Gebelikte fetüsün ihtiyaçlarını karşılamak için pek çok fizyolojik (normal) değişiklik olur.

Kan: Annenin kan serum hacmi ve kırmızı kan hücreleri artar. Ancak kan hacmindeki artış kırmızı kürelerdeki artışa kıyasla daha fazla olduğu için fizyolojik anemi (kansızlık) oluşur. Yani gebe hastaların kan sayımları gebe olmayanlara kıyasla daha düşüktür. Kırmızı kan hücrelerindeki artışı karşılayabilmek için gebelere demir desteği vermek gerekir. Beyaz küreler enfeksiyonla savaşan hücrelerdir. Gebelikte sayıca artarlar ancak fonksiyonları bozulur. Buna bağlı olarak hastanın bağışıklığı ve viral enfeksiyonlara karşı direnci azalır. Pıhtılaşma hücrelerinde hafif bir düşüş normaldir. Pıhtılaşma faktörlerinde artış meydana gelir. Gebelikte ve doğum sonrası dönemde pıhtılaşmaya yatkınlık oluşur.

Kalp ve damarlar: Kalp atımı gebelik öncesi değerlerin 10-15 atım üzerine çıkar. Kalbin her bir atımda pompaladığı kan miktarı artar.

Kan basıncı gebeliğin başından itibaren düşmeye başlar. İkinci üç ayda kan basıncı en düşük değerlerine ulaşır. Doğum yaklaşırken kan basıncı artmaya başlar. Gebelikte ara sıra olan, kendiliğinden düzelen çarpıntılar normaldir. Ancak çarpıntı düzelmiyorsa kan sayımı ve tiroid fonksiyon testlerine bakılmalı, bunlar normalse kardiyoloji muayenesi önerilmelidir.

Solunum sistemi: Diyafram kası yükselir. Bebeğin eşinden salınan progesteron hormonu derin solumayı uyarır. Hastalar derin nefes aldıkları halde nefes açlığı hisseder. Bu normal bir bulgudur. Ancak nefes darlığı hastanın bir kat merdiven çıkmasını engelliyorsa veya hasta bir yastıkla yatamıyorsa mutlaka kardiyoloji doktoruna görünmesi önerilir.

Rahim ve genital sistem: Rahim 10 kat büyür ve doğuma yakın 1000 g olur. Rahime giden kan akımı da 10 kat artar. Vajen duvarı ödemlenir, renk hafifçe maviye dönüşür. Bazen genital varisler ortaya çıkabilir. Genital varisler gebelikte rahatsız edici olsa da gebelikten sonra düzelirler.

Memeler: Süt kanalları gebeliğin ilk haftalarından itibaren gelişmeye başlar. Memelerde ağrı olur. Bazen gebelikte süt gelmeye başlar. Bu normal bir bulgudur.

İdrar yolları ve böbrekler: Böbrekler büyür, böbreklere giden kan akımı artar. Böbrek geçirgenliği artar. Bu nedenle idrarda glukoz kaçağı olabilir. Progesteron hormonu veya rahimin basısı idrar yollarında genişlemeye neden olabilir.

Mide ve bağırsaklar: Mide ve bağırsak hareketleri yavaşlar. Hazımsızlık ve kabızlık ortaya çıkar. Bol sıvı tüketmek, düzenli egzersiz yapmak hazımsızlık ve kabızlığı azaltır. Yemek borusunun alt ucundaki kaslar gevşediğinden reflü (mide borusuna doğru kaçak) olur. Reflüye bağlı mide ağrısı hissedilebilir. Az az ve sık sık yağlı olmayan yiyeceklerle beslenmek kabızlık, hazımsızlık ve mide yanmalarına iyi gelecektir.

Cilt: Meme uçları, karın ön duvarındaki orta hat çizgisi ve yüzün bazı bölümlerinde koyulaşmalar meydana gelebilir. Bu renk değişiklikleri gebelikten sonra hafif açılır ancak tam olarak geçmez. Bu nedenle gebe hastalar mutlaka yüksek koruma faktörlü bir güneş kremi kullanmalıdırlar.


Adana Kadın Doğum uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!