Doktorsitesi.com

Evlilikte Gerçek Sevgi ve Gerçek Bağlılığı Anlamanın 5 Temel Yolu

Uzman Aile Danışmanı Gülçin Taş
Uzman Aile Danışmanı Gülçin Taş
27 Ocak 202611 görüntülenme
Randevu Al
Sevgi, bir termometre gibi sürekli değişen duygulardan ziyade; bir pusula gibi yön belirleyen "değerler" den oluşur. Nezaket, ilgi, ortak gelecek hayali ve çatışmayı onarma isteği, bir evlilikteki en gerçek "seni seviyorum" cümlesi ve satın alınamayacak kadar yegâne ve kıymetli. Sağlıklı bir ilişki, sorunsuz ya da mükemmel olmak zorunda değil, ancak her iki taraf için de 'güvenli bir sığınak' olmayı başarabilmelidir.
Evlilikte Gerçek Sevgi ve Gerçek Bağlılığı Anlamanın 5 Temel Yolu

Evlilik, durağan değil, zamanla evrilen ve şekil değiştiren dinamik bir yapı. Danışmanlık sürecinde bazı çiftlerin çatışmaların gürültüsünde "Hala seviliyor muyum?" ya da "Hala seviyor muyum?" gibi sorulara yanıt aradıklarını görüyorum. Buradan doğan ihtiyaca yanıt olarak hazırladığım makalemde ilişki psikolojisinin devleri olan John Gottman (Gottman Enstitüsü) ve Robert Sternberg (Aşk Üçgeni Teorisi) gibi isimlerin çalışmalarını temel aldım. Bilimsel araştırmalar, sevginin sadece bir "his" değil, bir "eylem ve seçimler bütünü" olduğunu gösteriyor.

İşte modern psikoloji literatürüne göre, bir evlilikte sevgi ve bağlılığın en güçlü göstergeleri:

"Duygusal Tekliflere" Verilen Yanıtlar

Dr. John Gottman’ın 40 yılı aşkın süren "Aşk Laboratuvarı" çalışmaları, sevginin en büyük göstergesinin büyük jestler değil, küçük anlar olduğunu kanıtladı. Gottman buna "Duygusal Teklifler" der. En basit ifadeyle, eşlerden biri bir şey gösterdiğinde, bir soru sorduğunda veya sadece içini çektiğinde; diğer eşin ona yönelmesi (yüzünü dönmesi, yanıt vermesi) sevginin en somut kanıtıdır. Bunun anlamı, eğer eşiniz sizin küçük etkileşim çabalarınıza (bir kuşun güzelliğinden bahsetmek gibi) ilgiyle karşılık veriyorsa, size hala duygusal olarak bağlı demektir.

Sternberg’in Aşk Üçgeni:  Yakınlık, Tutku ve Bağlılık

Robert Sternberg’e göre "Tamamlanmış Aşk" üç ana bileşenden oluşur. Ancak uzun süreli evliliklerde sevginin en dirençli ayağı "Bağlılık" ve "Yakınlık" faktörleridir. Buna göre, sevgi, sadece cinsel çekim değil; zor zamanlarda "buradayım" diyebilme iradesidir. Örneğin eşiniz hayatın fırtınalı dönemlerinde (hastalık, iş kaybı vb.) yanınızda durma kararlılığı gösteriyorsa, bu "Bilişsel Sevgi"nin en saf halidir.

"Biz" Dili ve Gelecek Projeksiyonu

Sosyal psikolojide yapılan dil analizleri, mutlu ve birbirini seven çiftlerin konuşmalarında daha fazla "Biz" zamirini kullandığını gösteriyor. Çiftlerin bir sorundan bahsederken "Senin sorunun" yerine "Bizim meselemiz" demesi, bilişsel olarak birleşmiş bir kimliği temsil ediyor. Çiftlerin danışmanlık sürecine getirdiği soruna birlikte sahip çıkabilmelerini, sorunu “bizim sorunumuz” olarak görebilmelerine rehberlik etmek, benim de ulaşmayı hedeflediğim kriterlerden biri. Partneriniz sizi çözümün bir parçası olarak kabul ediyorsa veya gelecek planları yaparken sizin varlığınızı doğal bir ön kabul olarak görüyorsa, bu derin bir aidiyetin işaretidir.

