Doktorsitesi.com

Kendisiyle yüzleşmekten kaçınan kişi davranışları..

Uzm. Psk. Hilal Uçak
Uzm. Psk. Hilal Uçak
8 Ekim 2021224 görüntülenme
Randevu Al
Kendisiyle yüzleşmekten kaçınan kişi davranışları..
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kendinden Kaçışın Psikolojik Boyutları

İnsan psikolojisinde bireyin kendi iç dünyasıyla, yalnızlığıyla veya sorumluluklarıyla yüzleşememesi, çeşitli savunma mekanizmalarının gelişmesine neden olur. Bazı bireyler, içsel boşluklarını doldurmak veya gerçek benliklerinden uzaklaşmak adına farkında olmadan yıkıcı davranış kalıplarını benimseyebilirler. Bu durum; öfke, aşırı eğlence tutkusu veya patolojik bağımlılıklar şeklinde tezahür edebilir.

Kızgınlık ve Öfkeyi Bir Maske Olarak Kullananlar

Bazı insanlar, şaşırtıcı bir şekilde kızgınlık ve öfke duygusunu hayatlarının merkezine alırlar. Bu bireyler, öfke duygusunun sürekliliğini sağlamak için bilinçli veya bilinçsizce uygun ortamlar hazırlar ve ipuçları ararlar. Kızgınlığı sevmek ilk bakışta mantıksız görünse de, bu durumun altında yatan temel motivasyonlar şunlardır:

  • Yalnızlık ve boşluk hissini gidermek için öfkeyi bir araç olarak kullanmak.
  • Kızgınlık duygusunu adeta bir uyuşturucu madde gibi kullanarak duygusal uyuşma sağlamak.
  • Diğer insanlara yöneltilen sürekli öfke aracılığıyla kendisiyle yüzleşmekten kaçınmak.

Haz Odaklı Yaşam ve Sorumluluklardan Kaçış

Alkol, kumar, madde kullanımı veya bitmek bilmeyen bir eğlence arayışı, bireyin gerçek benliğinden kaçma çabasının en somut örnekleridir. Günün zevk ve eğlence modalarını sürekli deneyimleyen bu kişiler, kendi iç seslerini duymamak için dış dünyanın gürültüsüne sığınırlar.

Özellikle akşam olduğunda evinde vakit geçiremeyen ve mutlaka kendisini unutabileceği bir ortama ihtiyaç duyan bu bireyler, bu yöntemleri birer kaçış mekanizması olarak kullanır. Bu yaşam tarzı, kişinin gerçek hayatta elde edemediği zaferleri sahte ortamlarda aramasına ve yaşam sorumluluklarından uzaklaşmasına neden olur.

Aşırı Bağımlı Kişilik Yapısı ve Varoluşsal Kaygı

Bir bireyin başka bir insana aşırı oranda bağımlı olması, aslında kendi varoluş sorumluluğunu üstlenmekten kaçındığının en net göstergesidir. Bu bağımlılık ilişkisi, sanılanın aksine sadece sevgi temelli değildir; derinlerde karmaşık duygular barındırır.

Bağımlı İlişkilerin Temel Özellikleri

ÖzellikAçıklama
Bilinç Dışı ÖfkeBağımlı kişi, muhtaç olduğu kişiye karşı içten içe öfke besler.
Odak Noktası OlmaSevmekten ziyade sadece sevilmek ve ilginin merkezi olmak istenir.
Benlik KaybıKendi kimliğinden ödün vererek tamamen karşı taraf odaklı bir yaşam sürülür.

Sonuç olarak, aşırı bağımlılık kişinin kendi gerçeklerinden kopmasına ve hayatının kontrolünü eline almaktan vazgeçerek kendisinden uzaklaşmasına yol açar.

Etiketler

PsikologEmdrStresPsikolojiDepresyonbağımlı insan

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Hilal Uçak

Uzm. Psk. Hilal Uçak

Uzman Klinik Psikolog Hilal Uçak lise öğreniminin ardından lisans eğitimini Yeditepe Üniversitesi'nde tamamlamıştır. Yüksek lisansını Üsküdar Üniversitesi Klinik Psikoloji Anabilim Dalı'nda "Öfke İfade Tarzlarının Çocukluk Çağı Travması ve Bağlanma Stilleri ile Değerlendirilmesi" başlıklı tezi ile Prof. Dr. Sinan Canan danışmanlığında tamamlayıp Klinik Psikolog Unvanını almıştır. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.