Doktorsitesi.com

METABOLİK SENDROM KILAVUZU

Dr.Öğr.Üyesi Büşra Nur Yiğit
Dr.Öğr.Üyesi Büşra Nur Yiğit
25 Eylül 2025191 görüntülenme
Randevu Al
METABOLİK SENDROM KILAVUZU
METABOLİK SENDROM KILAVUZU
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Metabolik Sendrom Nedir? Tanımı ve Kapsamı

Metabolik sendrom, insülin direnci ile başlayan; abdominal obezite, glukoz intoleransı veya diabetes mellitus, dislipidemi, hipertansiyon ve koroner arter hastalığı (KAH) gibi sistemik bozuklukların birbirine eklendiği ölümcül bir endokrinopatidir. Tıp literatüründe bu tablo; insülin direnci sendromu, sendrom X, polimetabolik sendrom, ölümcül dörtlü ve uygarlık sendromu gibi farklı terimlerle de ifade edilmektedir.

Metabolik Sendromun Görülme Sıklığı (Prevalans)

Dünya genelinde erişkinlerde metabolik sendrom prevalansı ortalama %22 seviyesindedir. Bu oran yaşla birlikte ciddi bir artış göstererek 20-29 yaş grubunda %6.7 iken, 60-69 yaş grubunda %43.5 seviyelerine çıkmaktadır. Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği verilerine göre, ülkemizde bu sendromun görülme sıklığı erkeklerde %28, kadınlarda ise %40 gibi yüksek oranlardadır.

TEKHARF çalışması sonuçları, 2000 yılı itibarıyla Türkiye'de 30 yaş ve üzerindeki 9.2 milyon kişide metabolik sendrom olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca, koroner arter hastalığı geliştiren bireylerin %53'ünün aynı zamanda metabolik sendrom hastası olduğu tespit edilmiştir.

Patogenez: Hastalığın Gelişim Süreci

Metabolik sendromun tüm bileşenlerini tek başına açıklayan genetik veya çevresel bir faktör henüz tanımlanmamıştır. Hastalık, temel olarak insülin direnci zemininde gelişen heterojen bir yapıya sahiptir. Poligenik yatkınlığın yanı sıra, modern kent yaşamının beraberinde getirdiği sedanter (hareketsiz) yaşam ve yüksek kalorili beslenme alışkanlıkları sendromun seyrini hızlandırmaktadır.

Metabolik Sendrom Tanı Kriterleri

Türkiye Endokrinoloji Metabolizma Derneği (TEMD) Metabolik Sendrom Çalışma Grubu, tanı kriterleri arasında mutlaka insülin direncinin yer alması gerektiğini savunmaktadır. Bu doğrultuda, 1999-DSÖ ve 2001-NCEP ATP III kriterlerinin harmanlandığı güncel bir kılavuz önerilmektedir.

TEMD Önerilen Tanı Kriterleri (2005)

Tanı konulabilmesi için aşağıdaki ana kriterlerden en az birinin bulunması şarttır:

  • Diabetes mellitus
  • Bozulmuş glukoz toleransı
  • İnsülin direnci

Yukarıdaki ana kriterlere ek olarak, aşağıdakilerden en az ikisinin eşlik etmesi gerekir:

  1. Hipertansiyon: Kan basıncının >130/85 mmHg olması veya anti-hipertansif kullanımı.
  2. Dislipidemi: Trigliserid düzeyinin >150 mg/dl veya HDL düzeyinin erkeklerde <40 mg/dl, kadınlarda <50 mg/dl olması.
  3. Abdominal Obezite: VKİ >30 kg/m² veya bel çevresinin erkeklerde >94 cm, kadınlarda >80 cm olması.

Metabolik Sendromun Temel Bileşenleri

İnsülin Direnci ve HOMA Formülü

İnsülin direnci, vücudun insüline karşı gösterdiği biyolojik yanıtsızlıktır. Tanıda altın standart öglisemik insülin klemp testi olsa da klinik pratikte HOMA formülü kullanılır. HOMA değerinin 2.7’nin üzerinde olması insülin direncini yansıtır.

Diabetes Mellitus ve Pre-Diyabet

Açlık plazma glukozunun ≥126 mg/dl veya OGTT 2. saat değerinin ≥200 mg/dl olması diyabet tanısı koydurur. Açlık kan şekerinin 100-125 mg/dl arasında olması ise "pre-diyabet" olarak adlandırılır ve bu bireylerde diyabet riski artmıştır.

Obezite ve Bel Çevresi Ölçümü

Ülkemizde 20 yaş üzeri bireylerin %34’ünde abdominal obezite görülmektedir. Visseral adipozite göstergesi olarak vücut kitle indeksi yerine bel çevresi ölçümü tercih edilmelidir. Adipoz doku, sadece bir yağ deposu değil; leptin, rezistin ve sitokin salgılayan aktif bir endokrin organdır.

