Doktorsitesi.com

Gastro özefagial reflü ; kısaca “reflü” hastalığı

Prof. Dr. Reha Cengizlier
Prof. Dr. Reha Cengizlier
14 Nisan 2015281 görüntülenme
Randevu Al
Gastro özefagial reflü ; kısaca “reflü” hastalığı
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Gastroözofageal Reflü (GÖR) Nedir?

İngilizcede GER (Gastroesophageal Reflux), Türkçede ise GÖR olarak kısaltılan gastroözofageal reflü, sindirim sistemindeki doğal işleyişin bozulmasıyla ortaya çıkan bir hastalıktır. Normal şartlarda sindirim sistemi ağızdan başlar, tüm bağırsak hattını takip eder ve anüste sonlanır. Gıdalar, bağırsak hareketleri sayesinde daima aşağı doğru ilerlerken enzimlerle sindirilir ve emilerek kana karışır. Bu ileri yönlü hareket düzeninin bozulması ve mide içeriğinin yemek borusuna doğru geri kaçması durumuna reflü denir.

Fizyolojik Reflü ve Normal Sindirim Süreci

Sindirim sistemi, bebeklikten itibaren gelişen karmaşık bir yapıya sahiptir. Gıdanın aşağı doğru hareketini sağlayan mekanizma, kasların yukarıdan aşağıya doğru sırayla kasılmasıdır. Bu süreçte otonom sinir sistemi devreye girer ve biz farkında olmadan kaslar birer yüzük gibi çalışarak içeriği iletir. Yemek borusu ile midenin birleştiği bölgedeki kaslar, yemek yenmediği zamanlarda kapalı durarak geçici bir kapak görevi görür.

Bebeklerde bu kas yapısı ve sinir sistemi henüz tam gelişmediği için mide girişindeki kapak sistemi oldukça gevşektir. Bu durum, mide içeriğinin kolayca yukarı kaçmasına ve bebeklerin sık sık kusmasına neden olur. Yaklaşık ilk 4 ay boyunca görülen bu duruma fizyolojik reflü denir. Bebek büyüdükçe kasların ve sinir sisteminin gelişmesiyle bu durum kendiliğinden azalır.

Reflü Ne Zaman Bir Hastalık Olarak Kabul Edilir?

Bazı bebeklerde mide kapak sistemi normalden çok daha gevşektir. Bu durumda midenin asitli içeriği sadece yemek borusuna değil, ağza kadar gelebilir. Hatta uyku sırasında yaşanan sızıntılar nefes borusuna kaçarak yakıcı etki yaratabilir ve öksürük nöbetlerini tetikleyebilir. Bu kaçışın şiddetli ve sürekli olduğu durumlarda Gastroözofageal Reflü Hastalığı (GÖRH) söz konusudur. Hastalık tek başına görülebileceği gibi, başka sağlık sorunlarına eşlik ederek tabloyu ağırlaştırabilir.

GÖR Hastalığının Belirtileri

Reflü belirtileri yaş gruplarına göre farklılık gösterebilir. Özellikle 2 yaş öncesi ve sonrası belirtiler şu şekilde kategorize edilebilir:

Belirti Kategorisi2 Yaş Altı Belirtiler2 Yaş Üstü Belirtiler
Beslenme ve SindirimBeslenme sırasında huzursuzluk, kanlı kusmaYeni başlayan veya 2 yaş öncesinden devam eden kusmalar
Solunum SistemiKronik öksürük, tekrarlayan bronşit ve zatürreMevsimsel olmayan astım, ses kısıklığı, larenjit
Gelişim ve Genel DurumBüyüme yavaşlaması veya durması, mutsuzlukTanı konulmamış kansızlık, orta kulak iltihabı
Fiziksel TepkilerBoyunda eğilme, 18-24 aya uzayan kusmalarAğrılı yutkunma, göğüs ve mide bölgesinde yanma

Çocuklar 4 yaş civarında kendilerini ifade etmeye başladıklarında; göğüs ağrısı, mide yanması ve sürekli yutkunma ihtiyacı gibi şikayetleri dile getirebilirler. Bu şikayetler genellikle yemekten sonra ve yatınca artış gösterir.

