Doktorsitesi.com

Lateral Collateral Ligament and Biceps Femoris Tendon Fixation with a Suture Anchor to the Tibial Metaphysis after Proximal Fibula En Bloc Resections Preserve Lateral Knee Stability

Doç. Dr. Kadir Büyükdoğan
Doç. Dr. Kadir Büyükdoğan
1 Mart 202694 görüntülenme
Randevu Al
Kadir Buyukdogan, Samet Işık, Gökhan Ayık, Mazhar Tokgözoğlu, Mehmet Ayvaz This study aims to analyze the functional outcomes and lateral knee stability of patients who underwent lateral collateral ligament (LCL) and biceps femoris tendon reconstruction with suture anchors after proximal fibula en bloc resection for bone tumors. Patients who underwent proximal fibular en bloc resection between 2007 and 2018 were retrospectively viewed. Patients were invited to visit the clinic, and their functional scores were evaluated using the Musculoskeletal Tumor Society Scoring (MSTS) system. Lateral knee stability was evaluated by varus stress radiographs obtained at 20 degrees of flexion, and the range of motion (ROM) of the bilateral knee was assessed. Side-to-side differences were graded according to the International Knee Documentation Committee (IKDC) criteria and compared between types I and II resections. A total of 17 patients (4 males and 13 females) with a mean age of 31.1 ± 17.1 (range: 13–65) years at the time of surgery were available for radiological and clinical examination at a mean follow-up of 68.6 ± 36.4 (range: 22–124) months after surgery. In terms of ROM measurements, IKDC grades and side-to-side differences in both flexion and extension were not significantly different between the groups. On varus stress radiographs, lateral knee gapping was measured to be 0.93 ± 0.91 mm in type-I resections and 1.83 ± 0.45 mm in type-II resections, and statistically significant differences were detected among the groups (p = 0.039). When the values were graded according to IKDC criteria, none of the knees were classified as abnormal, and no difference was observed between the groups. Mean MSTS score of patients with type-I resections was significantly higher than those of patients with type-II resections (92.7 vs. 84.4%, p = 0.021). In the subscale analysis, a significant difference was observed in the support scores (type I = 94.5%, type II = 70%; p = 0.001). The reattachment of LCL and biceps femoris tendon to the tibial metaphysis with a suture anchor is a simple and effective method to prevent lateral knee instability after proximal fibula resections.
Lateral Collateral Ligament and Biceps Femoris Tendon Fixation with a Suture Anchor to the Tibial Metaphysis after Proximal Fibula En Bloc Resections Preserve Lateral Knee Stability
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Proksimal Fibula Rezeksiyonu Sonrası Fonksiyonel Sonuçlar ve Lateral Diz Stabilitesi

Bu çalışma, kemik tümörleri nedeniyle uygulanan proksimal fibula en blok rezeksiyonu sonrasında, lateral kollateral ligaman (LCL) ve biseps femoris tendonunun sütür ankorlar ile rekonstrüksiyonu yapılan hastaların fonksiyonel sonuçlarını ve lateral diz stabilitesini analiz etmeyi amaçlamaktadır. Cerrahi müdahale sonrası dizin yapısal bütünlüğünü korumak adına uygulanan bu yöntemin etkinliği, klinik ve radyolojik veriler ışığında incelenmiştir.

Araştırma Metodolojisi ve Hasta Profili

Çalışma kapsamında 2007 ile 2018 yılları arasında proksimal fibula en blok rezeksiyonu uygulanan hastalar retrospektif olarak değerlendirilmiştir. Klinik kontrollere davet edilen hastaların fonksiyonel durumları Kas-İskelet Sistemi Tümör Derneği Skorlama (MSTS) sistemi kullanılarak analiz edilmiştir.

Araştırmaya dahil edilen 17 hastanın (4 erkek, 13 kadın) cerrahi sırasındaki yaş ortalaması 31.1 ± 17.1 olarak kaydedilmiştir. Ortalama 68.6 ± 36.4 aylık takip süresi sonunda hastalar üzerinde şu değerlendirmeler yapılmıştır:

  • 20 derece fleksiyonda varus stres radyografileri ile lateral diz stabilitesi ölçümü.
  • Bilateral diz eklem hareket açıklığı (ROM) değerlendirmesi.
  • Yanlar arası farkların Uluslararası Diz Dokümantasyon Komitesi (IKDC) kriterlerine göre derecelendirilmesi.
  • Tip I ve Tip II rezeksiyon gruplarının karşılaştırılması.

Klinik Bulgular ve Radyolojik Sonuçlar

Yapılan ölçümler sonucunda, eklem hareket açıklığı (ROM) değerleri, IKDC dereceleri ve hem fleksiyon hem de ekstansiyon farkları açısından gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamıştır. Ancak, varus stres radyografilerinde lateral diz boşluğu ölçümleri gruplar arasında farklılık göstermiştir.

ParametreTip I RezeksiyonTip II RezeksiyonP Değeri
Lateral Diz Boşluğu (mm)0.93 ± 0.911.83 ± 0.45p = 0.039
Ortalama MSTS Skoru (%)92.784.4p = 0.021
Destek Puanı (Alt Ölçek)94.5%70%p = 0.001

IKDC kriterlerine göre yapılan derecelendirmede, hiçbir diz anormal olarak sınıflandırılmamış ve stabilite açısından gruplar arasında bir fark gözlemlenmemiştir.

Fonksiyonel Skorlama ve MSTS Analizi

Fonksiyonel değerlendirmelerde, Tip I rezeksiyon uygulanan hastaların ortalama MSTS skorları, Tip II rezeksiyon uygulananlara göre anlamlı derecede yüksek bulunmuştur. Özellikle alt ölçek analizlerinde, destek puanları açısından Tip I grubunun (%94.5) Tip II grubuna (%70) göre belirgin bir üstünlük sağladığı (p=0.001) tespit edilmiştir.

Sonuç: Sütür Ankor Rekonstrüksiyonunun Etkinliği

Araştırma sonuçları, proksimal fibula rezeksiyonları sonrasında LCL ve biseps femoris tendonunun tibial metafize sütür ankor ile yeniden tespiti yönteminin, lateral diz instabilitesini önlemede basit ve etkili bir yöntem olduğunu kanıtlamaktadır. Bu teknik, kemik tümörü cerrahisi sonrası hastaların fonksiyonel kapasitelerini optimize etmekte ve diz stabilitesini başarılı bir şekilde korumaktadır.

Yazar Hakkında

Doç. Dr. Kadir Büyükdoğan

Doç. Dr. Kadir Büyükdoğan

Doç. Dr. Kadir Büyükdoğan, Mesleki çalışmalarına Güven Hastanesi'nde devam etmektedir.                                                                                                                                                                                                                                                          

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.