Doktorsitesi.com

KEKEMELİK HAKKINDA AİLELERE KISA ÖNERİLER

Psk. Pervin Güneş
Psk. Pervin Güneş
7 Aralık 2017144 görüntülenme
Randevu Al
KEKEMELİK HAKKINDA AİLELERE KISA ÖNERİLER
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Çocuklarda Kekemelik ve Ebeveyn Tutumlarının Önemi

Kekemelik davranışı gösteren çocukların tedavi sürecinde kalıcı ve başarılı sonuçlar elde edilebilmesi için terapist ile anne-baba işbirliği kritik bir öneme sahiptir. Çocuğun ev ortamındaki iletişim dinamikleri, terapinin başarısını doğrudan etkileyen unsurlar arasında yer alır. Başlangıç aşamasında, çocuğunuzla kurduğunuz iletişimde belirli stratejik yaklaşımları benimsemeniz süreci kolaylaştıracaktır.

Kendi Duygusal Durumunuzu Analiz Edin

Ebeveynlerin kekemelik konusundaki olumsuz duyguları ve içsel gerilimleri, doğrudan çocuğa yansıma potansiyeline sahiptir. Bu nedenle öncelikle kendi kaygılarınızı gözden geçirmeli ve çocuğunuzu mevcut durumuyla kabul etmelisiniz. Unutulmamalıdır ki; bir çocuk hecelerin %10’unda takılıyorsa, kalan %90’lık kısmını akıcı bir şekilde ifade etmektedir. Gelecek kaygısına odaklanmak yerine, mevcut durumda ona nasıl destek olabileceğinize yoğunlaşmanız daha verimli olacaktır.

Konuşma Baskısını Minimize Edin

Çocuğunuzun üzerindeki konuşma baskısını azaltmak, iletişim kalitesini artırmanın temel yollarından biridir. Bu süreçte dikkat edilmesi gereken temel kurallar şunlardır:

  • Aktif Dinleme: Çocuğunuz konuşurken tüm dikkatinizi ona verin ve göz teması kurun. Yüz ifadenizin endişeden uzak, sakin ve doğal kalmasına özen gösterin.
  • Sabır ve Zaman: Sözünü kesmeden, cümlesini tamamlamasını sabırla bekleyin. O konuşmasını bitirdikten sonra aceleyle cevap vermekten kaçınarak diyaloğun telaşsız bir atmosferde sürmesini sağlayın.
  • Soru Stratejisi: Sürekli soru sormak yerine, yanıtı "Evet" veya "Hayır" olan ya da kısa ifadelerle geçiştirilebilecek soruları tercih edin. Kendi isteğiyle konuşmaya başladığında ise ona ihtiyacı olan tüm zamanı tanıyın.
  • Ses Tonu Kontrolü: Kelimelerinizden ziyade ses tonunuz gerçek duygularınızı yansıtır; bu nedenle her zaman sakin ve güven verici bir ton kullanın.

Genel Stres Faktörlerini Yönetin

Çocuğun gündelik yaşamındaki stres seviyesi, konuşma akıcılığını etkileyen önemli bir değişkendir. Yaşam tarzınızın aşırı korumacı, telaşlı veya düzensiz olması çocuğu yorabilir. Çocuğun hayatı, ne aşırı ilgisiz ne de aşırı koşturmaca içinde olmalı; sakin ve dengeli bir rutin benimsenmelidir.

Ebeveyn tutumları çocuğu asla utanç, suçluluk veya yetersizlik duygusuna itmemelidir. Kendisini reddedilmiş veya hor görülmüş hisseden çocuklarda, bu duygusal karmaşalar ilerleyen süreçte kekemelik olarak tezahür edebilir. Bu nedenle çocuğun duygusal güvenliğini sağlamak önceliğiniz olmalıdır.

Kaliteli Zaman Ayırın ve Dil Deneyimlerini Zenginleştirin

Çocuğunuzla geçirdiğiniz vaktin niceliğinden ziyade niteliği önemlidir. Konuşma şekli ne olursa olsun, onun sizin için her zaman değerli olduğunu hissettirmelisiniz. Bu bağlamda aşağıdaki etkinlikler destekleyici olabilir:

Etkinlik TürüUygulama Yöntemi
Kitap OkumaUygun bir ses tonuyla, hecelemeden ve akıcı bir üslupla bol bol kitap okuyun.
İçerik SeçimiKitapların gramer ve dil ağırlığının çocuğun akademik düzeyine uygun olmasına dikkat edin.
Tekrar ve KatılımAynı kitabı defalarca okuduktan sonra çocuğun cümleleri tekrar etmesine izin verin ancak soru sormaktan kaçının.
Anlatı PaylaşımıMasal, hikâye veya özellikle çocukların çok sevdiği küçüklük anılarını anlatın.

Çocuğun dil deneyimleri her zaman mutluluk verici olmalıdır. Konuşma eylemi; azarlama veya ceza ile değil, keyifli anlarla özdeşleşmelidir. Duygularını ifade etmesine imkan tanıyın ve ifadede güçlük çektiğinde ona destek olun; ancak asla kelimeleri onun yerine siz tamamlamayın.

Konuşma Modelinizi Optimize Edin

Çocuğunuza en iyi model sizsiniz. Hem konuşurken hem de kitap okurken konuşma hızınızı yavaşlatmanız gerekir. Bu süreçte cümleler ve kelimeler arasındaki boşlukları uzatarak işe başlayabilirsiniz. Kelimeleri yavaş söylemeye gayret ederken asla heceleme yapmamalısınız. Çocuğun öğrenmesi gereken; zahmetsiz, yumuşak ve sakin bir konuşma tarzıdır.

Kekemelik Davranışına Karşı Uygun Tepkiler Geliştirin

Çoğu zaman en doğru tepki, kekemelik yokmuş gibi davranarak sabırla dinlemektir. Ancak çocuğun belirgin bir şekilde zorlandığı ve sıkıntı duyduğu anlarda tamamen tepkisiz kalmak olumsuz bir etki yaratabilir. Böyle durumlarda, acıma veya kaygı ifadesi barındırmayan, hafif bir gülümseme eşliğinde şu tarz yapıcı yaklaşımlar sergilenebilir:

  • "Bu kelime seni biraz uğraştırdı, değil mi?"
  • "Bazen konuşmak zor olabiliyor, bu çok normal."

Bu tür ifadeler, çocuğun çabasını takdir ettiğinizi ve onu suçlamadığınızı gösterir. "Daha yavaş konuş", "Yüzünü öyle yapma" gibi iyi niyetli görünen ancak suçlayıcı ve baskı kuran uyarılardan kaçınılmalıdır.

Son olarak, çocuğunuzla duyguları hakkında konuşmaktan çekinmeyin. "Kekemelik" terimi yerine "konuşma zorluğu" ifadesini kullanmak, çocuğu damgalanmaktan korur. Herkesin hayatta farklı zorluklar yaşayabileceğini belirterek bu durumun bir tabu olmadığını ona hissettirin.

Etiketler

Kekemelik tedavisiÇocuklarda kekemelikAnkara psikologKekemelikKekemelik nedir

Yazar Hakkında

Psk. Pervin Güneş

Psk. Pervin Güneş

Psk. Pervin Güneş, 1968 yılında Ankara Polatlı'da doğmuştur. Lisans eğitimini Ankara Hacettepe Üniversitesi'nde tamamlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.