HER ŞEYİN BİR RİTMİ VARDIR

HER ŞEYİN BİR RİTMİ VARDIR;
YAVAŞLAMAZSAN FARKEDEMEZSİN
Dünya hızlı olsa da belli bir ritim ile döner. Atom tanecikleri belli bir ritim ile döner. Güneşin etrafında gezegenler belli bir ritim ile dönerler. Mevsimler, aylar, haftalar ve günler belli bir ritim ile dönerler. Bir yaprağın dönüşümünü hiç izlediniz mi? Yeşilden sarıya, sarıdan kırmızıya, en sonunda da kurumuşluğa giden yolculuğunun nasıl son buluşuna hiç baktınız mı? Her şey bir döngü içinde hareket etmekte, bazen hızlarına yetişmekte zorlanırız. Bazen fark edebilmek için dururuz ve bakarız, dinleriz ya da dokunuruz. Yavaşlamaktır bu eylemin adı. Yavaşlarız ve kulak veririz etrafında olup bitene. Şehir hayatının çok hızlı döngüsü bizi yavaşlamaktan alıkoyduğu için aile içi hayatımızın da ne kadar karmaşık hale geldiğinin farkında mıyız? Hep bir yerlere yetişmek zorundayız, bölünmüş saatlere bakarak koşuşturuyoruz. Elbette yoruluyoruz, yıpranıyoruz. Kendimizle beraber eşimizi ve çocuklarımızı da bu hızlı döngüye katıp onların da koşmasını istiyoruz. Çocukların içsel ritimlerini alt üst ettiğimiz yetmiyormuş gibi, kendimize göre yeni bir ritim oluşturmaya çalıştığımızda çocukların v erdiği tepkileri de beğenmiyoruz. Ritmi bozulan çocuk doğal olarak ağlamak, agresif olmak ve kaygılı olmak gibi olumsuz davranışlar sergiler. Normal hızında ilerleyen gelişim çağındaki çocuk, daha da hızlanmasını söyleyen ebeveynine karşı nasıl davranacağını bilemez. Yeniden sisteme format atmak çok zordur, çünkü ritmi doğuştan verilmiştir. Dolayısıyla anne ve baba, bu durumda ne yapmalı? YAVAŞLAMALI ve FARKETMELİ.
Çocuğun ritmine göre hayatı yavaşlatmak… Olasılığı çok az gibi geliyor değil mi? Bu kadar koşuşturmada “Hadi” demeyen kaç anne ve baba var acaba? Ânı kaçırmadan günü yaşamak en doğru davranış şekli galiba.
Gelecekte ya da nefes aldığımızın bir adım ötesinde var mıyız yok muyuz bilmiyoruz. Daha sonra oynayalım, daha sonra konuşalım diyen ebeveynler gelecekte çocukları ile ilişki kurmada zorlanacak olan ebeveynlerdir. Kapıyı çarpıp çıkan ergenlerin anne ve babaları almaya talip olanlardır.
Sabahları işe yetişmek zorunda olabilirsiniz, çocuğunuzun hemen ayakkabılarını bağlayıp çıkmasını istiyorsunuzdur, fakat çocuk yerde gördüğü karıncaya takılmıştır, onunla oynamak istiyordur. Ne yaparsınız?
Önemli bir telefon konuşması yapıyorsunuz. Tam bu sırada çocuğunuzun yardıma ihtiyacı var ve yardım istiyor. Ne yaparsınız?
Çocuğunuz sizinle kitap okumak istiyor, fakat siz çok yorgunsunuz. Ne yaparsınız?
Çocuğunuz sizinle oynamak, sizinle uyumak ve sizinle dişlerini fırçalamak istiyor fakat güzel bir film izliyorsunuz. Ne yaparsınız?
Tüm bu sorulara her ebeveyn farklı cevap verecektir. Ne olursa olsun anne babalık için emek harcamak gerekiyor. Emek ve zaman verilen her şeyin karşılığı var demektir.
Karşılıksız sevgi ve iyileştirilen bir kalp, çocuğu geleceğe taşır. Çocuğunuzla geçirdiğiniz zamanlarda;
Onlara dokunun.
Onlarla göz göze gelin.
Onlara gülümseyin.
Ve onlara sevgiyle gülün güldürün.
Onları dinleyin.
Onları sevin.
Onlarla ilgilenin.
Onlarla koşun.
Onlarla oynayın.
Onlarla konuşun.
Onlara saygı da duyun.
Onlarla aile olun…

