Gerilim tipi başağrısı nedir?

Gerilim tipi (Sinirsel) başağrısı migrenden çok daha sık rastlanılan bir başağrısıdır ve her 3-4 kişiden birinde görülür. Insanların %90’ından çoğu hayatlarının bir döneminde, ki genelde stresli veya yoğun dönemlerdir, bu başağrısını çeker. Birçok insanda bu başağrısı seyrek geldiği için ve ağrı kesicilerle geçirilebildiğinden dolayı önemli bir sağlık sorunu teşkil etmez ancak ağrı sıklaşmaya başladığında ve hastanın aylık ağrı kesici kullandığı gün sayısı 8’in üzerine çıktığında düzenli bir tedavi şarttır ve bir nöroloji hekimine başvurmak gerekir.

Ben sinirli değilim ki, bende neden sinirsel başağrısı olsun?

Birçok hasta doktor kendisine bu tanıyı söylediğinde doktora “Ama ben hiç sinirli değilimdir ki” ya da “Ama ağrı ben sinirlenmediğim zaman da geliyor” diye itiraz eder. Sinirsel başağrısı, ya da tıp dilindeki tabiriyle “Gerilim Tipi Başağrısı”, aslında sinirlilikten çok gerginlik, sıkıntı ve stres ile alakalıdır. Çoğu zaman hastaya sorulduğunda hasta bunu teyid eder, maddi sıkıntıları vardır, iş yerinde işler aşırı yoğundur, evinde problemler olabilir, öğrenciyse sınav dönemi olabilir vs vs. Ancak bazen hastalar hafif sıkıntılarının farkında olmayabilir. Bazen ufak tefek gibi görünen olaylar canımızı gözle görünür derecede sıkmasa bile içimize bir sıkıntı, huzursuzluk tohumu atarlar ve biz bu sıkıntının tam kaynağını bilemeyebiliriz. Bu farkında olduğumuz ya da olmadığımız sıkıntılar, stresler sonucunda vücutta gerginlik artar ve bu gerginlik sonucunda ense ve başımızın etrafındaki kaslar devamlı olarak kasılı ve gergin kalır ve başağrısına neden olur.

Gerilim tipi başağrısında bulgular nelerdir?

Gerilim tipi başağrısında (GTBA) ağrı hafif ila orta şiddette, sıkıştırıcı tarzda, künt özelliktedir ve çoğunlukla hastalar tarafından “gerginlik hissi”, “basınç hissi”, “baş ve omuzlarda ağırlık hissi”, “acıma” veya “başın etrafında bir bant varmış” ya da “başım mengeneyle sıkıştırılıyormuş” gibi tanımlanır. Nadiren şiddetli ataklar sırasında zonklayıcı olarak da tanımlandığı da olabilir. Süresi ½ saatten 3 güne kadar değişkenlik gösterebilir ve ortalama 12 saattir. Ağrı genelde sabahları daha azdır çünkü uykuda kaslarda gevşeme olur. Günün ilerleyen saatlerinde ağrı giderek artar ve genelde öğleden sonra ve akşam üstleri en belirgindir. Ağrı %90 vakada çift taraflıdır. GTBA’nı migrenden ayıran en önemli özelliklerden biri GTBA’nın fiziksel aktivite veya hareket ile artmamasıdır.

Gerilim tipi başağrısının tedavisi nasıldır?

GTBA’nda ağrılar seyrek olarak geldiğinde düzenli bir tedavi gerektirmez ve herhangi bir ağrı kesici ile geçirilebilir ama uzun süre hemen hergün olan başağrısında düzenli bir tedavi vermek gerekir.

Önleyici tedavide en sık kullanılan ilaç grubu antidepresan ilaçlardır. Depresyonun kronik GTBA’na sıklıkla eşlik ettiğinin bilinmesine rağmen antidepresanların önleyici tedavideki etkinliklerinin depresyonu tedavi edici özelliklerine bağlı olmadığı gösterilmiştir. Buna en iyi kanıt klinik olarak depresyonu olmadığı gösterilen hastalarda da başağrısında anlamlı derecede düzelmeye neden olmalarıdır. Antidepresanların beyindeki iletişimde kullanılan bazı kimyasal maddelerin düzeylerini değiştirerek beynin ağrıyı kontrol etmesini kolaylaştırarak başağrısına etki ederler. Bu etkileri ağrı kesicilerde olduğu gibi hemen ortaya çıkmaz ve ancak düzenli olarak kullanıldıklarında yavaş yavaş etki gösterirler.


Antalya Nöroloji uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!