Malign Meme Kanseri Öncüsü Lezyonlar

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Meme Kanseri Öncüsü Lezyonlar ve Risk Sınıflandırması
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, meme kanseri öncüsü lezyonlar belirli bir risk hiyerarşisine göre sınıflandırılmaktadır. Bu lezyonlar, düşük riskten yüksek riske doğru; Atipili Düz Epitel (FEA), Atipik Duktal Hiperplazi (ADH), Atipik Lobuler Hiperplazi (ALH), Duktal Karsinoma İnsitu (DCIS) ve Lobuler Karsinoma İnsitu (LCIS) şeklinde sıralanır.
DCIS ve LCIS: İnvaziv Olmayan Kanser Tanımlaması
Duktal karsinoma insitu (DCIS) ve Lobuler karsinoma insitu (LCIS), teknik olarak kanser kategorisinde yer almalarına rağmen invaziv (malign) kanser olarak tanımlanmazlar. Bu lezyonlar, hastalar arasında genellikle "iyi huylu kanser" olarak adlandırılmaktadır. Bu aşamadaki temel ayrım, hücrelerin yayılım potansiyeli ve mevcut doku sınırlarıdır.
Lezyonlarda 2 mm Kriteri ve Ayırıcı Tanı
ADH ve ALH ile DCIS ve LCIS arasındaki en temel fark, lezyonun boyutudur. Klinik değerlendirmede 2 mm eşiği kritik bir rol oynar:
- 2 mm altındaki lezyonlar: Bulundukları bölgeye göre ADH veya ALH olarak tanımlanır.
- 2 mm üzerindeki lezyonlar: DCIS veya LCIS olarak sınıflandırılır.
Biyopsi Sonrası Tedavi ve Takip Süreçleri
Biyopsi sonuçlarında DCIS veya LCIS saptanan hastalarda, bu alanların cerrahi müdahale ile çıkarılması (eksizyon) gerekmektedir. Kesin tanının konulabilmesi için çıkarılan dokuların parafin bloklarda detaylı incelenmesi şarttır. Diğer öncü lezyonlarda ise radyolojik ve patolojik değerlendirmeler ışığında, hastanın özelliklerine göre takip veya eksizyon kararı verilebilir.
| Lezyon Türü | Risk Sıralaması (DSÖ) | Temel Yaklaşım |
|---|---|---|
| FEA | Düşük | Takip veya Eksizyon |
| ADH / ALH | Orta | Takip veya Eksizyon |
| DCIS / LCIS | Yüksek | Cerrahi Eksizyon |
LCIS Yönetiminde Kritik Detaylar
Lobuler karsinoma insitu (LCIS) tanısında, Pleomorfik LCIS alt tipi hariç tutulduğunda literatürde takip seçeneği mevcuttur. Ancak, kalın iğne biyopsisi ile LCIS tanısı alan hastaların yaklaşık üçte birinde, cerrahi eksizyon sonrası tanı değişebilmektedir.
Bu nedenle, Pleomorfik LCIS dışındaki vakalarda şüpheli bölge çıkarıldıktan sonra tanı kesinleşirse tedavisiz takip mümkündür. Pleomorfik LCIS vakalarında ise tedavi ve takip protokolleri tamamen DCIS prosedürlerine uygun şekilde yürütülmelidir.

