Kanser hastalarına tavsiye!

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Meme Kanseri ve COVID-19: En Riskli Gruplar Kimlerdir?
Sağlık Bilimleri Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bülent Çitgez, Türkiye’de kanser tipleri arasında ilk sırada yer alan meme kanseri hastalarının, koronavirüs (COVID-19) salgınında en riskli grupta bulunduğunu açıkladı. Bağışıklık sistemini doğrudan etkileyen hastalıklar veya bu hastalıklara yönelik uygulanan tedaviler, bireyleri virüse karşı daha savunmasız hale getirmektedir. Bu nedenle, özellikle onkolojik tedavi gören hastaların pandemi sürecinde ekstra dikkatli olmaları gerekmektedir.
Kanser tedavilerinin etkileri, hastaneden ayrılınca veya son kür bittiğinde hemen sona ermez. Tedavinin immünsüpresif (bağışıklık baskılayıcı) etkileri uzun süreli olabilir. Doç. Dr. Bülent Çitgez, COVID-19 enfeksiyonu için esas riskli popülasyonu şu şekilde kategorize etmektedir:
- Son 3 ay içerisinde kemoterapi almış veya almakta olan hastalar,
- Kanser tedavisi kapsamında immünoterapi alan bireyler,
- Protein kinaz inhibitörleri gibi bağışıklık sistemini etkileyen odaklanmış tedaviler görenler,
- Akciğer kanseri nedeniyle radikal yoğun radyoterapi alan hastalar,
- Son 6 ay içerisinde kemik iliği nakli olanlar veya immünsupresif ilaç kullananlar,
- Tedavi gerektirmese dahi bağışıklık sistemine zarar veren hematolojik maligniteleri (kronik lösemi, lenfoma, multipl myelom) olan hastalar.
Koronavirüsten Korunmak İçin Hijyen ve İzolasyon Kuralları
Risk grubundaki hastaların öncelikli kuralı, mümkünse kendilerini tamamen izole etmeleri ve kalabalık ortamlardan kesinlikle kaçınmalarıdır. Sosyal izolasyonun sağlanamadığı durumlarda ise hijyen kurallarına normalden iki kat daha fazla uyulması hayati önem taşır. Herhangi bir yüzeye temas edilmesi halinde, ellerin sabunla en az 20 saniye boyunca yıkanması ve ardından kolonya ile dezenfekte edilmesi önerilmektedir.
Bağışıklık Sistemini Güçlendiren Beslenme ve Uyku Düzeni
Koronavirüse karşı dirençli kalmanın temel anahtarı sağlıklı ve dengeli beslenmedir. İnsan vücudundaki bağışıklık sisteminin %70-80’i gastrointestinal sistemde şekillenmektedir. Bu durum, tükettiğimiz gıdaların ve bağırsak floramızdaki mikropların bağışıklık sağlığımız üzerinde doğrudan belirleyici olduğunu göstermektedir.
Beslenme Planında Dikkat Edilmesi Gerekenler
Meyve ve sebze ağırlıklı bir diyet, kanser hastaları için kritik bir öneme sahiptir. Bağışıklık sistemini dengelemek ve güçlendirmek için şu besin gruplarına odaklanılmalıdır:
| Besin Grubu | Önemli Kaynaklar | Bağışıklığa Etkisi |
|---|---|---|
| Vitaminler | C ve E vitamini içeren meyve/sebzeler | Bağışıklık sistemini dengeler ve korur. |
| Proteinler | Et, süt ve yumurta | Vücut direncini artırır ve doku onarımını sağlar. |
| Sıvı Desteği | Bol su tüketimi | Metabolizmanın düzenli çalışmasına yardımcı olur. |
Uykunun Bağışıklık Sistemi Üzerindeki Kritik Rolü
Beslenme kadar önemli olan ancak genellikle ihmal edilen bir diğer konu ise uyku düzenidir. Uyku yoksunluğu, bağışıklık sistemini baskılayan en güçlü faktörlerden biridir. Bilimsel veriler, bir gecede en az altı, ideal olarak ise sekiz saat uyunmadığında bağışıklık sisteminin ciddi şekilde tehlikeye girdiğini kanıtlamaktadır.
Son olarak, stres de bağışıklık sistemini olumsuz etkileyen unsurlar arasındadır. Yaşanan süreçte stresi tamamen kontrol etmek her zaman mümkün olmasa da; ne yediğimizi, ne kadar uyuduğumuzu ve hijyen standartlarımızı kontrol altında tutmak hastaların elindedir.


