Kalça geniş bir alandır. Yüzeyinde ve derininde pek çok önemli kas bulunur. Bu kaslardan bir kısmı bel ve daha üst gövde ile bir şekilde bağlantılı iken, bir kısmının bir ucu kalçanın ön kısmına ya da bacaklara uzanır. Mesane, bağırsaklar ve genital organları yerçekimine karşı bir hamak gibi tutan pelvik taban kaslarının da bir uçları kalçaya yapışır.

Yani pek çok farklı durum kalça ağrısına sebep olabilir ve kalça ağrısı çeken insan sayısı kadar farklı kalça ağrısı olması mümkündür.

Kimi hastada bel ağrısı kalçaya yansırken, kiminde dizdeki bir problem kalçanın biyomekaniği bozarak ağrıya ve yürüyüşte sıkıntıya sebep olabilir. Kimin de ise fazla kilo sebebi ile ya da doğum sonrası zayıflayan pelvik taban aşağıya sarkarak kalça içinde ya da daha derinde ağrıya ve idrar tutmada güçlük ya da kabızlığa neden olabilir.

Bu nedenle hasta dikkatlice dinlenerek ağrısının tam olarak nerede olduğu, nasıl ve ne zaman başladığı, ne yaparsa artıp azaldığı gibi ayrıntılar sorgulanmalıdır.

Teşhis tedavinin yarısıdır. Hastanın probleminin kaynağı bulunamaz ise, uygulanacak tedaviler de yeterli faydayı sağlamaz.

Hasta hikayesi alındıktan sonra, palpasyon ile hastaya dokunarak ağrısının yeri ve nerelere yansıdığı ya da yayıldığı tespit edilmelidir.

Problem bulunduktan sonra uygun Manuel Terapi yöntemleri ve sonrasında mutlaka kişiye özel klinik egzersiz programı eklenerek tedaviye başlanır.

Hastalık oluşumu bir süreç gerektirdiği gibi iyileşme de bir süreçtir. Sabır ve devamlılık ile neredeyse tüm kas iskelet problemlerinde başarı sağlanabilir.

Önemli olan iyileşeceğine dair inanç ve tedavi için kararlı olmaktır.

Şifa dileklerimle..


İstanbul Fizyoterapist uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!