Doktorsitesi.com

İlerleyen yaşla birlikte pelvik taban bozukluğu

Prof. Dr. Ercan Mustafa Aygen
Prof. Dr. Ercan Mustafa Aygen
23 Mayıs 2017211 görüntülenme
Randevu Al
  • Pelvik taban fonksiyon bozuklukları temel olarak yaşlanma ve doğum süreçlerinin bir sonucu olup, yetişkin kadın nüfusunun yaklaşık yarısını etkileyen ciddi bir sağlık sorunudur.
  • Bu rahatsızlıklar idrar kaçırma, organ sarkması ve bağırsak problemleri gibi geniş bir klinik yelpazede görülerek yaşam kalitesini ve sosyal hayatı olumsuz etkiler.
  • Tedavi sürecinde yaşam tarzı değişiklikleri ve Kegel egzersizleri önemli rol oynarken, doğru teşhis için ürodinamik incelemeler ve fizik muayene gibi objektif yöntemler kullanılmalıdır.
İlerleyen yaşla birlikte pelvik taban bozukluğu
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Pelvik Taban Fonksiyon Bozukluğu Nedir?

Pelvik taban değişiklikleri, tarihte ilk kez M.Ö. 2000 yılında Mısır yazıtlarında rahim sarkması tarifiyle yer almıştır. Çok eski bir geçmişe sahip olan bu rahatsızlığın fizyopatolojisi, ancak geçen yüzyılın başında uterus bağlarının destekleyici rolünün anlaşılmasıyla aydınlanmaya başlamıştır. Günümüzde pelvik taban bozukluklarının temel olarak yaşlanma ve doğum yapma süreçlerinin bir sonucu olduğu kabul edilmektedir.

Artan yaşam süresiyle birlikte yaşlı kadın nüfusunun çoğalması, pelvik taban fonksiyon bozukluklarının korunma ve tedavi süreçlerini daha kritik bir hale getirmektedir. Yetişkin kadın nüfusunun yaklaşık yarısını etkileyen bu durum, ciddi bir sağlık problemi olarak karşımıza çıkmaktadır.

Pelvik Taban Fonksiyon Bozukluğu Klinik Spektrumu

Pelvik taban fonksiyon bozukluğu, geniş bir klinik yelpazeyi kapsar. Bu spektrumda ağırlıklı olarak ön ve arka kompartman şikayetleri yer alır:

  • Ön Kompartman (Mesane): En sık görülen bulgular idrar kaçırma ve organ sarkmasıdır.
  • Arka Kompartman (Bağırsak): Kolorektal fonksiyonlarla ilgili olan bu bölümde gaz-gaita kaçırma ve dışkılama problemleri ön plandadır.

Bu rahatsızlıklar yaşamı doğrudan tehdit etmese de; tedavi edilmediği takdirde sosyal izolasyon, seksüel baskılanma ve yaşam kalitesinde ciddi bozulmalara yol açabilir.

Pelvik Taban Bozukluğuna Yol Açan Faktörler

Pelvik taban yapılarındaki zayıflık veya yaralanmalar; vajinal gevşeklik, organ sarkması ve seksüel memnuniyetsizlik gibi çoklu şikayetleri beraberinde getirir. Pelvik taban fonksiyon bozukluğu gelişimini kolaylaştıran temel faktörler şunlardır:

  • Gebelik ve doğum yaralanmaları (özellikle vajinal doğumlar)
  • Menopoz süreci ve yaşlanma
  • Geçirilmiş pelvik bölge cerrahileri
  • Bağ dokusu patolojileri
  • Obezite, sigara kullanımı ve kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH)
  • Kronik kabızlık durumları

Pelvik taban destek dokusunun mekanik olarak parçalanması, fonksiyon bozukluğunun temel nedenidir. Destek yapısı bozulduğunda pelvik organ bağlarına binen yük artar ve bu durum çeşitli derecelerde disfonksiyona yol açar.

Östrojen Eksikliğinin Etkisi

Pelvik tabanı oluşturan yapılar östrojen hormonunun hedef bölgeleridir. Menopoz sonrası dönemde görülen östrojen azlığı, ileri yaşlarda ortaya çıkan disfonksiyonun en önemli nedenlerinden biridir. Östrojen düzeyindeki azalma şu semptomlara neden olabilir:

  • Vajinal epitelde kuruma, yanma ve kaşınma
  • Cinsel ilişki sırasında ağrı (disparoni)
  • Sık tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu benzeri şikayetler

Tanı ve Değerlendirme Yöntemleri

Pelvik taban disfonksiyonunun doğru teşhis edilmesi, yanlış tedavi uygulamalarının önüne geçilmesi açısından hayati önem taşır. Değerlendirme süreci şu kategorilere ayrılır:

Değerlendirme TürüKullanılan Yöntemler
Sorgulama Yöntemleriİdrar şikayetleri, prolapsus, seksüel durum ve dışkılama problemleri analizi
Yarı Objektif Yöntemlerİşeme günlükleri (24 saatlik sıvı alımı ve idrar çıkışı takibi)
Objektif YöntemlerFizik muayene, idrar kültürü, ürodinamik incelemeler, anal manometri ve endosonografi

Pelvik Organ Prolapsusu (Sarkma) ve Belirtileri

Pelvik organ prolapsusu (POP), vakaların derecesine göre farklı semptomlar gösterir. İleri evre vakalarda, inkontinansın aksine obstrüktif işeme (kesik kesik işeme, tam boşalamama hissi) görülebilir. Yapılan araştırmalara göre prolapsusu olan hastalarda görülen semptom dağılımı şöyledir:

  • %86 Aciliyet hissi
  • %73 İdrar kaçırma
  • %63 Vajende kitle şikayeti
  • %62 İşeme bozukluğu
  • %31 Dışkı kaçırma

Korunma ve Tedavi Yaklaşımları

Pelvik taban sağlığını korumak için yaşam tarzı değişiklikleri büyük önem taşır. Kilo verme, kronik kabızlıktan kaçınma ve ağır kaldırmama gibi önlemler alınmalıdır. Ayrıca, Kegel egzersizleri ile pelvik taban kaslarının güçlendirilmesi, başlangıç aşamasındaki hastalıkların tedavisinde oldukça etkilidir.

Tedavi planlamasında patolojinin türü net olarak saptanmalı; cerrahi veya tıbbi tedavi seçenekleri hastanın durumuna özel olarak belirlenmelidir.

Etiketler

Rahim sarkmalarıProlapsusYaşlılık dönemiİşeme sorunuİnkontinans

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Ercan Mustafa Aygen

Prof. Dr. Ercan Mustafa Aygen

İlk orta ve lise eğitimim Ankara'da tamamladıktan sonra girdiğim Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinden 1988 yılında mezun oldum
Uzmanlık eğitimimi 1993 yılında Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum AD'da yaptım.
Aynı Üniversitede 1999 yılında doçent 2004 yılında profesör oldum
Halen Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum AD'da  öğretim üyesi olarak görev yaptım.
2003 yılında Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi  Tüp bebek merkezini 2009 yılında Acıbadem Kayseri Hastanesi Tüp bebek merkezini kurdum.
Evli ve iki çocuk babasıyım

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.