Onarma Girişimlerinin Kabulü

Danışanlarımdan sıklıkla gelen bir soru da her çiftin tartışıp tartışmadığı konusunda. Onlara da söylediğim gibi, her evlilikte tartışma olur; ancak seven çiftleri ayıran temel özellik, kavganın ardından gelen "Onarma Girişimleri" oluyor. Tartışma sırasında bir tarafın ortamı yumuşatmak için yaptığı bir espri veya attığı bir geri adım, sevgi dolu bir partner tarafından kabul edilir. Burada sorunu sürdürmeye devam etmek yerine atılan adımı görmek ve buna odaklanmak güçlü bir farkındalık. Eğer eşiniz haklı çıkmaktan ziyade, sizinle olan barışıklığını korumaya öncelik veriyorsa, sevgisi egosunun önündedir.

Kişisel Özerkliğe Duyulan Saygı ve Destek

Sağlıklı bir sevgi, partnerin bireysel büyümesini tehdit olarak görmez; aksine partnere daha iyi bir versiyonuna erişmeye dair yolculuğunda alan açar. Partnerin kişisel hedeflerine (eğitim, hobi, kariyer) duyulan destek, ilişkinin tatmin düzeyini doğrudan artırır. Bu kişisel alanlardan elde edilen tatmin duygusu bir kazanç olarak ilişkiye yansır. Partneriniz sizi "siz" yapan özelliklere saygı duyuyor ve parlamanızdan korkmuyorsa, bu sağlıklı bir sevginin işaretidir.

Bir aile danışmanı olarak klinik gözlemlerimde sıkça karşılaştığım bir durumu şöyle bir metaforla anlatmak isterim; sevgi, durağan bir liman değil; her gün yeniden inşa edilmesi gereken bir köprü. Yukarıda bahsettiğim bilimsel kriterler ilişkinizde her an mükemmel bir şekilde var olmayabilir; bu oldukça doğal. Önemli olan, bu köprüyü onarma niyetini ve çabasını karşılıklı olarak sürdürebilmenizr. Eğer siz de ilişkinizdeki bağların zayıfladığını hissediyor veya bu 'sevgi pusulasını' yeniden ayarlamakta güçlük çekiyorsanız, lütfen profesyonel bir destekle bu süreci yönetebileceğinizi hatırlayın. Unutmayın; sağlıklı bir ilişki, mükemmel olmak zorunda değildir, sadece her iki taraf için de güvenli bir sığınak olmayı başarabilmelidir.

Etiketler

Aile içi ilişkilerde dikkat edilecek hususlarİkili ilişkiler nasıl olmalıSağlıklı ilişki nasıl olmalıdırsevildiğimizi anlamanın yollarıJhon GottmanRobert SternbergAşk Üçgeni Teorisi

Yazar Hakkında

Uzman Aile Danışmanı Gülçin Taş

Uzman Aile Danışmanı Gülçin Taş

Gülçin Taş, Ankara Üniversitesi Aile Danışmanlığı (Yüksek Lisans) programından uzmanlık unvanını almıştır. Lisans eğitim hayatı içerisinde ise Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü ve Ankara Bilim Üniversitesi Psikoloji Bölümü yer almaktadır. Aile içi ilişkiler ve çift terapisi alanlarında derin bilgiye sahip olan Gülçin Taş, aynı zamanda cinsel danışmanlık, boşanma oryantasyonu ve evlilik krizleri üzerine çalışmalar yürütmektedir. Ailelerin ve çiftlerin yaşadığı zorluklara empatik ve çözüm odaklı yaklaşımlarla destek sunan Gülçin Taş, bireylerin duygusal sağlığını güçlendirmeyi hedeflemektedir. Her danışanına özel bir yaklaşım sergileyerek, sağlıklı iletişim ve ilişkiler kurmalarına yardımcı olmaktadır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.