Doktorsitesi.com

Gastroözofagial reflü hastalığı ve tedavisi

Op. Dr. Mehmet Akgün Tepeli
Op. Dr. Mehmet Akgün Tepeli
17 Nisan 2015311 görüntülenme
Randevu Al
  • Gastroözofageal Reflü Hastalığı (GÖRH), alt özofagus sfinkterindeki yetersizlik sonucu mide içeriğinin özofagusa geri kaçmasıyla oluşan ve toplumda sık görülen bir rahatsızlıktır.
  • Tanı sürecinde üst gastrointestinal endoskopi ve 24 saatlik pH metre en önemli yöntemlerken, mukozal hasarın derecelendirilmesinde Los Angeles Sınıflaması kullanılır.
  • Tedavi süreci yaşam tarzı değişiklikleri ve asit baskılayıcı ilaçlarla yönetilir; ancak dirençli vakalarda veya komplikasyon gelişen hastalarda cerrahi müdahale tercih edilebilir.
Gastroözofagial reflü hastalığı ve tedavisi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Gastroözofageal Reflü Hastalığı (GÖRH) Nedir?

Gastroözofageal Reflü Hastalığı (GÖRH), dünya genelinde en sık karşılaşılan gastrointestinal bozuklukların başında gelmektedir. Toplum tabanlı araştırmalar, bireylerin %15’inin haftada en az bir kez, %7’sinin ise her gün pirozis (mide yanması) şikayeti yaşadığını göstermektedir. Bu durum, gastroözofageal bileşkedeki yetersizlik sonucu mide asidi veya bağırsak içeriğinin özofagusa geri kaçmasıyla oluşur.

Normal anti-reflü mekanizması; Alt Özofagus Sfinkteri (AÖS), diyafram krurası ve diyafram hiatusu altında konumlanmış anatomik bileşkeden oluşur. Reflü, mide ile AÖS arasındaki basınç gradiyentinin ortadan kalkması veya AÖS tonusunda meydana gelen geçici/kalıcı azalmalar nedeniyle tetiklenir.

Reflü Oluşumunu Tetikleyen Faktörler

Alt Özofagus Sfinkteri (AÖS) fonksiyonlarını bozan sekonder nedenler arasında skleroderma benzeri hastalıklar, miyopatiler, hamilelik ve sigara kullanımı yer almaktadır. Ayrıca antikolinerjik ilaçlar, düz kas gevşeticileri ve cerrahi müdahaleler de sfinkter yapısını bozabilir. Mide içeriğinin özofagusa kaçışını kolaylaştıran temel durumlar şunlardır:

  • Mide İçeriğinin Artması: Yemek sonrası dönem, pilor obstrüksiyonu, mide stazı ve asit hipersekresyonu.
  • Pozisyonel Faktörler: Öne eğilme, yatar pozisyon ve hiatus hernisi (mide fıtığı).
  • Artmış Karın İçi Basıncı: Obezite, hamilelik, asit birikimi ve sıkı kıyafetler.

GÖRH Tanısında Kullanılan Yöntemler

Yaşam kalitesini düşüren semptomlar veya endoskopik olarak saptanan özofajit bulguları GÖRH tanısı için esastır. Tanı sürecinde klinik belirtiler tek başına yeterli olmayabilir. Bu süreçte kullanılan temel yöntemler şunlardır:

  1. Üst Gastrointestinal Endoskopi: İlk uygulanması gereken tetkiktir. Mukoza doğrudan incelenir ve biyopsi alınabilir.
  2. 24 Saatlik Ambulatuvar pH Metre: Tanıda en sensitif yöntemdir. Özellikle endoskopisi normal olup tedaviye dirençli olan veya atipik semptom gösteren hastalarda tercih edilir.
  3. PPI Testi: Alarm bulgusu olmayan hastalarda 8 hafta boyunca uygulanan ilaç tedavisine verilen yanıt değerlendirilir.

Reflü Özofajitin Los Angeles Sınıflaması

Endoskopik derecelendirmede gastrik kardia foldlarının bitiş noktası esas alınarak Los Angeles Sınıflaması kullanılır. Bu sınıflama, mukozal hasarın boyutunu şu şekilde kategorize eder:

EvreMukozal Hasarın Tanımı
Evre A5 mm’yi geçmeyen, bir veya birden fazla erozyon bulunması.
Evre B5 mm’den uzun, en az bir erozyonun bulunması.
Evre CMukoza kıvrımları arasında devamlılık gösteren ancak çevresel olmayan erozyonlar.
Evre DÖzofagus duvarını çepeçevre saran birleşik erozyonların mevcudiyeti.

