MEME VE ENDOKRİN CERRAHİSİNDE GÜNCEL TANI, RİSK ANALİZİ VE TEDAVİ YAKLAŞIMLARI

1. GENEL KANSER EPİDEMİYOLOJİSİ VE ERKEN TANI STRATEJİLERİ
Kanserle mücadelede en etkin yöntem, hücrelerin kontrolsüzce yayılmasından (metastaz) önce müdahale edilmesini sağlayan erken tanı stratejisidir. Akciğer kanserinde tütün kullanımı, tiroit kanserinde radyasyon maruziyeti ve meme kanserinde genetik mutasyonlar (BRCA1/2) birincil risk faktörleri olarak tanımlanmıştır. Herhangi bir klinik semptom ortaya çıkmadan önce yapılan tarama testleri; kolonoskopi (kolon kanseri için), PSA takibi (prostat kanseri için) ve mamografi (meme kanseri için) hayat kurtarıcı öneme sahiptir.
2. MEME KANSERİ: RİSK ANALİZİ VE KLİNİK BELİRTİLER
Meme kanseri, kadınlarda en sık görülen malignitedir. Hastalık sistemik bir doğaya sahiptir; yani lokal odaktan başlayarak lenfatik ve vasküler yollarla diğer organlara yayılabilir.
2.1. Tanımlanmış Risk Faktörleri
Değiştirilemez Faktörler: İleri yaş (özellikle 40 yaş sonrası), aile öyküsü, erken menarş (13 yaş altı), geç menopoz, yoğun meme dokusu ve uzun boy (175 cm üzeri).
Hormonal ve Üreme Faktörleri: Geç yaşta doğum yapmak veya hiç doğum yapmamış olmak. 5 yıldan uzun süreli kombine hormon replasman tedavileri riski artırırken, emzirme süreci koruyucu bir etki sağlar.
Yaşam Tarzı: Alkol tüketimi, obezite (özellikle postmenopozal dönemde) ve fiziksel hareketsizlik riski tetiklemektedir.
2.2. Klinik Belirtiler ve Fizik Muayene
Erkeklerde de nadiren görülebilen meme kanserinde şu bulgular "kırmızı bayrak" kabul edilir:
Meme dokusunda veya koltuk altında ele gelen kitle/yumru.
Meme ucunun retraksiyonu (içe dönmesi) veya akıntı.
Deri üzerinde kızarıklık, buruşma veya ödem (portakal kabuğu görünümü).
3. MEME KANSERİNDE MODERN TANI VE CERRAHİ TEDAVİ
Meme sorunlarının değerlendirilmesinde; ultrasonografi (katı/sıvı ayrımı), mamografi (radyolojik görüntüleme) ve kesin tanı için ince iğne/tru-cut biyopsisi kullanılmaktadır.
3.1. Cerrahi Stratejiler
Cerrahi müdahale, tedavinin ana eksenini oluşturur. Modern cerrahi yaklaşımlar iki ana grupta toplanır:
Meme Koruyucu Cerrahi: Tümörün temiz cerrahi sınırlarla çıkarıldığı, meme dokusunun korunduğu yöntemdir. Genellikle radyoterapi ile desteklenir.
Mastektomi ve Rekonstrüksiyon: Tüm meme dokusunun çıkarıldığı durumlarda, eş zamanlı olarak deri koruyucu mastektomi ve yeni meme dokusu oluşturulması (rekonstrüksiyon) mümkündür.
Aksiller Müdahale: Kanserin yayılım durumuna göre koltuk altı lenf bezlerine yönelik işlemler (sentinel lenf nodu biyopsisi veya diseksiyonu) uygulanır.
3.2. Multidisipliner "Meme Konseyi" Yaklaşımı
Başarılı tedavi, cerrah, onkolog, radyolog, patolog, nükleer tıp uzmanı, fizyoterapist ve psikologdan oluşan bir ekibin ortak kararıyla mümkündür. Haftalık düzenlenen konseylerde her hasta için kişiselleştirilmiş tedavi planı (radyasyon, kemoterapi, immünoterapi, endokrin tedavi) belirlenir.
4. TİROİT HASTALIKLARI VE ENDOKRİN CERRAHİSİ
4.1. Tiroit Kanserleri
Tiroit kanserleri tipik bir belirti vermez; genellikle ultrasonografi sırasında saptanan nodüllerle ortaya çıkar. Nadir durumlarda yutma güçlüğü ve ses kısıklığı eşlik edebilir. Tedavi planlamasında biyopsi sonuçları ve risk faktörleri (radyasyon öyküsü gibi) baz alınarak tiroit lobektomisi veya total tiroidektomi tercih edilir.
4.2. Hipertiroidi (Zehirli Guatr) ve Cerrahi Endikasyonlar
Kanda tiroit hormonlarının patolojik yüksekliği olan hipertiroidi, tedavi edilmediğinde atriyal fibrilasyon ve kardiyak yetmezlik gibi ciddi sistemik hasarlara yol açar. Graves hastalığı, toksik nodüler guatr veya malignite şüphesi durumunda cerrahi müdahale "yüz güldürücü" sonuçlar sağlar. Özellikle ileri derecede göz bulguları (egzoftalmus) olan hastalarda cerrahi, göz bulgularının gerilemesine yardımcı olabilir.
5. SONUÇ
Meme ve tiroit kanserleri, erken evrede yakalandığında kür şansı oldukça yüksek hastalıklardır. Korku ve çekingenlik nedeniyle tanı süreçlerinin aksatılmaması, multidisipliner bir ekip eşliğinde güncel tedavi yöntemlerinin uygulanması uzun ve sağlıklı bir yaşamın anahtarıdır. Toplumsal farkındalık ve düzenli tarama testleri, onkolojik cerrahideki başarının temel yapı taşlarıdır.

