıştır.
- Ölçümler, klinik verilere kör olan iki deneyimli kardiyolog tarafından gerçekleştirilmiştir.
Metformin Monoterapisinin Sonuçları: EAT ve BMI Değişimi
Takip süresince metformin intoleransı nedeniyle 7 hasta elenmiş ve toplam 40 hasta analiz edilmiştir. Çalışma grubunun %57,5'i erkeklerden oluşurken, yaş ortalaması 48,6 olarak kaydedilmiştir. Üç aylık metformin tedavisi sonucunda hem EAT kalınlığında hem de BMI değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı bir azalma gözlemlenmiştir.
| Parametre | Tedavi Öncesi (Ortalama) | 3 Ay Sonra (Ortalama) | P Değeri |
|---|---|---|---|
| EAT Kalınlığı (mm) | 5.07 ± 1.33 | 4.76 ± 1.32 | p < 0.001 |
| BMI (kg/m²) | 28.27 ± 2.71 | 27.29 ± 2.10 | p < 0.0001 |
| Açlık Kan Şekeri (mg/dl) | 280.38 ± 14.88 | 129.01 ± 17.00 | - |
Tartışma: Metformin'in Proaterojenik Etkiler Üzerindeki Rolü
Bu çalışma, metformin monoterapisinin tedavinin henüz üçüncü ayında EAT kalınlığını ve BMI değerini önemli ölçüde azalttığını kanıtlamıştır. EAT; interlökin (IL)-1, IL-6 ve tümör nekroz faktörü (TNF)-α gibi pro-enflamatuar ve proaterojenik sitokinler açısından zengin, metabolik olarak aktif bir yağ deposudur.
EAT'nin koroner arter duvarı üzerindeki endokrin ve parakrin etkileri, aterosklerotik plak gelişimine yol açabilmektedir. Metforminin bu dokuyu azaltma yeteneği, kardiyovasküler riskin düşürülmesinde kritik bir rol oynayabilir. Metforminin etki mekanizması tam olarak bilinmemekle birlikte, hepatik glukoneogenezi inhibe ettiği, periferik glukoz alımını artırdığı ve insülin talebini azalttığı kabul edilmektedir.
Çalışmanın Kısıtlılıkları
Metforminin EAT kalınlığı üzerindeki etkisini inceleyen bu ilk çalışma, bazı kısıtlılıklara sahiptir:
- Örneklem boyutunun nispeten küçük olması.
- Finansal kısıtlamalar nedeniyle enflamatuar belirteçlere dair verilerin eksikliği.
- Metforminin EAT üzerindeki olumlu etkilerinin kesin mekanizmasını netleştirmek için daha büyük ölçekli çalışmalara ihtiyaç duyulması.
Sonuç ve Gelecek Perspektifleri
Bu araştırma, literatürde metforminin yeni teşhis edilmiş tip 2 diyabet hastalarında EAT kalınlığını anlamlı düzeyde azalttığını gösteren ilk çalışmadır. EAT hacmi ateroskleroz ile yakından ilişkili olduğundan, EAT'nin değiştirilebilir bir risk faktörü olduğu ve metforminin koroner ateroskleroz sıklığını azaltabileceği sonucuna varılabilir. Metformin, sunduğu bu geniş kapsamlı faydalarla 21. yüzyılın aspirini olma potansiyeline sahiptir.