Kardiyovasküler Risk ve Diğer Bozukluklar

Metabolik sendromlu hastalarda KAH riski 3 kat artmıştır. Ayrıca bu tabloya aşağıdaki durumlar da eşlik edebilir:

  • Non-alkolik yağlı karaciğer: Basit yağlanmadan siroza kadar ilerleyebilir.
  • Polikistik Over Sendromu (PKOS): Kronik anovülasyon ve hiperandrojenizm ile karakterizedir.
  • Endotel Disfonksiyonu: Damar sağlığının bozulmasıyla ateroskleroz gelişimine zemin hazırlar.
  • Hiperkoagülabilite: PAI-1 ve fibrinojen artışı ile pıhtılaşma eğilimini yükseltir.

Tedavi ve Yaşam Tarzı Değişiklikleri

Metabolik sendrom tedavisinde temel hedef, yaşam tarzı değişiklikleri ile insülin direncini kırmaktır. Tek bir ilaç tüm sendromu tedavi edemez; bu nedenle multidisipliner bir yaklaşım gereklidir.

Tedavi AlanıÖnerilen Müdahale
Kilo Kaybıİlk etapta %5-10'luk azalma hedeflenmelidir.
Fizik AktiviteHer gün 45-60 dakika egzersiz veya günde 10.000 adım.
Beslenme%50-60 karbonhidrat, %15 protein, 20-30 gr lif içeren diyet.
İlaç Tedavisiİnsülin direnci için Metformin veya Glitazonlar (doktor kontrolünde).
DislipidemiTrigliserid için Fibratlar, LDL kontrolü için Statinler.
HipertansiyonACE inhibitörleri ve ARB'ler (insülin sensitivitesini artırabilir).

Önemli Not: Aşikar tip 2 DM veya koroner arter hastalığı gelişmiş bireylerde, hekim önerisiyle günlük 75-150 mg asetilsalisilat kullanımı antiinflamatuar tedavi olarak önerilmektedir.

Yazar Hakkında

Dr.Öğr.Üyesi Büşra Nur Yiğit

Dr.Öğr.Üyesi Büşra Nur Yiğit

Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden yüksek şeref öğrencisi olarak mezun oldum. Eğitim hayatım boyunca Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Prof. Dr. Ali Dursun Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, Beslenme ve Metabolizma Ünitesi’nde çalışmalarda bulundu. Prof. Dr. Selçuk Dağdelen ve Prof. Dr. Okan Bülent Yıldızla diyabet konusunda çalışmalar yaptı.
GATA' da Prof.Dr. Mustafa Ulubay ile Kadın Hastalıkları ve Doğum Beslenmesinde çalışmalar yaptı.
Gelişimime katkı sağlamak amacıyla Metabolik ve Bariatrik Cerrahi Diyetisyenliği, Obezite veya Diyabet Tedavisine Güncel Yaklaşımlar, Sezgisel Yeme Psikolojik beslenme bozuklukları gibi birçok eğitim ve kurs programına katıldım.
Şuan da online ve yüz yüze olarak, kilo yönetimi ve hastalıklarda tıbbi beslenme tedavisi hizmetlerimin yanında mide balonu, mide botoksu, sleeve gastrektomi (tüp mide) ve gastrik bypass (MGB, RYGB) olmak üzere obezite cerrahisi alanında hizmet vermektedir.
Şuanda Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi hastanesi Psikiyatri Prof.Dr.Cengiz Kılıç ile birlikte psikolojik tez makale çalışmalarına devam etmektedir
Prof.Dr.Deniz Demiryürekle birlikte Akupunktur,Mezoterapi üzerine çalışmalar devam etmektedir.
Hacettepe üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde Prof Asistanı olarak hizmet vermektedir.(Yarın resmi olarak duyurulacaktır)
Hastanemizin Erişkin,Çocuk hastalıklarındaki yaptığımız tedavi çalışmaları devam etmektedir.
En yakın zamanda @hacettepeichastalklar7316 ve @hacettepe.ichastaliklari: hesaplarında aktif şekilde çalışmalar başlayacaktır.
Misyonumuz;
Toplum sağlığının korunması, bireye en üst düzeyde uzmanlaşmış, kaliteli tanı ve tedavi hizmetini, çağın gerektirdiği bilgi ve teknolojiyi buluşturarak vermek yanında, üstün nitelikli ve evrensel standartlarda eğitim, öğretim ve araştırma yapılması için gerekli altyapı desteğinin sağlanmasını amaçlar.
Vizyonumuz;
En ileri bilgi ve teknolojinin, yeterli ve tatmin edici düzeyde, zevkli bir ortam içinde sunulduğu, Yönetimiyle örnek bir model oluşturan, Uluslararası düzeyde tanınan ve tercih edilen, Hasta ve çalışan memnuniyetinin mükemmele ulaştığı, Lider sağlık kuruluşu üyesi olmaktır.
Değerlerimiz;
Özenli, Çalışkan, Güler yüzlü ve Saygılı olmaktır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.