Lateral Collateral Ligament and Biceps Femoris Tendon Fixation with a Suture Anchor to the Tibial Metaphysis after Proximal Fibula En Bloc Resections Preserve Lateral Knee Stability

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Proksimal Fibula Rezeksiyonu Sonrası Fonksiyonel Sonuçlar ve Lateral Diz Stabilitesi
Bu çalışma, kemik tümörleri nedeniyle uygulanan proksimal fibula en blok rezeksiyonu sonrasında, lateral kollateral ligaman (LCL) ve biseps femoris tendonunun sütür ankorlar ile rekonstrüksiyonu yapılan hastaların fonksiyonel sonuçlarını ve lateral diz stabilitesini analiz etmeyi amaçlamaktadır. Cerrahi müdahale sonrası dizin yapısal bütünlüğünü korumak adına uygulanan bu yöntemin etkinliği, klinik ve radyolojik veriler ışığında incelenmiştir.
Araştırma Metodolojisi ve Hasta Profili
Çalışma kapsamında 2007 ile 2018 yılları arasında proksimal fibula en blok rezeksiyonu uygulanan hastalar retrospektif olarak değerlendirilmiştir. Klinik kontrollere davet edilen hastaların fonksiyonel durumları Kas-İskelet Sistemi Tümör Derneği Skorlama (MSTS) sistemi kullanılarak analiz edilmiştir.
Araştırmaya dahil edilen 17 hastanın (4 erkek, 13 kadın) cerrahi sırasındaki yaş ortalaması 31.1 ± 17.1 olarak kaydedilmiştir. Ortalama 68.6 ± 36.4 aylık takip süresi sonunda hastalar üzerinde şu değerlendirmeler yapılmıştır:
- 20 derece fleksiyonda varus stres radyografileri ile lateral diz stabilitesi ölçümü.
- Bilateral diz eklem hareket açıklığı (ROM) değerlendirmesi.
- Yanlar arası farkların Uluslararası Diz Dokümantasyon Komitesi (IKDC) kriterlerine göre derecelendirilmesi.
- Tip I ve Tip II rezeksiyon gruplarının karşılaştırılması.
Klinik Bulgular ve Radyolojik Sonuçlar
Yapılan ölçümler sonucunda, eklem hareket açıklığı (ROM) değerleri, IKDC dereceleri ve hem fleksiyon hem de ekstansiyon farkları açısından gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamıştır. Ancak, varus stres radyografilerinde lateral diz boşluğu ölçümleri gruplar arasında farklılık göstermiştir.
| Parametre | Tip I Rezeksiyon | Tip II Rezeksiyon | P Değeri |
|---|---|---|---|
| Lateral Diz Boşluğu (mm) | 0.93 ± 0.91 | 1.83 ± 0.45 | p = 0.039 |
| Ortalama MSTS Skoru (%) | 92.7 | 84.4 | p = 0.021 |
| Destek Puanı (Alt Ölçek) | 94.5% | 70% | p = 0.001 |
IKDC kriterlerine göre yapılan derecelendirmede, hiçbir diz anormal olarak sınıflandırılmamış ve stabilite açısından gruplar arasında bir fark gözlemlenmemiştir.
Fonksiyonel Skorlama ve MSTS Analizi
Fonksiyonel değerlendirmelerde, Tip I rezeksiyon uygulanan hastaların ortalama MSTS skorları, Tip II rezeksiyon uygulananlara göre anlamlı derecede yüksek bulunmuştur. Özellikle alt ölçek analizlerinde, destek puanları açısından Tip I grubunun (%94.5) Tip II grubuna (%70) göre belirgin bir üstünlük sağladığı (p=0.001) tespit edilmiştir.
Sonuç: Sütür Ankor Rekonstrüksiyonunun Etkinliği
Araştırma sonuçları, proksimal fibula rezeksiyonları sonrasında LCL ve biseps femoris tendonunun tibial metafize sütür ankor ile yeniden tespiti yönteminin, lateral diz instabilitesini önlemede basit ve etkili bir yöntem olduğunu kanıtlamaktadır. Bu teknik, kemik tümörü cerrahisi sonrası hastaların fonksiyonel kapasitelerini optimize etmekte ve diz stabilitesini başarılı bir şekilde korumaktadır.






