Doktorsitesi.com

Kireçlenme (osteoartroz)

Prof. Dr. Meral Kozakçıoğlu
Prof. Dr. Meral Kozakçıoğlu
15 Eylül 20081682 görüntülenme
Randevu Al
Kireçlenme (osteoartroz)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Osteoartroz (Kireçlenme) Nedir?

Osteoartroz, halk arasında bilinen adıyla kireçlenme, 20'li yaşlardan itibaren başlayan ve yaşam boyu devam eden fizyolojik bir süreçtir. Tıpkı yaşlandıkça saçlarımızın beyazlaması veya cildimizin kırışması gibi, eklemlerimizde de zamanla belirli bozulmalar ve değişiklikler meydana gelir. Kadın ve erkek fark etmeksizin herkeste görülebilen bu durum, eklemlerin doğal yaşlanma süreci olarak kabul edilebilir.

Kireçlenme süreci genellikle 20'li yaşlarda eklemlerin kullanımına bağlı olarak başlar ve ilerleyerek 40'lı yaşlarda belirgin semptomlar göstermeye başlar. İstatistiksel olarak şikayetler kadınlarda erkeklere oranla daha sık görülmektedir. Bu durumun temel sebebinin, erkeklerin kas ve bağ dokusunun daha güçlü olması olduğu düşünülmektedir.

Kireçlenmede Meydana Gelen Patolojik Değişiklikler

Osteoartritte görülen yaygın değişiklikler; eklem bağ dokusu, subkondral kemik, eklem sıvısı ve kapsül üzerinde saptanır. Sürecin temelinde eklem kıkırdağındaki ilerleyici kayıp yatar. Bu kayba eşlik eden diğer önemli faktörler şunlardır:

  • Eklem sıvısındaki hyalüronik asit muhteviyatının bozulması,
  • Eklem çevresindeki kemik yapılarının deforme olması,
  • Küçük ve yeni kemik çıkıntılarının (osteofit) oluşumu.

Kireçlenme İçin Risk Faktörleri

Kireçlenmenin ortaya çıkmasında ve ilerlemesinde etkili olan risk faktörleri üç ana başlıkta incelenmektedir:

Faktör GrubuRisk Nedenleri
Genetik FaktörlerAilevi kalıtım ve genetik yatkınlık
Hormonal FaktörlerDiyabet (şeker hastalığı), akromegali, gut vb.
Travmatik FaktörlerAğır kaldırma, yük taşıma, mesleki zorlanmalar ve şişmanlık

Kireçlenmenin Temel Belirtileri Nelerdir?

  1. Ağrı: Hastaların hekime başvurmasındaki en temel nedendir. Genellikle sızı şeklinde, künt ve tam yeri belirlenemeyen bir ağrıdır. Başlangıçta hafif olan bu ağrı, zamanla artarak dinlenme esnasında bile hissedilebilir hale gelir.
  2. Tutukluk: Genellikle sabah uyanıldığında veya uzun süreli hareketsizlik sonrası görülür. Hava değişiklikleri ile doğrudan bağlantılıdır.
  3. Krepitasyon: Kıkırdak kaybı ve eklem yüzeyindeki düzensizlikler nedeniyle hareket esnasında eklemlerden gelen seslerdir. En sık diz ekleminde görülür.
  4. Hareket Kısıtlılığı: Hastalığın ileri evrelerinde eklemlerdeki bozulmalara bağlı olarak hareket kabiliyeti azalır.

En Sık Etkilenen Eklemler

  • Diz Eklemi: Özellikle fazla kilolu kadınlarda daha sık görülür. İleri aşamalarda eklem eğrilerek O-bacak deformitesine yol açabilir.
  • El Eklemleri: Parmaklarda kist ve nodül oluşumu gözlenir. Şekil bozuklukları ve güç kaybı meydana gelebilir.
  • Kalça Eklemi: Kadın ve erkeklerde eşit oranda görülür; şişmanlık ile doğrudan bir ilişkisi saptanmamıştır.
  • Omurga: Öncelikle bel ve boyun omurları bu süreçten etkilenir.

Kireçlenme Tedavi Yöntemleri

Kireçlenme tedavisinde multidisipliner bir yaklaşım benimsenmektedir. Tedavi süreci şu yöntemleri kapsar:

İlaç Tedavisi

Genellikle ağrı kesici özellikli nonsteroid antienflamatuar ilaçlar ve eklem içi hyaluronan uygulamaları tercih edilir. Önemli Not: Osteoartroz tedavisinde kortizon tedavisinin yeri yoktur.

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon

Kireçlenmede uygulanan ana tedavi yöntemidir. Hastaların başvurması gereken ilk uzmanlık dalı Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon'dur. 40 yaşından sonra düzenli kontroller; kas, kemik ve eklem sağlığını korumak adına kritiktir. Fizik tedavi kapsamında şu uygulamalar yapılır:

  • Sıcak ve soğuk uygulamalar,
  • Ağrı kesici akımlar,
  • Özel kas egzersiz programları,
  • Tedavi edici masajlar.

Cerrahi Tedavi

Çok ileri vakalarda protez uygulamaları gündeme gelir. Cerrahi operasyonun başarısı için operasyon öncesi ve sonrasında fizik tedavi uygulanması büyük önem taşımaktadır.

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Meral Kozakçıoğlu

Prof. Dr. Meral Kozakçıoğlu

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.