Doktorsitesi.com

Evlilikte Problem Çözme Teknikleri: Sorunu Yenmek mi, Birlikte Kalabilmek mi?

Dr. Emel Karabulut
Dr. Emel Karabulut
19 Ocak 202615 görüntülenme
Randevu Al
Evlilikte sorun yaşamak bir arıza değil, kaçınılmaz bir durumdur. Asıl mesele sorunların varlığı değil; çiftlerin bu sorunlarla nasıl başa çıktığıdır. Çünkü aynı problemi yaşayan iki farklı çift, bambaşka sonuçlara ulaşabilir. Biri ilişkide yakınlaşırken, diğeri uzaklaşır. Problem çözme, evlilikte “kimin haklı olduğu”nu bulmak değil; ilişkiyi koruyarak ilerleyebilme becerisidir. Bu beceri çoğu zaman doğuştan gelmez, öğrenilir.
Evlilikte Problem Çözme Teknikleri: Sorunu Yenmek mi, Birlikte Kalabilmek mi?

1. Sorunu Kişiden Ayırabilmek
Evlilikte problem çözmenin en temel adımı, sorunu eşin kişiliğiyle özdeşleştirmemektir.
“Sen zaten böylesin” cümlesi, çözümün önündeki en büyük engeldir.
Sorunu kişiye yapıştırdığında, eş artık bir partner değil; düzeltilmesi gereken bir problem
haline gelir. Bu da savunmayı ve kapanmayı tetikler.
Sağlıklı problem çözme şu yerden başlar:
“Bizim aramızda çözülmesi gereken bir durum var.”
Sorun “sen” değil, “bizim yaşadığımız bu durumdur.”
2. Aynı Anda Hem Savunmada Hem Çözümde Olunamayacağını Kabul Etmek
Birçok tartışma, çözüm arayışı gibi başlar ama kısa sürede savunma moduna geçilir. Kişi
kendini korumaya geçtiğinde, karşı tarafı anlaması mümkün değildir.
Problem çözme, ancak iki taraf da savunmayı bıraktığında mümkün olur. Bu da “haklı
mıyım?” sorusunu bir süreliğine askıya almayı gerektirir.
Şu fark çok kritiktir:
Savunmak ilişkiyi durdurur, anlamak ilişkiyi ilerletir.
3. Doğru Zamanı Seçmek
Evlilikte her sorun her an konuşulmaz. Yorgunluk, açlık, stres veya öfke anında yapılan
konuşmalar genellikle çözüme değil, kırılmaya hizmet eder.
Problem çözme tekniklerinden biri de konuşmayı erteleyebilme becerisidir. Bu erteleme
kaçış değildir; bilinçli bir düzenlemedir.
“Şu an konuşursak zarar vereceğiz, sonra ele alalım” diyebilmek ilişkiyi korur.
4. Duygu – İhtiyaç – Talep Sıralamasını Kullanmak
Çiftlerin çoğu doğrudan talep veya eleştiriyle konuşur. Oysa sağlıklı problem çözme, şu
sırayla ilerler:
 Ne hissettim?
 Neye ihtiyacım var?
 Senden ne talep ediyorum?
Örneğin:
“Beni hiç önemsemiyorsun” yerine
“Bu durumda yalnız hissettim. Daha fazla birlikte vakte ihtiyacım var. Haftada bir akşamı bize
ayırabilir miyiz?”
Bu yapı, savunmayı azaltır ve çözümü mümkün kılar.

5. Tek Bir Soruna Odaklanmak
Evlilikte tartışmalar genellikle paket halinde gelir. Bir konu açılır, geçmişteki tüm kırgınlıklar
masaya dökülür. Bu durum problemi çözmez; karmaşıklaştırır.
Sağlıklı problem çözme, aynı anda tek bir meseleyle ilgilenmeyi gerektirir. Diğer konular
“önemsiz” değildir; sadece sırası gelmemiştir.
Bir sorunu çözmeden diğerine geçmek, ilişkiyi yorar.
6. Kazan–Kaybet Mantığını Terk Etmek
Evlilik bir müzakere masası değildir. Bir tarafın kazandığı, diğerinin kaybettiği çözümler uzun
vadede ilişkiyi zedeler. Çünkü kaybeden taraf içten içe biriktirir.
Problem çözmede hedef şu olmalıdır:
“İkimiz de bu çözümle yaşayabilir miyiz?”
Bu bazen orta yol, bazen dönüşümlü fedakârlık, bazen de beklentilerin yeniden
düzenlenmesini gerektirir.
7. Çözümün Mükemmel Olmak Zorunda Olmadığını Kabul Etmek
Birçok çift, “tam olarak içimize sinmedi” diye çözümleri reddeder. Oysa evlilikte çözümler
çoğu zaman geçicidir ve zamanla revize edilir.
Problem çözme, tek seferlik değil; dinamik bir süreçtir. Bugün işe yarayan bir çözüm, yarın
güncellenebilir.
Bu esneklik, ilişkinin canlı kalmasını sağlar.
8. Duygusal Tetiklenmeleri Fark Etmek
Bazı sorunlar, bugünkü durumdan çok daha büyük tepkiler yaratır. Bunun nedeni genellikle
çocukluktan gelen duygusal tetiklenmelerdir. Görülmeme, değersizlik, terk edilme gibi
temalar, küçük olaylarda bile büyük duygular yaratabilir.
Bu noktada problem çözme, sadece bugünü değil; geçmişin etkilerini de fark etmeyi
gerektirir.
“Bu tepkim gerçekten bu olayla mı ilgili, yoksa daha eski bir yere mi dokundu?” sorusu ilişkiyi
derinleştirir.
9. Her Sorunun Çözülmek Zorunda Olmadığını Bilmek
Evlilikte bazı farklılıklar çözülmez; yönetilir. Kişilik yapıları, alışkanlıklar, hız farkları her
zaman tam uyumlu olmayabilir.
Olgun problem çözme, bazı meseleleri olduğu haliyle kabul edebilmeyi de içerir. Bu kabul,
vazgeçmek değil; gerçekçi olmaktır.
10. Gerekirse Destek Almaktan Kaçınmamak
Bazı sorunlar çiftin kendi başına çözebileceği sınırların ötesindedir. İletişim tamamen
kilitlendiyse, geçmiş yaralar sürekli ilişkiye sızıyorsa, profesyonel destek almak bir zayıflık
değil; sorumluluktur.
Evliliği önemseyen çiftler, yardım istemekten çekinmez.
Sonuç: Problem Çözmek İlişkiyi Onarmanın Bir Yoludur

Evlilikte problem çözme, yalnızca sorunları ortadan kaldırmak değildir. Asıl mesele, sorunlara
rağmen birlikte kalabilmeyi öğrenmektir. Bu da empati, farkındalık ve esneklik gerektirir.
Sorular değişebilir, problemler dönüşebilir; ama ilişkiyi taşıyan şey, çiftlerin bu süreçlere nasıl
yaklaştığıdır.
Şu soru çoğu zaman yön değiştirir:
“Bu sorunu nasıl çözeriz?”
yerine
“Bu sorunu çözerken birbirimizi kaybetmeden nasıl ilerleriz?”

Yazar Hakkında

Dr. Emel Karabulut

Dr. Emel Karabulut

İlk , orta, lise öğrenimimi Ankara Yükseliş Koleji’nde tamamladım. Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden 1992 yılında mezun oldum. Sağlık Bakanlığına bağlı birçok birimde ve Kamuda kurum doktorluğu yaptım.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.