Başkalarına karşı nazik ve şefkatli bir insan olduğunuzu düşünüyor musunuz; fakat aynı zamanda kendinizi acımasızca eleştirip zorluyor musunuz? Eğer öyleyse, bu içsel çelişkiyi ciddi bir şekilde düşünmenizi umuyorum. Kendinizi, çok önemli bir kişiyi—yani kendinizi—zorbalıyorsunuz. Bu yıkıcı davranışı sürdürmek yerine, kendinize başkalarına davrandığınız gibi davranmayı öğrenmeyi düşünebilirsiniz; özellikle zorlandığınız veya sıkıntılı olduğunuz zamanlarda. Bunu yapmanın en iyi yolu, kendinize şefkatle yaklaşmaktır.
Kısaca, öz-şefkati şu şekilde geliştirebilirsiniz:
Kurban olmanın nasıl bir his olduğunu kabul edin. Kendinize sert davranmanın nasıl bir his olduğunu gerçekten hissetmeye izin verin. Bunun sizi nasıl aşağı çektiğine dikkat edin.
Kendinizi eleştirilerinizin içinde bulursanız, bu eleştirilerin alıcı tarafında olmanın nasıl bir his olduğunu bilinçli olarak yeniden odaklayın. Bunu yapmakta zorlanıyorsanız, nazik bir insanın (örneğin iyi bir arkadaş) sizi daha olumlu bir şekilde nasıl görüp, nasıl daha nazik davranacağını hayal edin. Sizi eleştirmezler, çünkü sizi daha nazik bir ışıkta görürler. Buradaki fikir, öz-eleştirinin zararını anlamak ve bunu yaparken kendinizi sorgulamaya başlamaktır.
Duygusal acınızı “aşmanız” gerektiğini ve “zayıf olmaktan vazgeçmeniz” gerektiğini düşünebilirsiniz. Bu durumda, “içsel zorbanızı” destekliyorsunuz—ve kendinize daha fazla zarar veriyorsunuz. Duygular, kim olduğunuzun bir parçasıdır (tüm insanlar gibi), ve göz ardı edilemez veya eleştirilemezler; aksi takdirde kendinize zarar verirsiniz. Tam anlamıyla mutlu olmak için, tüm deneyimlerinize, zor olanlar bile, bağlanmanız, kabul etmeniz ve onlara şefkatli bir şekilde yaklaşmanız gerekir. Bu zor bir kavram olabilir; bu yüzden daha fazla öğrenmek isterseniz, Kişisel Hedefinizi Karşılamanın İlk Adımı adlı makaleye göz atabilirsiniz.
Öz-farkındalık kazanın. Burada mantıklı bir şekilde düşünmeye başlarsınız. Kendinize karşı sert olduğunuz erken yaşam deneyimlerini hatırlayın; ve o zamandan kalan duyguları yeniden deneyimlemeyi seçin. Bu duyguları gerçekten iyi anlamaya kadar tutun. Daha sonra, yaşam olaylarının sizi kendinize karşı neden bu kadar sert olmaya yönlendirdiğini düşünün. İlk ne zaman bu şekilde davranmaya başladınız? Ve, bu ne işe yarıyordu? Örneğin, mükemmel olmaya itilen kaygılı bir çocuk olabilirsiniz; ve/veya, ebeveynlerinizin onayını almak için okulda veya sporda mükemmel olmanız gerektiğini hisseden bir çocuk olabilirsiniz. Her iki durumda da, öz-eleştiriyi, kendinizi yönlendirmenin ve sonunda arzuladığınız kabulü kazanmanın bir yolu olarak kullanmış olabilirsiniz.
Kendinizi zorbalamayı perspektif ile anlayın. Geri çekilin ve bu erken deneyimi mevcut, yetişkin perspektifinizden gözlemleyin. Kabul ve desteğe nasıl ihtiyacınız olduğunu hatırlayın. Bu nedenle, kendinizi zorladınız ve o ihtiyaçları karşılamak için elinizden gelenin en iyisini yaptınız. Ne yazık ki, hedefiniz olumlu olsa da, kendinizi daha iyi yapmaya çalışmak sonuçta kendinizi daha kötü hissetmenize neden oldu.
Kendinize anlayış ve şefkatle yaklaşın. Umarım, bu süreci yaşarken, o genç size karşı doğal bir şefkat hissedersiniz. Öz-eleştiriye geri dönerseniz (genç kendinizin perspektifine), iyi bir arkadaş veya şefkatli bir annenin o genç size nasıl tepki vereceğini tekrar düşünün—şüphesiz şefkatle.
Son olarak, bu çocukluk stratejilerini mevcut yaşamınızda nasıl kullanmaya devam ettiğinizi not edin. O zamanlar başa çıkma şekliniz bir parçanız haline geldi, bu yüzden şimdi de aynısını yapıyorsunuz. Bunun sizin kendinize yardımcı olma şekliniz olduğunu—her ne kadar ters tepsede—gerçekten düşünün. Bunu anlayarak, “içsel zorbanızı” anlayacak ve kendinizi farklı, daha nazik bir perspektiften görme özgürlüğüne kavuşacaksınız.
Bu kadar güçlü bir öz-eleştiri olmadan, öz-eleştirinizin nesnesine (örneğin kilo, iş performansı, beğenilme) şefkatle bakmanız daha mümkün olacaktır. Kendinize, başkalarına gösterdiğiniz gibi—şefkat ve destekle—bakabilirsiniz. Elbette, bu yeni tepki verme yolu pratik gerektirecektir. Ancak zamanla, kendini zorbalama gücünü ve sıklığını azaltacaktır. Öz-şefkat onun yerini alacaktır. Ve bu değişiklikle birlikte, daha mutlu ve daha tatmin edici bir yaşam sürme kapasitesine sahip olacaksınız.
orijinal metin: https://www.psychologytoday.com/intl/blog/making-change/201205/stand-self-bullying
Çeviri: Uzm. Kl. Psk. Tuğba Avcı