Doktorsitesi.com

İnternetteki bilgilerle kendimize tanı koyabilir miyiz?

Psk. İlker Keleş
Psk. İlker Keleş5.0(3 Değerlendirme)
6 Ekim 20265 görüntülenme
Randevu Al
  • İnternet üzerinden kendi kendine tanı koyma eğilimi, genellikle belirsizliğin yarattığı kaygıyı azaltma ve durumu kontrol altına alma ihtiyacından kaynaklanmaktadır.
  • Bir tanıyı sahiplenmek kişiyi belirli kalıplara hapsedebilir; oysa her bireyin psikolojik deneyimi geçmişi ve ilişkisel dinamikleriyle kendine özgü ve biriciktir.
  • Gerçek iyileşme süreci, bireyin kendisini sadece bir tanıdan ibaret görmeyi bırakıp tüm hikâyesiyle bütüncül bir şekilde kabul etmesiyle başlar.
İnternetteki bilgilerle kendimize tanı koyabilir miyiz?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

İnternet Bilgileriyle Kendi Kendine Tanı Koymak Mümkün mü?

Günümüzde internetteki geniş bilgi kaynakları sayesinde bireylerin kendi semptomlarını araştırması oldukça yaygın bir durumdur. Teknik olarak, DSM-5 gibi tanı ölçütleri kitapçıklarına bakarak ve mevcut kriterlere uyum sağladığınızı düşünerek kendinize bir tanı koymanız mümkündür. Ancak burada asıl odaklanılması gereken nokta, tanı koyup koyamayacağımızdan ziyade bu eylemin altındaki psikolojik motivasyonlardır.

Kendi Kendine Tanı Koyma İhtiyacının Nedenleri

Bir bireyin kendine tanı koyma ihtiyacı hissetmesinin arkasında çeşitli temel sorular ve gereksinimler yatar. Bu süreci anlamlandırmak için şu soruları sormak kritiktir:

  • Neden kendimize bir tanı koymak istiyoruz?
  • Bu tanıya neden ihtiyaç duyuyoruz?
  • Tanı netleştiğinde hayatımızda ne değişecek?
  • Tanı koymak çözümü gerçekten kolaylaştıracak mı?

Çoğu zaman, yaşadığımız durumun bir adının olması, belirsizliğin yarattığı kaygıyı azaltır. Bir isimlendirme yapmak, durumu anlamlandırdığımızı ve kontrol edebildiğimizi hissettirir. Bu noktada asıl sorgulanması gereken, bireyin belirsizliğe karşı tahammülsüzlük düzeyidir.

Tanıların Sınırları ve İnsan Doğasının Biricikliği

Bir tanıyı sahiplenmek, bir süre sonra o tanının sınırları içerisine hapsolmanıza neden olabilir. Unutulmamalıdır ki; hiçbir tanı bir insanı tam anlamıyla tanımlayamaz. İnsan, tıbbi bir tanıdan çok daha fazlasıdır. Örneğin, anksiyete tanı kriterlerine uyuyor olmanız, tüm benliğinizin anksiyeteden ibaret olduğu anlamına gelmez.

DurumTanı Odaklı YaklaşımBütüncül Yaklaşım
Bakış AçısıSemptomları bir kalıba sokar.İnsanı geçmişi ve deneyimleriyle ele alır.
EtkiKişiyi tanı ile sınırlar.Kişinin biricikliğini ön plana çıkarır.
SonuçBelirsizliği geçici olarak giderir.Gerçek anlamda kendini tanımayı sağlar.

Neden Her Deneyim Farklıdır?

Her birey hayatının belirli dönemlerinde çeşitli psikolojik belirtiler gösterebilir. Ancak bu belirtilerin ortaya çıkış nedenleri kişiden kişiye farklılık gösterir. Aynı tanıya sahip iki kişinin dışarıdan benzer görünen semptomları, iç dünyalarında bambaşka anlamlar taşıyabilir. Bu farklılığın temel sebepleri şunlardır:

  1. Geçmiş Deneyimler: Herkesin çocukluk ve büyüme öyküsü farklıdır.
  2. İlişkisel Dinamikler: Sosyal çevre ve kurulan bağlar kişiye özeldir.
  3. İhtiyaçlar: Her bireyin psikolojik gereksinimleri değişkenlik gösterir.
  4. Baş Etme Biçimleri: Zorluklarla mücadele yöntemleri kişiseldir.

Sonuç: Değişimin Başladığı Nokta

Kendimizi bir kalıba sokmak yerine, bütün ve biricik olarak görebilmek çok daha değerlidir. Tanı, kendimizi anlamak için yalnızca bir araç olabilir; ancak kendimizi açıklayan tek gerçeklik haline geldiğinde bizi sınırlamaya başlar.

Gerçek değişim, kendimize bir tanı bulduğumuz an değil; kendimizi tek bir tanıdan ibaret görmeyi bıraktığımız an başlar. Kendimizi bir tanının içine sıkıştırmadan, tüm hikâyemizle kabul ettiğimizde gerçek bir kendini anlama süreci mümkün olacaktır.

Etiketler

Psikoterapi

Yazar Hakkında

Psk. İlker Keleş

Psk. İlker Keleş

İnsanı anlama ve keşfetme tutkusu ile çıktığım bu yolculukta, Türkiye'nin ilk ve en köklü psikoloji bölümü olan İstanbul Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nden yüksek onur derecesiyle mezun oldum. Lisans eğitimim süresince İstanbul Tıp Fakültesi'nde nöropsikoloji ve psikiyatri stajları yaparak klinik saha deneyimi kazandım; akademik araştırmalarda görev aldım ve psikodinamik ile bütüncül psikoterapi alanlarında özel eğitimler tamamladım.

Bugün ergen ve yetişkin danışanlarımla psikodinamik ve bütüncül bir yaklaşımla psikolojik danışmanlık ve destek çalışmaları yürütüyorum.

Çalışmalarımda kişinin yalnızca bugün yaşadığı güçlüğe ya da aldığı tanıya değil, o güçlüğün kişinin yaşamındaki yerine ve anlamına bakıyorum. Bazen bugün yaşadığımız bir kaygının, ilişkilerde tekrar eden bir örüntünün ya da kendimizle ilgili taşıdığımız bir düşüncenin kökenleri geçmiş deneyimlerimizde ve bilinçdışı süreçlerimizde olabilir. Bu nedenle danışmanlık sürecinde kişinin yaşam öyküsünü, geçmiş yaşantılarını, ilişkilerini ve bugün karşılaştığı güçlükleri bir bütün olarak ele almaya önem veriyorum.

Benim için danışmanlık, kişiye hazır cevaplar vermekten çok, kişinin kendisini daha yakından tanıyabilmesine ve kendi yaşantısına farklı bir gözle bakabilmesine alan açan bir süreç. Bu nedenle her danışanın sürecini kendi ihtiyaçları, yaşam öyküsü ve getirdiği meseleler doğrultusunda ele alıyorum.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.