Doktorsitesi.com

Hipnoz ve Tarihcesi

Dr. Sümeyye Taş
Dr. Sümeyye Taş
14 Ekim 2015429 görüntülenme
Randevu Al
  • Franz Anton Mesmer tarafından 'hayvansal manyetizma' teorisiyle temelleri atılan bu alan, Dr. James Braid'in süreci fizyolojik bir temele oturtup 'hipnoz' terimini literatüre kazandırmasıyla bilimsel bir kimlik kazanmıştır.
  • 19. yüzyılda Nancy Ekolü hipnozun telkin yoluyla gerçekleşen doğal bir durum olduğunu savunurken, Jean Martin Charcot bu durumu sadece histerik vakalarla ilişkilendirerek önemli bir akademik tartışma başlatmıştır.
  • Sigmund Freud'un psikanalize yönelerek hipnozu terk etmesi yöntemin popülaritesini bir süre azaltsa da, 1950'li yıllarda İngiliz ve Amerikan Tıp Cemiyetleri tarafından resmen bir tedavi yöntemi olarak kabul edilmiştir.
Hipnoz ve Tarihcesi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Hipnozun Öncüsü: Franz Anton Mesmer ve Hayvansal Manyetizma

Modern hipnozun temelleri, 18. yüzyılda yaşamış olan Franz Anton Mesmer (1734 - 1815) tarafından atılmıştır. Viyana Tıp Fakültesi mezunu olan Mesmer, 1765 yılında hazırladığı doktora tezinde astronomi ile tıbbı birleştirerek manyetik akım teorisini ortaya koymuştur. Bu teoriye göre, evreni dolduran manyetik bir akım insan vücuduna nüfuz etmekte; bu akımın dengeli dağılımı sağlığı, dengesizliği ise hastalıkları temsil etmektedir.

Mesmer, Cizvit papazı Hell'den aldığı mıknatıslarla ilk başarılı tedavilerini gerçekleştirmiştir. Ancak zamanla bu gücün mıknatıslardan değil, kendi vücudundan aktığını savunarak Animal (Canlı) Manyetizm kavramını geliştirmiştir. Viyana'da kazandığı büyük şöhret, meslektaşlarının kıskançlığı ve Theresa Paradi vakasındaki tartışmalar nedeniyle yerini Paris'e taşınmasına bırakmıştır.

Manyetizmadan Yapay Uyurgezerliğe Geçiş

Mesmer'in öğrencilerinden Markiz de Puysegur, tesadüfen bir çobanda uyurgezerlik hali yaratarak manyetizma tarihinde yeni bir çığır açmıştır. Puysegur, bu durumu yapay uyurgezerlik olarak adlandırmıştır. Bu keşif, hastanın uyku benzeri bir haldeyken konuşabildiği ve telkin alabildiği bir dönemi başlatmıştır.

Manyetizma ve hipnozun gelişim sürecindeki diğer önemli isimler şunlardır:

  • Dr. John Elliotson: 1843'te Zoist dergisini çıkararak konuyu akademik düzeye taşımaya çalışmıştır.
  • Dr. James Essdaile: Hindistan'da manyetik anestezi ile binlerce başarılı ameliyat gerçekleştirmiştir.
  • Kimyasal Anestezi: 1840'larda azot oksit ve eterin bulunması, manyetizmanın cerrahideki kullanımını azaltmıştır.

Hipnoz Teriminin Doğuşu: Dr. James Braid

İngiliz hekim Dr. James Braid, manyetik akım teorisini reddederek bu durumun tamamen göz sinirlerinin yorulmasıyla ilgili fizyolojik bir süreç olduğunu savunmuştur. 1841 yılında, Yunanca uyku anlamına gelen Hypnos kelimesinden türettiği Hipnoz terimini literatüre kazandırmıştır. Braid, hipnozun sihirli bir güç değil, kişinin telkine yatkınlığı ile ilgili olduğunu kanıtlamıştır.

Nancy Ekolü ve Charcot Tartışması

  1. yüzyılın sonlarında hipnoz üzerine iki ana görüş ortaya çıkmıştır:

  2. Jean Martin Charcot: Hipnozu sadece histerik ve anormal sinir yapısına sahip kişilerin deneyimleyebileceği bir durum olarak görmüştür.

  3. Nancy Ekolü (Liebeault ve Bernheim): Hipnozun tamamen telkin sonucu ortaya çıkan doğal bir hal olduğunu savunmuşlardır. Bu ekol, 10.000'den fazla hastayı başarıyla tedavi ederek hipnozun Avrupa'da kabul görmesini sağlamıştır.

Sigmund Freud ve Psikanalizin Doğuşu

Sigmund Freud, meslek hayatına hipnozu kullanarak başlamıştır. Dr. Breuer ile birlikte çalışırken, hipnoz altındaki hastaların geçmişteki duygusal travmalarını anlatarak rahatladıklarını fark etmiş ve bu sürece katarsis adını vermiştir. Ancak Freud, iki temel nedenden dolayı hipnozu bırakmıştır:

  • Hastaların hipnoz sonrası kendisine aşırı duygusal bağlanması (yer değiştirme olgusu).
  • Hipnozun gizemli doğasını tam olarak kontrol edemediğini düşünmesi.

Freud'un hipnozu terk etmesi, bu yöntemin bir süre tekrar gözden düşmesine ve eğlence dünyasına itilmesine neden olmuştur.

Modern Dönem ve Resmi Onaylar

Birinci Dünya Savaşı'ndaki savaş nevrozlarının tedavisi, hipnoza olan ilgiyi yeniden canlandırmıştır. 20. yüzyılda psikoloji biliminin gelişmesiyle hipnoz bilimsel bir zemine oturmuştur.

YılGelişme
1933Clark L. Hull'ın klasik eseri "Hipnoz ve Telkine Yatkınlık" yayınlandı.
1953İngiliz Tıp Cemiyeti hipnozun tıbbi kullanımını resmen onayladı.
1956Amerikan Tıp Cemiyeti hipnozu bir tedavi yöntemi olarak kabul etti.

Günümüzde hipnoz, hem fiziksel hem de psikolojik rahatsızlıkların tedavisinde bilimsel bir yöntem olarak kabul edilmeye devam etmektedir.

Etiketler

Hipnoz hakkında yanlış bilinenler ve doğrularHipnoz ve hipnoterapi nedir?Hipnozla ders çalışmaHipnotik zihinHipnoz tedavisiHipnoz kullanım alanlarıHipnozun faydalarıHipnoz bipolarHipnozla depresyon

Yazar Hakkında

Dr. Sümeyye Taş

Dr. Sümeyye Taş

Dr. Sümeyye Taş lise öğreniminin ardından 1993 yılında Konya Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden başarı ile mezun olarak tıp doktoru olmuştur. 1993 ile 1997 yılları arasında Karabük ve Denizli'de sağlık ocaklarında görev almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.