Doktorsitesi.com

Malign Meme Kanseri Öncüsü Lezyonlar

Doç. Dr. Ekrem Ferlengez
Doç. Dr. Ekrem Ferlengez
16 Temmuz 2025202 görüntülenme
Randevu Al
Kanser öncüsü lezyonlar kompleks heterojen bir gruptan oluşmaktadır. İnsitu kanserler meme kanserlerinin %21’ini oluşturmaktadırlar. Temel olarak bazı kanserler süt kanallarından gelişirken diğer bir kısmı süt üreten lobüllerden gelişmektedir. Süt kanallarından gelişen kanserlere duktal kanser denirken süt üreten lobüllerden gelişen kanserlere lobuler kanser denmektedir. Son yıllarda hem süt kanalları hem de lobuller terminal duct lobuler unit(TDLU) denilen yapının ortak parçaları kabul edildiğinden patologlar bu iki tip meme kanseri alt tipini no special type(NST) invaziv kanser olarak rapor etmektedirler.
Malign Meme Kanseri Öncüsü Lezyonlar
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Meme Kanseri Öncüsü Lezyonlar ve Risk Sınıflandırması

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, meme kanseri öncüsü lezyonlar belirli bir risk hiyerarşisine göre sınıflandırılmaktadır. Bu lezyonlar, düşük riskten yüksek riske doğru; Atipili Düz Epitel (FEA), Atipik Duktal Hiperplazi (ADH), Atipik Lobuler Hiperplazi (ALH), Duktal Karsinoma İnsitu (DCIS) ve Lobuler Karsinoma İnsitu (LCIS) şeklinde sıralanır.

DCIS ve LCIS: İnvaziv Olmayan Kanser Tanımlaması

Duktal karsinoma insitu (DCIS) ve Lobuler karsinoma insitu (LCIS), teknik olarak kanser kategorisinde yer almalarına rağmen invaziv (malign) kanser olarak tanımlanmazlar. Bu lezyonlar, hastalar arasında genellikle "iyi huylu kanser" olarak adlandırılmaktadır. Bu aşamadaki temel ayrım, hücrelerin yayılım potansiyeli ve mevcut doku sınırlarıdır.

Lezyonlarda 2 mm Kriteri ve Ayırıcı Tanı

ADH ve ALH ile DCIS ve LCIS arasındaki en temel fark, lezyonun boyutudur. Klinik değerlendirmede 2 mm eşiği kritik bir rol oynar:

  • 2 mm altındaki lezyonlar: Bulundukları bölgeye göre ADH veya ALH olarak tanımlanır.
  • 2 mm üzerindeki lezyonlar: DCIS veya LCIS olarak sınıflandırılır.

Biyopsi Sonrası Tedavi ve Takip Süreçleri

Biyopsi sonuçlarında DCIS veya LCIS saptanan hastalarda, bu alanların cerrahi müdahale ile çıkarılması (eksizyon) gerekmektedir. Kesin tanının konulabilmesi için çıkarılan dokuların parafin bloklarda detaylı incelenmesi şarttır. Diğer öncü lezyonlarda ise radyolojik ve patolojik değerlendirmeler ışığında, hastanın özelliklerine göre takip veya eksizyon kararı verilebilir.

Lezyon TürüRisk Sıralaması (DSÖ)Temel Yaklaşım
FEADüşükTakip veya Eksizyon
ADH / ALHOrtaTakip veya Eksizyon
DCIS / LCISYüksekCerrahi Eksizyon

LCIS Yönetiminde Kritik Detaylar

Lobuler karsinoma insitu (LCIS) tanısında, Pleomorfik LCIS alt tipi hariç tutulduğunda literatürde takip seçeneği mevcuttur. Ancak, kalın iğne biyopsisi ile LCIS tanısı alan hastaların yaklaşık üçte birinde, cerrahi eksizyon sonrası tanı değişebilmektedir.

Bu nedenle, Pleomorfik LCIS dışındaki vakalarda şüpheli bölge çıkarıldıktan sonra tanı kesinleşirse tedavisiz takip mümkündür. Pleomorfik LCIS vakalarında ise tedavi ve takip protokolleri tamamen DCIS prosedürlerine uygun şekilde yürütülmelidir.

Yazar Hakkında

Doç. Dr. Ekrem Ferlengez

Doç. Dr. Ekrem Ferlengez

Doç. Dr. Ekrem Ferlengez, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olmuş ve uzmanlık eğitimini Bezm-i Âlem Vakıf Üniversitesi’nde tamamlamıştır. Özellikle meme cerrahisi alanında uzmanlaşan Ferlengez, akademik kariyerinde önemli çalışmalara imza atarak doçent unvanını almıştır. Şu anda Nişantaşı’nda bulunan kendi muayenehanesinde hastalarını kabul etmektedir. Alanındaki güncel gelişmeleri yakından takip eden ve hasta odaklı yaklaşımıyla tanınan Doç. Dr. Ekrem Ferlengez, meme sağlığı ve cerrahisine yönelik tanı, tedavi ve cerrahi işlemleri titizlikle yürütmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.