Not: Ülser, striktür ve Barrett epiteli gibi komplikasyonlar bu sınıflamaya ek olarak belirtilmelidir.

GÖRH Tedavisi ve Takip Süreci

Medikal tedavi, anormal sfinkter fonksiyonunu düzeltmekten ziyade intragastrik asit sekresyonunun supresyonuna odaklanır. Tedavinin temel amacı semptomatik rahatlama sağlamak, relapsı önlemek ve özofageal hasarı iyileştirmektir.

Yaşam Tarzı ve Diyet Değişiklikleri

Tedavinin ilk adımı olan bu değişiklikler düşük maliyetli ve etkilidir:

  • Yatak başının yükseltilmesi.
  • Az yağlı yiyeceklerin tüketilmesi.
  • Kahve, şarap, domates, çikolata ve nane tüketiminden kaçınılması.
  • Porsiyon kontrolü ve yemek kompozisyonunun düzenlenmesi.

İlaç Tedavisi ve Cerrahi Seçenekler

Tedaviye genellikle 8 haftalık H2 reseptör blokeri (H2 RA) ile başlanır. Yanıt alınamayan durumlarda Proton Pompa İnhibitörleri (PPI) reçete edilir. PPI grubu ilaçlar (esomeprazol, lansoprazol, omeprazol, pantoprazol, rabeprazol) günün ilk öğününden 30-60 dakika önce alınmalıdır.

İlaç tedavisine rağmen şikayetleri geçmeyen, ömür boyu ilaç bağımlılığı oluşan veya Barrett özofagusu gibi riskli komplikasyonları bulunan hastalarda cerrahi seçenekler değerlendirilmelidir. Laparoskopik Nissen Fundoplikasyonu, semptomların kontrolünde yüksek başarı oranına sahip bir cerrahi yöntemdir. Ameliyat sonrası geçici olarak şişkinlik, disfaji (yutma güçlüğü) veya geğirme güçlüğü görülebilir.

Etiketler

Reflü özofajitin los angeles sınıflaması

Yazar Hakkında

Op. Dr. Mehmet Akgün Tepeli

Op. Dr. Mehmet Akgün Tepeli

Op. Dr. Mehmet Akgün Tepeli 1976 Konya’da doğmuştur. İlk - Orta - Lise öğrenimini Konya' da tamamladıktan sonra, 1995 yılında İzmir Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinde eğitimine başlamıştır ve 2001 yılında Üniversite eğitimini tamamlamıştır. Daha sonra sonrasında İstanbul Dr.Yıldırım AKTUNA Tıp Merkezinde görev yapmıştır. 2003 Yılında İzmir Tepecik SSK Hastanesinde 3.Cerrahi kliniğinde ihtisasına başlamıştır. 2008 Yılında Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Endoskopi-Kolonoskopi eğitimi almış olup, ardından 2009 yılında Obezitenin cerrahi tedavi uygulamaları ile ilgili Amerika’da ki Cleveland Clinic’te çalışmalara katılmıştır. 2010 – 2011 yılları arasında Erzincan Devlet Hastanesinde mecburi hizmet görevini tamamlamıştır ve bu süreçte Doğu Anadolu Bölgesi’nde ilk kez yapılan Laparoskopik Sleeve Gastrektomi ameliyatını gerçekleştiren cerrahtır. Eylül 2011 yılı itibari ile Lüleburgaz Derman Hastanesi’nde çalışmaktdır ve Obezite Cerrahisi, Metabolik Cerrahi, Reflü Cerrahisi ile ilgili yurt içi ve yurt dışı gelişmeleri yakınen takip etmektedir. İyi düzeyde İngilizce ve orta seviyede Rusça biliyor. Üniversite yıllarında Çeşme’de sörf yapmaya başlayan, yamaç paraşütü ve dalış sporuyla yakından ilgili olan Op. Dr. Mehmet Akgün Tepeli kış aylarında kayak yapmayı sevmektedir.

<

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.