Doktorsitesi.com

Konuşma Bozuklukları

Klinik Psikolog Asım Eren
Klinik Psikolog Asım Eren
27 Mayıs 20112275 görüntülenme
Randevu Al
Konuşma Bozuklukları
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Konuşma Bozuklukları ve İletişimdeki Rolü

İletişim, sosyal bir varlık olan insanın çevresiyle irtibat kurmasını sağlayan, yaşamın en temel unsurlarından biridir. İnsanlar, duygu ve düşüncelerini aktarmak için iletişim yollarını kullanırlar; ancak bu süreçte çeşitli aksaklıklar meydana gelebilir. İletişim bozuklukları, literatürde genel olarak dil ve konuşma bozuklukları olmak üzere iki ana grupta incelenmektedir.

Konuşma bozuklukları; konuşma ve dil gelişimindeki gecikmeleri, artikülasyon güçlüklerini, ses ve akıcılık sorunlarını kapsamaktadır. Bu bozukluklar gelişimsel süreçte ortaya çıkabileceği gibi, sonradan da edinilebilir. Sorunun derecesi ise hafiften şiddetliye kadar geniş bir yelpazede değişkenlik gösterebilmektedir.

Konuşma Bozukluğu Tanımı ve Kapsamı

Amerikan Konuşma-Dil-İşitme Birliği (ASHA) tarafından yapılan tanıma göre konuşma bozukluğu; konuşma seslerinin çıkartılmasında, artikülasyonunda veya konuşmanın akıcılığındaki bozulmalardır. Bu durum, yapısal veya işlevsel nedenlerle konuşmanın anlaşılmasını güçleştirecek biçimde farklılık göstermesi olarak tanımlanır.

Özellikle kekemelik, konuşmanın akışında, ritminde, vurgularında ve ses birimlerinin çıkarılmasında yaşanan bir bozukluktur. Bu tür aksaklıklar, bireyin kendini ifade etme yeteneğini ve sosyal etkileşimini doğrudan etkileyen unsurlar arasında yer alır.

Konuşma Engeli Kabul Edilme Kriterleri

Kirk ve Gallagher, bir bireyin konuşma engelli olarak kabul edilebilmesi için belirli standartlar belirlemiştir. Buna göre, aşağıdaki durumlardan en az birinde sorun yaşanması gerekmektedir:

  • Sesin bozuk ve tırmalayıcı olması,
  • Sesin çıkarılmasının, ritminin ve vurgularının bozuk olması,
  • Konuşmanın anlaşılır şekilde olmaması,
  • Konuşmanın duyulmasında yetersizlik olması,
  • Dil yönünden kelime dağarcığı ve gramer yetersizliklerinin olması,
  • Konuşmanın bireyin yaşına ve fiziksel yapısına uygunsuzluğu,
  • Konuşmanın semantik (anlamsal) yapısında bozuklukların olması,
  • Konuşmanın tonunda dengesizlikler görülmesi.

Konuşma Bozukluklarının Sınıflandırılması

Konuşma bozuklukları arasında bazı türlere diğerlerinden çok daha sık rastlanmaktadır. Yapılan araştırmalar (Knopf, 1979), gecikmiş konuşma, artikülasyon sorunları ve kekemeliğin, tüm konuşma bozukluklarının yaklaşık %80'ini oluşturduğunu göstermektedir. ASHA raporlarına göre temel sınıflandırma şu şekildedir:

1. Artikülasyon Bozukluğu

Gelişimsel Söylem Bozukluğu veya Fonolojik Bozukluk olarak da adlandırılan bu durum; sesleri bozarak söylemek, değiştirmek, seslerin yerlerini karıştırmak veya sesleri atlamak gibi konuşma seslerinin üretimindeki bozuklukları ifade eder.

2. Ses Bozukluğu

Tek başına veya diğer bozukluklarla birlikte görülebilen bu tür; ses kalitesinin, yüksekliğinin, perdesinin, rezonansının ve sürekliliğinin üretimindeki eksiklikler veya bozukluklar olarak tanımlanmaktadır.

3. Akıcılık Bozukluğu

Konuşmanın ritim ve hızındaki bozulmalarla birlikte görülen zorlanma davranışlarıdır. Bu bozukluklar iki ana kategoride değerlendirilir:

Bozukluk TürüTanımı ve Özellikleri
KekemelikNörolojik bir durum söz konusu olmadığında gözlenen gelişimsel akıcılık bozukluğudur.
Dağınık Konuşma (Cluttering)Nörolojik kaynaklı, kelime ve hece atlanmasını da kapsayan akıcılık bozukluğudur.

Etiketler

İletişimSes bozukluğuKonuşma engelliKonuşmada akıcılık bozukluğu

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Asım Eren

Klinik Psikolog Asım Eren

Uzm. Psk. Asım EREN, 1970 yılında İzmit'te doğmuştur. Lise öğrenimini Ankara Atatürk Lisesi'nde bitirdikten sonra Hacettepe Üniversitesi Psikoloji Bölümünde başladığı lisans eğitimini başarıyla tamamlayarak Psikolog unvanı almıştır. Yüksek Lisansını ise İstanbul Maltepe Üniversitesi'nde yapmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.