Kısırlık, çiftlerin 1 yıl boyunca düzenli olarak (haftada 2-3 kez) ilişkiye girmelerine rağmen gebelik elde edememeleridir. Toplumda kısırlık rastlanma oranı % 15 veya 7 çiftten biri olarak verilebilir.
Doğurganlığın ve yumurtalık fonksiyonlarının en iyi olduığu dönem bir kadın için 24 yaş olarak bildirilmektedir. Yaş ilerledikçe özellikle 35 yaş üzerinde yumurtalık fonksiyonlarındaki değişiklikler, yavaşlamalar kadınların doğurganlık oranını azaltmaktadır. Erkeklerde de 40 yaş üzeri sper kalitesi azalarak, hız ve anomali yüzdesi artarak erkeklerin de doğurganlığa katkısı azalmaktadır.
Sağlıklı bir çiftin, düzenli ilişki ile 3 ay içerisinde gebe kalma şansı % 57, 6 ay içerisinde % 72 , 1 yıl içinde % 85, 2 yılın sonunda ise % 93 'tür. Gebelik elde edemeyen çiftlerin yapılan araştırımalarında % 15 oranında herhangi bir sebep bulunamaz, buna açıklanamayan infertilite denmektedir. Kısırlık sebepleri çiftlerde, kadın faktöre bağlı olarak yaklaşık % 40-50 , erkek faktörler % 30-40 , her ikisine bağlı faktörler % 15-20 oranlarındadır.
Ülkemizde kısırlık tanısı koymak için çoğu zaman erken davranılmaktadır. Bunun sebebi ise çiftlerin acele etmeleri, sabırsız davranmalarıdır.Çiftlerin değerlendirilmeleri için, 1 yıllık korunmasız ilişki süreleri tamamlanmalı, araştırmaya bir yıl sonunda gebelik elde edilemedi ise başlanmalıdır.
Erken araştırmaya başlayabilmek için bazı sebepler olmalıdır, bunlar kadın yaşının 35 üzerinde olması, bilinen bir jinekolojik problemin olması ( tüplerde tıkanıklık, tüplerin alınması gereken durumlar, polikistik over, yumurtalık fonksiyon bozuklukları, hormonal dengesizlikler,diğer endokrin bozukluklar), bilinen bir erkek faktör ( sper sayı-şekil-anomalisi, varikosel) mevcudiyetidir.

İstanbul Kadın Doğum uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!