Tanı ve Teşhis Yöntemleri

Bebeklerde tanı, rutin kontroller sırasında ortaya çıkan belirtilerin uzman bir doktor tarafından değerlendirilmesiyle konur. Hafif vakalar basit yaklaşımlarla kontrol altına alınabilirken, düzelmeyen veya şiddetli vakalarda ileri tetkikler gerekebilir. Kullanılan başlıca tanı yöntemleri şunlardır:

  • İlaçlı mama ile mide-yemek borusu röntgeni çekilmesi.
  • Radyoizotop madde ile sayım yapılması.
  • Yemek borusunun endoskopik olarak incelenmesi.
  • Yemek borusuna yerleştirilen hassas alıcılarla ölçüm yapılması.

Reflüyü Tetikleyen Faktörler

GÖR hastalığının şiddetini artıran bazı dış etkenler bulunmaktadır:

  • Beslenme: Kafein, çikolata ve baharatlı gıdaların tüketimi.
  • Çevresel Faktörler: Pasif sigara içiciliği (evde sigara dumanına maruz kalma).
  • Fiziksel Durum: Aşırı kilo alımı.
  • Bebeklik Dönemi: Erken dönemde katı gıdaya geçiş (bu konu tartışmalıdır).

Tedavi Yöntemleri ve Yaşam Tarzı Değişiklikleri

Reflü tedavisi mutlaka doktor kontrolünde yürütülmelidir. Tedavi sürecinde uygulanan yöntemler şunlardır:

1. Yaşam Tarzı ve Beslenme Düzenlemeleri

  • Yatış Pozisyonu: Bebeğin yatağının baş tarafı bütün olarak yükseltilmelidir. Sadece yastık kullanımı, bebeğin kayması nedeniyle etkisiz kalabilir.
  • Beslenme Sonrası: Bebek beslendikten sonra hemen yatırılmamalı, 1-2 saat boyunca dikey pozisyonda tutulmalıdır.
  • Kıyafet Seçimi: Mideye baskı yapacak sıkı bel lastikli giysilerden ve sıkı bez bağlamaktan kaçınılmalıdır.
  • Öğün Zamanlaması: Yatmaya yakın sıvı gıdalar yerine katı gıdalar tercih edilmelidir (doktorun önerdiği ek gıda dönemine uygun olarak).

2. İlaç Tedavisi

Doktor tarafından uygun görülen ilaçlar farklı mekanizmalarla etki eder. Bazıları mide asidini azaltarak yemek borusundaki yanmayı önler, bazıları mide içeriğinin üstünü kapak gibi kapatır, bazıları ise bağırsak hareketlerini düzenler. İlaç tedavisi genellikle en az 3 ay sürer.

3. Cerrahi Müdahale

Yemek borusu ile midenin birleştiği bölgenin daraltılmasına yönelik ameliyatlar yapılabilir. Ancak günümüzde etkili ilaçların varlığı nedeniyle cerrahi yöntemlere daha az başvurulmaktadır.

Diğer Hastalıklarla Karışma Riski

Reflü; astım, gıda alerjileri (özellikle inek sütü alerjisi), aşırı hava yutma, kalp, böbrek ve metabolik hastalıklarla benzer belirtiler gösterebilir. Örneğin, tedaviye yanıt vermeyen astım vakalarında altta yatan neden reflü olabilir. Bu nedenle, kesin tanı konulmadan tedaviye başlamak risklidir. En doğru yaklaşım, belirti gösteren çocuğun bir uzman doktora götürülerek gerekli araştırmaların yapılmasıdır.

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Reha Cengizlier

Prof. Dr. Reha Cengizlier

Prof. Dr. Reha CENGİZLİER, 2 Temmuz 1959 tarihinde Adana'da doğmuştur. 1977-1983 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tıp eğitimini tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. 1986-1990 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı'nda ihtisas eğitimini tamamlayarak uzman doktor unvanı almıştır. 1990-1993 yılları arasında ise yine Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Pediatrik Allerji yan dal ihtisasını tamamlamıştır.1997 yılında Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Doçençti, 2006 yılında Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Profesörü olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.