HERPES ZOSTER, ZONA VEYA HALK DİLİNDE GECE YANIĞI

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Zona (Herpes Zoster) Nedir? Neden Oluşur?
Herpes Zoster, halk arasında bilinen adıyla zona veya gece yanığı, etkeni Varicella Zoster virüsü olan bir enfeksiyon hastalığıdır. Bu tablo, bireyin daha önce geçirdiği suçiçeği enfeksiyonu sonrası vücutta sessiz kalan virüsün tekrar aktifleşmesi sonucunda meydana gelir. Hastalık, özellikle bağışıklık sisteminin zayıfladığı dönemlerde ortaya çıkarak karakteristik deri döküntüleri ve şiddetli ağrılarla kendini gösterir.
İstatistiksel verilere göre zona, sağlıklı erişkinlerin %20’sinde görülürken, bağışıklık sistemi zayıf olan bireylerde bu oran %50’ye kadar yükselmektedir. Hastalık bazen hiçbir neden olmaksızın mevsim geçişlerinde tetiklenebilir. Bunun yanı sıra stres, ateşli hastalıklar, radyasyon tedavisi, travma kaynaklı doku hasarları ve bağışıklığı baskılayan durumlar virüsün aktifleşmesindeki temel faktörler arasındadır.
Zona Belirtileri ve Klinik Seyri
Zona enfeksiyonu sıklıkla şiddetli ağrı ile başlar. Hastaların %90’ından fazlasında bu ağrıya kaşıntı, hassasiyet veya hiperestezi olarak adlandırılan, tutulum bölgesindeki aşırı duyarlılık şikayetleri eşlik eder. Deri lezyonları, vücudun sağ veya sol yarısında sınırlı kalacak şekilde, kızarık bir zemin üzerinde grup yapmış vezikül adı verilen küçük baloncuklar şeklinde gözlenir.
Tutulum bölgeleri ve olası riskler şu şekildedir:
- Gövde, Baş ve Boyun: En sık etkilenen bölgelerdir.
- Göğüs Bölgesi: Buradaki tutulumlar bazen kalp krizleri ile karıştırılabilir.
- Karın Bölgesi: Karın tutulumları, akut apandisit gibi acil cerrahi durumlarla benzerlik gösterebilir.
- Yüz ve Kulak: Dış kulak kepçesinde başlayan vakalarda yüz felci, tat kaybı ve işitme kaybı riski bulunur.
- Göz Bölgesi: Göz çevresindeki tutulumlar beyne ilerleyerek ensefalit ve menenjit gibi hayati risklere yol açabilir.
Zona Komplikasyonları: Hangi Hasarlara Sebep Olabilir?
Bağışıklık sistemi güçlü olan çocuk ve gençlerde genellikle kalıcı hasar bırakmayan zona, yaş ilerledikçe ve bağışıklık zayıfladıkça daha ağır seyreder. En sık görülen komplikasyon, döküntüler iyileştikten sonra aylar hatta yıllar boyu sürebilen ve yaşam kalitesini ciddi oranda düşüren Postherpetik Nevralji (kronik ağrı) durumudur.
Zonanın neden olabileceği diğer önemli komplikasyonlar şunlardır:
- Sekonder bakteriyel enfeksiyonlar ve kalıcı skar (iz) gelişimi.
- Oftalmik zoster kaynaklı keratit (kornea iltihabı).
- Ramsay-Hunt Sendromu: Kulak ağrısı, yüz felci, dilde veziküller ve tat kaybı ile karakterize tablo.
- Meningoensefalit ve motor paralizi.
- Pnömoni (zatürre) ve Hepatit.
Zona Aşısı Seçenekleri ve Uygulama Protokolleri
Günümüzde zonadan korunmak için geliştirilmiş, zayıflatılmış canlı aşı ve rekombinant aşı olmak üzere iki farklı form bulunmaktadır. Her iki aşının özellikleri ve kullanım önerileri aşağıda detaylandırılmıştır:
1. Zayıflatılmış Canlı Zona Aşısı
Suçiçeği aşısında kullanılan Oka suşunun daha yüksek potanslı bir formudur ve tek doz olarak uygulanır. 2008 yılında CDC tarafından 60 yaş ve üstü tüm bireylere ve kronik sağlık sorunu olanlara önerilmiştir.
2. Rekombinant Zoster Aşısı (Canlı Olmayan Aşı)
2017 yılında FDA ve ACIP tarafından onaylanan bu aşı, canlı virüs içermez. Uygulama protokolü şu şekildedir:
| Özellik | Detaylar |
|---|---|
| Doz Sayısı | 2 Doz (0,5 ml) |
| Uygulama Aralığı | 2-6 ay ara ile |
| Uygulama Yolu | İntramüsküler (Kas içi) |
| Geçiş Süreci | Canlı aşı olanlar, 2 ay sonra bu aşıyı yaptırabilir |
ACIP Komitesi, klinik etkinlik ve ekonomik maliyet verilerine dayanarak rekombinant aşıyı özellikle 50 yaş üstü bağışıklığı yeterli yetişkinlerde ve daha önce canlı aşı ile aşılanmış bireylerde öncelikli olarak önermektedir.



